Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe'de, güzellik uzmanı esnaflarla bir araya geldi.
Sözlerine, "Burası milletin evidir, sizin evinizdir. Bugüne kadar buraya her kesimden insanımız geldi. Bugün de sizler buradasınız" şeklinde başlayan Erdoğan, "Daha güzel bir Türkiye için 'evet' dediğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum" dedi.

ERDOĞAN BİNLERCE KİŞİNİN ÖNÜNDE KARARNAMEYİ ONAYLADI
Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde "Güzel Bir Türkiye İçin Tabii ki Evet" programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güzellik uzmanlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararını Külliye'de binlerce kişinin önünde onayladı. Erdoğan, "Kararname hazır. Özel Kalem Müdürüm Hasan Bey nerede? Getirin bakalım kararnameyi. Güzellik uzmanlarının tıbbi cihaz kapsamına girmeyen cihazları kullanarak, tıbbi amaçlı olmayan işlemleri yapabilmesi ve bu uzmanların sahip olması gereken belgeleri düzenleyen Bakanlar Kurulu kararını imzalıyorum." diyerek güzellik uzmanlarını iş yeri açma hakkı tanıyan kararnameyi onayladı.

ERDOĞAN'IN VERDİĞİ MÜJDE
Türkiye'de Sağlık kuruluşu olmayan ve hekim tarafından görülmeyen ve hekimin nezaretinin olmadığı güzellik salonlarında IPL cihazlarının kullanımı yasaklanmıştı. Erdoğan'ın onaylayacağı Bakanlar Kurulu kararıyla güzellik uzmanlarına yeniden işyeri açma hakkı veriliyor.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

"EVET DEDİĞİNİZ İÇİN ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM"
"Bugüne kadar milletin evine, Külliye'ye her kesimden insanımız gelmiştir. Bugün de siz güzellik uzmanı esnaflarımızla birlikteyiz. Güzel bir Türkiye için "evet" dediğiniz için her birinize şükranlarımızı sunuyorum. Bizim medeniyetimiz, güzeli, iyiyi, doğruyu, hayırlıyı inşa medeniyetidir. Her alanda güzelliğin övüldüğü bir yerde, insanlığın güzelliğinin ihmal edilmesi düşünülebilir mi? Kendi medeniyetimizin ve kültürümüzün sınırları içerisinde bu çalışmalarımızın yürütülmesini ben çok isabetli buluyorum.

MÜJDEYİ VERDİ, SALON AYAKTA ALKIŞLADI
Sizlerin de sorunlarınızın çözümü konusunda şüphesiz ki yapmak görevimizdir. Her esnafımız gibi sizlerin de sorunlarınızın çözümü için elimizden geleni yapmalıyız. Referandum kampanyası nedeniyle fırsat bulamamıştık. Sayın başbakanımız bugün gelecek ve Bakanlar Kurulu kararını bugün onaylayacağım. Bu görevin bugün yerine geliyor olması benim için ayrı bir mutluluk vesilesidir. Huzurlarınızda tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu tabii bizim için bir görevdi ve bugün yerine gelmesi bizim içinde ayrı bir mutluluk vesilesidir. Bu vesileyle Sağlık Bakanıma, İçişleri Bakanıma, Milletvekilimiz Öznur kardeşime, huzurunuzda tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. STK olarak Sayın Abdülkadir bey kardeşime teşekkür ediyorum.



"16 NİSAN'DAN SONRA DAHA GÜZEL BİR TÜRKİYE OLACAK"
Ülkemizde pek çok kişi, "16 Nisan'dan sonra ne olacak?" sorusunu soruyor. Bu soruya en güzel cevabı verecek olan sizlersiniz. Söyleyin, "Daha güzel bir Türkiyeolacak." Bazı gerçekler var ki, gözü olup görmeyenler, kulağı olup duymayanlar oluyor. Örneğin, biz 14 yılda sessiz bir devrim gerçekleştirdik. Göreve geldik, 100 gün oldu. Daha 100 günde Türkiye tırmanmaya başladı.

