Evet, bir dava uğruna yola çık. Ve davanın adı ülkeyi birlik ve beraberlik içinde yönetmek daha ileriye götürmek olsun.
Ama bugün geldiğin noktada; “kardeşim Abdullah bey” diyerek Cumhurbaşkanlığı koltuğunu altın tepsi içinde uzatan yol arkadaşına kazık atmak ve onu koltuğundan etmek için harekete geçmek adına fırsat kolla.
Peki, kollanan fırsat nedir?
Ülkede işlerin kötüye gitmesi,
Kaos ortamının oluşması,
Dövizin fırlaması, borsanın çökmesi,
Gezicilerin meydanlarda cirit atması,
İşsizliğin tavan yapması,
Enflasyonun eski günlere dönmesi,
Tüp, yağ, şeker sigara vs. kuyruklarının olması,
Ve hatta Kürt-Türk ya da Alevi-Sünni diye
Kardeşin kardeşi boğazlaması,
PKK’nın her gün vatan evlatlarını şehit etmesi,
Turizmin dibe vurması, ihracatın düşmesi,
Suç oranlarının artması,
Öğretim üyelerinin cübbelerini giyerek askeri “göreve” çağırması,
Velhasıl, 12 Eylül öncesi ortamın beklentisi, hadi olmadı,
2002 ruhundan önceye dönüş umudu.
Eğer beklenen buysa, eğer ülkede kötüye giden işler sizi mutlu ediyorsa
Yazıklar olsun.
Etmiyorsa lafım yok.
Ama varsa,
O zaman, “darbe için şartların oluşmasını bekledik” sözlerini
Söyleyen darbeci, eli hala kanlı Kenan Evren’den ne farkınız kalır?
Duydum ki, ülkede işler iyiye gitmeye başladığı için,
Yeni parti kuruluşuna ilişkin düğmeye basılması, biraz ertelenmiş.
Çok üzülmüşsünüzdür, işlerin iyiye gitmesi üzmüştür sizleri.
Oysa bugün iktidarı elde etmek adına Türkiye’ye,
Türk milletine karşı, 7 düvel ile aynı çuvala girmeye
hazırlanan sizler, vakti zamanında birlikte
yol arkadaşı değil miydiniz?
Sizin Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan olmanızı
ve Türkiye’nin ve hatta dünyanın sizleri tanımasını sağlayan,
önce Rabbim sonra, sizi TBMM kürsüsünden
“Cumhurbaşkanı adayımız kardeşim Abdullah Gül” diye
çağıran Recep Tayyip Erdoğan değil miydi?
Evet, Erdoğan da size yanlışlar yapmış olabilir ama
bunun karşılığı ülkeyi bölmek yok etmek isteyenlerin
değirmenine su taşıyan işbirlikçileriyle birlikte olmak ve
onların işini kolaylaştırmak için harekete geçmek,
yeni bir parti kurarak yüzde 2 bile oy alsa,
Erdoğan’ı alaşağı etmek midir?
Ona ders vermek isteği nasıl ve ne ara
böylesine şuursuz bir intikam duygusuyla, döşenmiş temeller üzerine oturdu?
Dedim ya hala inanmak istemiyorum Ama eğer böyleyse,
Yazık hem de çok ama çoooook yazık!
İnsanlık adına, kader arkadaşlığı ve ölümüne
birlik-beraberlik adına çok yazık.
Kırk yıl düşünsem Abdullah Gül için,
yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişecek
bir karakter zafiyeti gösterdiği iddiasını
anlatan yazı yazacağım aklıma gelmezdi.
İşte bu tür adımlar insanların siyasetçilere olan güvenini
ve siyasete olan inancını yerle bir ediyor
ve onun için de siyasette düzgün ve
ahlaklı adam sayısı gittikçe azalıyor.
Rabbim siyasetimizdeki temiz ve
ahlaklı insan sayısını karaborsaya düşürmesin.
Amin.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.