Geçen hafta, Kayseri Merkez Belediyelerine bağlı şirketlerden birine alınacak bazı malzemeler için fiyat vermeye gittik. Yetkili memurla ön görüşme yapıp bilgi verdikten sonra Genel Müdürün odasına alındık. Yarım saatlik bir görüşme yaptık. Görüşme esnasında gördüklerim o kadar dikkatimi çekti ki paylaşmak istedim.
Genel Müdür’le ilk defa karşılaşıyorduk. Müdürümüz kırk-elli yaşlarında temiz yüzlü, hafif sakallı bir şahsiyetti. ‘’Sıcak dolayısıyla olsa gerek ki gömleğinin yakasını biraz fazlasıyla açmıştı.’’ diye düşünürken, masada sümen takımının tam üstünde bir tesbih, bir kül tablası ve bir de Marlboro sigarası olduğunu fark ettim. Dışarısı sıcaktı ama odada klima çalışıyordu, çok serindi.
 Kibarlık gösterip bize çay söyledi. Çaylarımızı yudumlarken  bir sigara yaktı. Biz konuşurken bir yandan tesbih çekiyor,  bir yandan sigara içiyor, ara sırada bizimle mütalaa ediyordu. Müdürlerin kurumlarda sigara içmesi galiba serbestti.  Davranışları o makamın kendisine babadan miras kaldığı hissini veriyordu. Belki de öyleydi. Tavırları geçmişten alışık olduğumuz eski tip pervasız yönetici tavrı idi. Yarım saat görüştük ve kalktık. Dışarı çıkınca yaşadığımız bu deneyimle alakalı bir söz geldi aklıma; “Bulunduğun makama değer katamıyorsan ondan güç alırsın…”
Bu durumu bir kaç esnaf arkadaşımla paylaştım. ‘’Hangi şirket? Hangi müdür?’’ gibi sorularla karşılaştım. İsim vermedim ama söylediğim herkesin aklında bir isim oluştu. Herkes farklı bir isim söylüyordu. Anladım ki, milletin kendisine hizmet için oluşturduğu makamlarda şu an oturan bir çok insan bulunduğu makama değer katamıyor, aksine ondan güç alıyordu.
Oysa ki 1994 yerel seçimlerinde genel gidişattan şikayet ederek düzen değişsin diye oy vermiş, millet için devlet diyerek  mücadele etmiş, 15 Temmuz’da sokaklara dökülmüştük.  Ne yazık ki; makam ve mevkiinin gücüyle zehirlenen yeni yöneticiler galiba bir bumerang gibi aynı yanlışların etrafında dönüp durmaktalar. Sanırım; geçen yılların ardından “Adil Düzen” idealinden geride kalan; tarz bir sakal, bir tesbih, kül tablası ve Marlboro sigarası…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bıktık! 3 hafta önce

Şu beylik söylemlerden bıktık! Dava! Dava ne? Ne davası? Bir siyası parti, hükümet ve belediyeler. Adam olunsun, insan olunsun, evrensel hukuk ilkeleri işlesin, adalet olsun. Dava ne? Dava adı altında neredeyse tüm hayallerimiz güme götürüldü. Bırakın bu işleri. Herkes adam gibi işini yapsın. Ne idüğü belirsiz davalar uğruna baş kesilmesin, kol kırılmasın, yen ölçüsü alınmasın. Dava olsa olsa insanlık davası olur, adamlık davası olur, adalet davası olur. Bu da insanlığın ortak davasıdır. Birilerinin babasının malı olma ve etme davaları değildir. Devletin, kurumların kanunları var, yönetmelikleri var. Dava ne? Dava uğruna sallanan kılıçlar, yapılan kıyımlar, ödetilen bedeller ne?

Avatar
b l 3 hafta önce

burakın şu işleri millet sıkıntıdan sıgara içiyor ister makamında içsin ister dışarda kafayı sıgaraya taktınız hele esnafı serbes bıkarakın bırakın kendi işyerinde içsin sanki hiç sorunumuz kalmamış gibi küçük işlerle ugraşmayın

Avatar
ahmet 3 hafta önce

şu yazının benzeri sorunlar o kadar konuşuluyor ki sanırım Tayyip Erdoğan bunlarla baş edemeyecek ve de bu davanın sonu olacak

Avatar
ş.i. 1 hafta önce

Ne diyeyim. Ağızına sağlık.