Büyük bir çok coşkuyla her yıl biraz daha gurur ile kutlayarak devam edilmekte 12 Mart..

Milli mücadelenin gurunun, Türk milletinin azmini, yaşanılanları o dizelerde bulurken, tüylerimiz her defasında diken diken olmakta. Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı satırlar ile milli mücadele döneminde halkımızın, ordumuzun verdiği o yoğun ve güç mücadelede moral olması açısından yazılmakla beraber, kimsenin bir daha bu satırları bu derece doğru ve yoğun anlatım ile kaleme alamayacağı gösterilmiş oldu. Deriz ya hep içten ve canı yürekten; “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın” diye işte yaşanılan sıkıntılar, zorlukla ve inançla gelen zaferin tarifsiz gösterge bu sanırım.

O dönemlerde yaşadıklarımız okurken bile kanımızı dondururken, bu dizelerle beraber zaferin gelmesi, çekilen çileleri kutsal hale getirmez mi?

Her yıl 12 Mart’ı bıkmadan ve usanmadan, her defasında daha gür seslendirerek kutlayacağız.

Öyle ki bugünün anlam ve önemi kutlanması açısından da mühim, gelecek nesillere, okullarda, liselerde o duyguyu ve coşkuyu yaşatmak açısından, bu vatanın ve milletin ne kadar güç ve büyük zorluklarla kazanıldığını anlatmak açısından çok ama çok önemli. Bizler hep İstiklal Marşı ile büyüdük, çocuklarımız, onların çocukları da bu bayrak altında bu marş ile büyüyeceklerdir elbette, bu zafer bizim onurumuz ve gururumuz olarak bizimle yaşayacaktır ve biz bu vatanı ve milleti yaşatmak için İstiklal Marşı’mızı hür ve gürce söylemek için çabalamaktan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. Bizler bu bilinç ile büyüdük, bu onurun sahipleri olduk bu gururumuzu ilelebet yaşatacağız.

Bu dünya üzerinde çok millet çok devlet vatanımızı elimizden almak istedi fakat biz inancımız ile beraber asla böyle bir şeye müsaade etmedik.

İstiklal Marşımızın hikayesi bir yarışma ile başladı aslında;

Gazetelerde duyurular yapılır ve o duyuru şu şekildedir;
“Şairlerimizin dikkatine:

Milletimizin dahili ve harici İstiklal uğruna girişmiş olduğu mücadeleyi ifade ve terennüm için bir İstiklal Marşı. Umur-u Maarif Vekili Celilesi’ nce müsabakaya vazedilmiştir.İşbu müsabaka, 23 Kanun-u evvel sene 36 tarihine kadar olup bir heyeti edebiye tarafından,gönderilen eserler arasından intihap edilecektir ve kabul edilen eserin güftesi için beş yüz lira mükafat verilecektir.

Ve yine laakal beş yüz lira tahsis edilecek olan beste için bilahare ayrıca bir müsabaka açılacaktır. Bütün müracaatlar Ankara’ da Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılacaktır.”

Bu duyuru ile başlamıştır her şey.
Birçok gelen şiirden sonra Hamdullah Suphi Mehmet Akif’in yarışmaya ödül konulmasından dolayı katılmadığını öğrenir ve mektup gönderir. Ersoy tek bir şart ile yarışmaya katılacağını beyan etmiştir: Ödül Almamak.  Mehmet Akif ikna edildikten sonra dizeler kabul edilir ve gazetede yayımlanır.

Kutlu davamızın anlatımı ve sahip çıkmaktan asla vazgeçmeyeceğimiz İstiklal Marşımız yazılmış ve 12 Mart günü kabul edilmiştir.

Bu yüce gurur her daim bizlerle var olacaktır.
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.