Her yıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde aşina olduğumuz haberler ve konular gündeme gelir. Bütün emekçiler, işçiler yılda bir kez de olsa bayram dolayısıyla bir araya gelirler ve taleplerini dillendirirler. Tabi sadece talepleri anlatmakla kalmaz, halaylar çekilir, yürüyüşler yapılır. Her yıl arzu edilmese de beklenilen/klişeleşmiş haberler çıkar. Mesela bunlardan biri Taksim Meydanı’nda toplanmaya izin verilmemesinden kaynaklanan durumdur. Bazı gruplar Taksim’de bayramı kutlamak ister ancak güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelirler ve istenmeyen durumlar oluşmaya başlar. Ancak buradaki ısrarcılık (kendilerince haklı sebepleri olsa da ve tarihi bir anlamı olsa da) her yıl aynı görüntülerin çıkmasına yol açmaya devam ediyor.

Burada şöyle de bir durum var. Şimdi, işçilerin emekçilerin haklarını savunmak taleplerini yasal ve demokratik koşularda dile getirmek ve seslerini duyurmak için, yasaların gösterdiği ölçüde örgütlenme dernekleşme toplantı yapma gibi hakları var tabi. Ancak öyle flamalar görüyoruz ki alanlarda, sanki ‘bayramlık örgütler’ gibi kurulmuş, normal zamanlarda gündemde yer almayan ama asayiş olaylarında hep öne çıkan örgütler oluyor. Hangi fikir akımından görüşten olduğunun önemi yok aslında. Emeğin, alın terinin ideoloji olmaz olmaması gerekiyor diye düşünüyorum. Nitekim ‘sağ ve sol’ görüşlü sendikalar dernekler kuruluşlar zaten mevcut. Ortak noktaları ifade ettiğim üzere emekten ibaret. Ancak 1 Mayıs’ın daha güzel ve anlamlı yansıtılması yaşanması için, ‘bayramlık ve flamalık’ örgüt olmaktan çıkılması, asayiş olaylarına mahal verecek durumlarla kamuoyuna görünmemesi gerekir diye düşünüyorum. Halihazırda insanlarımızın ön yargıları olabilir ve bu tür durumlar da ön yargının pekişmesine yol açıyor. Bu bayramda da böyle bir ‘klasikle’ karşılaştık.

Üzücü bir durum da oldu. Kahramanmaraş’tan Şanlıurfa’ya bayramı kutlamaya giden sağlık işçileri trafik kazasında hayatlarını kaybettiler, beş kişi… Yakınlarına sabırlar dilerim.
Bu yıl ki bayramın gündeminde geçim sıkıntısı, kıdem tazminatı, işçi hakları vardı. İşçiler emekçiler alanlarda başta kıdem tazminatı hakları ve geçim sıkıntıları olmak üzere taleplerini dile getirdiler. Bu mücadeleler ve yasal hak arayışlarının ne kadarı kazanım olarak dönecek ne kadarı gerçekleşmeyecek zamanla göreceğiz. Gerçekleşmesi için de birlikten kuvvet doğar felsefesiyle, bölünmeden, fesatlığa fırsat vermeden, yasalarımızın izin verdiği çerçevede demokratik haklar savunulmaya ve talepler dile getirilmeye devam edilecek.

Bir başka 1 Mayıs manzarası da işçi bayramında çalışan işçilerdi. Sanırım buna da alıştık artık ve her bayramın paylaşılası görüntülerinden biri de bu oldu. Bayramda çalışan işçiler emekçiler… Haliyle, bir geçim derdi var. Her işçinin emekçinin belki de bayram yapmak gibi bir durumu olmuyor. Düşünmek gerek, sizin bir bayramınız var ama ona siz katılamıyorsunuz çalışmaya devam ediyorsunuz. Üzücü bir durum aslında. Ancak bayramda çalışmak zorunda kalan insanlarımız için geçim derdi bayramdan öne geçiyor. Belki de hiç görülmemiştir tüm sektörlerde tüm iş yerlerinin kapalı olup da alanlarda bir ve beraberlik içerisinde bayramı kutlamak. Basın emekçilerine de tatil yoktu elbette. Bu olayları vatandaşa aktarmak için alanlardaydılar, çalışmaya devam ettiler.

Gelecek 1 Mayıs’larımızın emekçilerimiz, işçilerimiz için daha güzel koşullar getirmesi dileğiyle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.