"TÜRKİYE 14 YILDAN BU YANA SESSİZ BİR DEVRİM YAŞADI"
14 yıldır bu ülkede bizler sessiz devrim gerçekleştirdik. Bunu ben söylemiyorum, bunu bize bugün saldıran Batı konuşuyor. Göreve geldik 100 günlük bir program yaptık. 100 günde Türkiye sıçramaya başladı. Milli gelirimiz 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkmış vaziyette. Yani adama sormazlar mı, on yıllar boyu bu ülkede bizi 3 bin 5 bin dolarlarda niye süründürdünüz diye sormazlar mı? Bunu onlara sormak lazım.

"O ZAMAN SSK'NIN BAŞINDAKİ ZAT 10 YIL ÖNCE DAHA İYİYDİ DİYOR"
Annem sıra beklemesin diye hastaneye numara almaya giderdim. Doktor reçeteyi yazardı, ilacın yarısı vardı yarısı yoktu. Hele hele bir de SSK'lı olarak hastaneye gittiğim zaman, Kasımpaşa'da oturuyordum. Okmeydanı SSK'ya giderdim. Hijyen şartları olmayan bir hastaneydi. Şu anda ana muhalefetin başındaki zat oralarda genel müdürlük yaptı. Rahmetli Savaş Ay'ın programında orada kolunu kaybeden yavrunun akıbetini hep birlikte izledik. Kan revan içinde olan hastaya götürülen ördekler vardı. Odalara girilmezdi, her yer pislikti. Çarşaflar, yastıklar rezaletti. Hele hele siz hanımların çok hassas olduğu bu konularda bu tür hastanelerde yattınız mı? Oranın genel müdürü olan zat "10 yıl önce bugünler daha iyiydi" diyor.

"GELDİĞİMİZDE 75 ÜNİVERSİTE VARDI, BUNU 181'E ÇIKARDIK"
Genel müdürlük gibi bir makama geliyorsunuz, 10 yıl önce daha iyiydi diyorsunuz. Şecaat arzederken sirkatini söylüyor. Biz aldığımız Türkiye'yi ileri götürdük. 3 bin 500 dolardan aldık 11 bin dolara götürdük. 4 temel direk dedik; eğitim, sağlık, adalet, emniyet... Daha sonra buna ulaşım, enerji, gıda tarımı ilave ettik. Samami olarak söylüyorüm; geldiğimizde 75 üniversite vardı şimdi 181 üniversite vardı. Üniversitemiz olmayan ilimiz yok. 270 bin derslik yaptık.

"BİZLER RENKLERİ BİRBİRİNE KARIŞMIŞ TEKSİR KAĞITLARIYLA OKUDUK"
Ben 75 kişilik sınıfta okudum. Dedik ki böyle eğtiim olmaz. Geldiğimizde dersliklerde 75 öğrenci vardı. Şimdi hamdolsun 30'un altına düştük. Yatırımı insana yapacağız, vasıflı insan yetiştireceğiz. Burs-kredi tarihinde olmadığı şekilde veriyoruz. Sıraların üzerinde yavrularımızın kitaplarını ücretsiz olarak koyduk. Biz kitapevlerinde kitap bulamazdık. Teksir makinalarında teksir kağıtlarında, mürekkep birbirine karışmış notlarla okuduk. Çalakalem aldığımız notlarla okuduk. Şimdi böyle bir sorun var mı?

"BİZ VATANDAŞIN DERDİNİ ÇÖZEMEZSEK BU HAYAT BİZE HARAM OLSUN"
Şimdi şehir hastanelerine başladık. İşte Mersin, Yozgat, Isparta'yı açtık. Önümüzde sürekli bu açılışlar devam edecek. 30 büyük şehirimizde ve bazı illerimizde şehir hastanelernii açmaya devam edeceğiz. Bizim derdimiz var. Biz bu millete aşığımız. Biz vatandaşımızın derdiyle dertlenemez, o problemi çözemezsek bu hayat bize haram olsun. Biz Çapa'nın dışında hasta sedyesi ile götürülen hastaları biliyoruz. Biz artık orada araçlarla taşınsın istiyoruz, elle taşınan değil. Bu medeni olmanın işaretidir.

