Ne diyordu mafya dizisinin babası: ‘Aile her şeydir!’...’Ben ailemi korurum!’…Bu çokça tartışılan mafya dizisinin babasının, her şeyi ‘ailesini korumak için yaptığı’ ifadesi; tüm işlenen suç ve şiddeti meşrulaştırıyormuş gibi bir etki oluşturuyor. En vurucu finansal reklamlarda, en pahalı ya da en zararlı ürünlerin reklamlarında bile ‘aile’ teması ustaca kullanılır. Aile deyince akan sular durur adeta. Çünkü aile korumalı ve korunmalı bir değerdir. Bu reklamlardaki alt mesajlar ruhumuza işler ve şöyle düşündürülürüz: ‘Para ne içindir? Aile için… Banka ne içindir? Her şey aile içindir. Aile her şeydir.

 O zaman soralım: Aile nedir? Aile sohbettir, aile yaslanmadır, aile dayanışmadır, aile birleşmedir, aile ayrılmadır, aile sıcaklıktır, aile korumadır, aile sığınaktır, aile bizi biz yapan okuldur, aile anılar kütüphanesidir… Kısaca aile her şeydir…

 Ben danışanlarıma aile sorunları yaşadığımda bazı sorular sorarım: ‘Nasıl bir aileniz var?’ Daha başka sorular: Aileniz sizi besliyor mu zayıflatıyor mu? Sahip olduğunuz aile sizi mutlu ediyor mu? Ailenizde yeterince yakınlık ve bağ var mı? Bu soruları siz de kendi kendinize sorabilirsiniz. Bu sorulara evet derseniz, besleyici, geliştirici bir ailede olduğunuzu farz edebiliriz. Bu arada ‘besleyici aile’ aile terapisinin annesi sayılabilecek Virginia Satir ’in çok sevdiğim bir ifadesidir. İşte bu besleyici ailede canlılık, samimiyet, sevgi, saygı olur. Bu ailede her yönden var olabilmek ve gelişmek için ortam vardır. Bu ailede hatalar ve yanlışlıklar güzel bir potada erir. Uygun yollarla sorunlara çözüm buluna bilir. Herkes birbirine güvenir ve sığınır. Ailede herkes güzel bir bütünün parçası gibidir.

Yeni tanıştığı gence yetişkinler hemen sorar: Kimsin? Kimlerdensin? Annen, baban kim? Sonra da büyük aile olan sülalesi ve akrabaları sorulur. Toplumda böyle bir algı vardır. Yetişkin olana kadar da bu böyledir. Bir çocuk ya da genç hata yaptığında hemen ‘çocuğum ailen sana terbiye vermedi mi?’ yaklaşımı vardır. Okulda çocukta sorunlu bir davranış olsa hemen aile incelemeye alınır. Bize çocuk için gelen danışanlarımızın da daha çok kendilerindeki sorunların sonucu çocukta yansımalar olduğu görülür. Hatta bazen anne babaların terapiste ya da pedagoga gitmek istememelerinin temelinde de bu yatar. Aile mercek altına alınacaktır. Tahmin edilir. O yüzden de elini taşın altına sokmak istemez aile bireyleri. Ailesinden sevgi görmemiş bir danışanıma ailesi ile ilgili sorular sorduğumda: ‘Benim ailem yok ki!’ der, reddeder. İnsanlar ailesinden darbe yediğinde kucağına kaçtıkları kişi ya da ortamlar yine ailesinden biri gibi hissettiği; aile ortamında gibi rahat ettiği kişi ve yerlerdir. Bunu hiç unutmayalım. Ben seminerlerimde bunu anne babalara hep hatırlatırım. Siz kötü davrandığınızda çocuğunuza iyi davranacak kötü kişiler hep olacaktır. Gerisini siz düşünün artık. Ya eşi, ya annesi, ya babası, ya kardeşi, ya da aile büyükleri gibi hissettiği kişiler çeker insanı…

  Sıkıntılı aileler sıkıntılı bireyler doğurur topluma. Biz suç ve suçla mücadele ile ilgili tüm sosyal çalışmalarda riskli aileleri dikkate almak zorunda kalırız. Danışanlarımda da gördüğüm bu hesap hiç şaşamaz. Dezavantajlı ve riskli ailelerde yetişen kişilerde belli sorunlar ve suç eğilimleri oluyor. İşte bu aile aileler, tüm dünyada; inanç ve değerler sistemini alt üst eden,insanlığa zarar veren tüm evrensel sorunların oluşmasına neden olabiliyorlar. Bu gün soruyoruz haklı olarak; şiddet neden bu kadar arttı? Suçlar neden bu kadar acımasızca işleniyor diye. Tabii ki sorunun birçok boyutu var. Ama bir aile danışmanı olarak asla görmezden gelemeyeceğim durum şu ki; aile içi şiddet ya da iletişimsizlik suçlu çocuklar ve mutsuz bireyler yetiştire biliyor. Bugün yapılan tüm sosyal araştırmalarda çıkan evrensel bir sonuç daha var. Başarılı, mutlu, özgüvenli, üretken kişiler de yine güzel ailelerden çıkıyor. Tabii ki diye bilirsiniz ki ailesi olmayanlar ne yapsın? Ailesiz çocuklar için bir şey diyemem; belki de onların kaderi de budur. Ama onlar da kendilerine yeni aileler kurmak için; aile gibi olan her doğru sistemden ve oluşumdan yararlana bilirler. Koruna bilirler ve niyet ede bilirler.

 Aslında her aile bir şey öğretir topluma. Bazı aileler bireysel rahatlığı, bazıları isyankârlığı, bazıları kardeşlik ve dayanışmayı, bazıları adaleti, bazıları bencilliği, bazıları sevgiyi… Biz bu gün çiftlerle terapi yaparken, bazı özel kişisel sorunlar hariç; çoğu sorunların miras gibi aileden alındığını görüyoruz. Ailede anne-babanın iletişimi, aile yapıları, sistemleri, kardeşler arası durumlar, aile büyükleri, daha buna benzer birçok şey kişileri etkiliyor. Tam da bu yüzden, bazı travmaları çözerken; yine hipnotik olarak aileye ve anılara götüren teknikleri çok kullanıyoruz. Aile dizilimi denilen ve aileden alınan psikolojik miras ve bağlantıları çözen terapi teknikleri de çok revaçta.

 Aile toplumun atan kalbi gibidir. Damarları gibidir. Kalp hastalanırsa sistem bozulur. Kısacası aile her şeydir. Onu korumak ve güçlendirmek için güzel yollarla ne gerekiyorsa yapalım. Bu uğurda siyasetçisinden eğitimcisine, aile bireylerinden terapistine, sosyal çalışmacılardan din ve hukuk adamlarına kadar herkesi ve her şeyi harekete geçirmek de mubahtır diye düşünüyorum.
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Netice 5 saat önce

Çok güzel ve anlamlı bir konu, inşAllah hepimiz üstümüze düşeni yapip aile yapımızı koruyalım.