"DÜN HAYIR ÇADIRINDA SORDUM: NİYE, NEYE HAYIR DİYORSUNUZ"
Dün hayır çadırına gittim. Niye hayır diyorsunuz dedim. Ne dediler biliyor musunuz: Çağdaş bir Türkiye için dediler. Peki neyiniz eksik dedim, cevap yok. Dedim ki, baş kardeşim sloganik konuşmayalım. Neyi niye yapıyoruz bunu bilelim. Şu anda Türkiye'de, bulunduğumuz yer Tarabya. Bakın şurada Yavuz Sultan Selim Köprüsü var. Üçüncü köprü. Bu köprü dört gidiş, dört geliş. Şimdi buna hızlı treni ilave ediyoruz. Oradan bir tanesi atladı, niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını koydunuz. Siz ayrımcılık yapıyorsunzu dedim. Bu çok ayıp dedim, üzüldüm. Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı 15 milyon kilometre karelik topraklara sahipti. Böyle bir sultanın ismini oraya vermekten daha doğal ne olabilir? Biz bunu senin düşündüğün gibi düşünerek oraya bu ismi vermedik. Bu hünkara yakışır diye verdik.



"BUNLAR DA YETMEZ DEDİK, KANAL İSTANBUL'UN HAZIRLIĞINI YAPIYORUZ"
Neyi, neden, nasıl, bu soruyu kendimize sormazsak cevabını bu şekilde alıyoruz. Hatırlayın bunlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne hayır dediler. Bu millet yapar mı yapar. Ecdadım Fatih gemileri karadan yürüttü biz de trenleri denizin altından yürütürüz dedik. Sonra Avrasya Tüneli'ni yaptık. Şimdi üç katlısını yapıyoruz. Gidiş, geliş, bir katından da raylı sistem. Bunlar da yetmez dedik, inşallah bir de Kanalistanbul'un hazırlıklarını yapıyoruz. Boğazın yükünü hafifletip Karadeniz'i Marmaray'a bağlayacağız. Benim meşhur çılgın projem bu...

"BATI'NIN YÖNETİCİLERİ NİYE BİZİ KISKANIYOR? İŞTE BU YÜZDEN"
25 tane havalimanımız vardı şimdi sayı 59 oldu. Ulaşımda 79 senede 6 bin 100 km yol yapıldı. Biz 14 senede 19 bin km. yol katettik. Eskiden uçağa binemezdik, şimdi uçak yolculuğu bizim için otobüs yolculuğuna döndü. Evinden çıkıyorsun yarım saat mesafede havalimanına ulaşıyorsun. Başbakanımız her zaman söylüyor; havalimanı halkın yolu oldu. Dünyanın bir numaralı havalimanını İstanbul'a yapıyoruz. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde inşallah bitireceğiz. Yıllık kapasitesi 90 milyon. İnşallah 2023'de bu kapasite 150 ila 200 milyona çıkacak. Niye bizi Batı'nın yöneticileri kıskanıyor. İşte bundan kıskanıyor.

"BU MİLLETİN BİR FERDİ OLMAKLA İFTİHAR EDİYORUM"
Bu gece Regaip Kandili. Şehitlerimizi unutmayalım. Gazilerimize şifalar dileyelim. Tüm ailelerimizi, dedelerimiz, babalarımız tüm ölenlerimize inşallah rahmetler gönderelim. Rabbim onların da kabirlerini de inşallah cennetiyle mükafatlandırılsın. Dördüncüsü tek devlet. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'nden başka devletimiz yok. Bu devletimizi bölmek isteyenler FETÖ'cü paralel devlet yapılanmasına hayat hakkı tanımayacağız. 15 Temmuz'da bu girişimde bulundular. Ama hamdolsun milletimiz meydanlara döküldü gereken cevabı verdi. Ben milletime şükran borçluyum. Bu milletin ferdi olmaktan dolayı çok duyguluyum. Bu milletle iftihar ediyorum.

"HASAN BEY NEREDE, GETİRİN BAKALIM KARARNAMEYİ"
Kararname hazır. Özel Kalem Müdürüm Hasan Bey nerede? Getirin bakalım kararnameyi. Güzellik uzmanlarının tıbbi cihaz kapsamına girmeyen cihazları kullanarak, tıbbi amaçlı olmayan işlemleri yapabilmesi ve bu uzmanların sahip olması gereken belgeleri düzenleyen Bakanlar Kurulu kararını imzalıyorum." (Haberler.com)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.