Vincent Van Gogh (Salvador Dali kadar olmasa da) tesirini üzerimde hissettiğim nadir şahsiyetlerden biri..
Neden etkileniriz?
Sadede gelelim:
İnsan kendinden bir parça bulamadığı, ufkunu aydınlatmayan ve de cezbetmeyen şeylerden kolay kolay etkilenmez. Etkileniyorsa beynin ön lobu geçici bir süreliğine iptal demektir. Aşık olmak durumu yani.. Ömrü en fazla üç yıl olan, hastalıklı bir durum. Etkileşim hususuna duygu yüklü bir olgu ile yaklaşmayacağım elbette. İtirazlara  binaen dipnottur efendim.
Kelimelerin anlamca daraltıldığı devirde, "etki/etkilenme/etkileşim"i zaten bir hastalık olan "aşk"a indirgemek..
Olacak şey değil, yapılacak iş değil!
Ruhlar hasta azizim.. Ağır hasta!
Bir değil birçok neslin katilleri: İngiliz onaylı eğitim sistemi, el âlem onaylı toplumsal düzen.. (Güya terbiye, ahlâk, edep vesaire işte)
En çok da kendine ikiyüzlü olmak ne acıdır. İçte kopan fırtınaların uğultusunu el âlem onayı için dindirmeye çalışmak.. Ben bu yıkımın sesini her yerde duyuyorum. Prangalar ve para.. Sözde itibar, aile değeri naraları ama özde BENCİLLİK ve KORKAKLIK!
Sorma-sorgulama yetimizi elimizden almaya çalışan İngiliz onaylı eğitim sisteminden de medet ummayınız! Sorgulayanı sevmez soyanlar!
Kim bilir kaç kişi harcandı..
Sosyal Bilimler buralarda "para etmez" iken bugün atamasını yapmaya tenezzül etmedikleri, onu da geçtim okumak için tercih dahi ettirilmeyen Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji, Edebiyat, Tarih gibi bölümlerin biz ve bizim gibi kobay ülkeler dışında nasıl şahlandığını lütfen bir görün!
Bizden Van Gogh'un âlâsı çıkardı, Einstein'in babası da! Fakat dayatmalar azizim, DAYATMALAR!
"Matematik yapamayan 'mal'dır!" dediler, kendi canımızdan olan çocuklara, kendimize, geçmişimize, her şeyimize "Evet, 'mal'dır! dedirttiler.
Dini de üzerine peşkeş çektiler: Bunlar din dedin mi susar, günah diyelim, köle edelim!
Detay detay yazmak istemiyorum sevgili okur.. Lütfen, bir zahmet satır aralarına sen iniver.
Etkileniyoruz..
Neden?
Yapmak istediklerimizi yapanlardan,
İçimizi okuyanlardan,
Kendimizi bulduklarımızdan,
En çok da cesurlardan!
Kendinize inkâr etseniz de kıskançlığın doğduğu yere, sebebine bakın!
Hata yapmaktan korkmamak, ezberle değil tecrübe ile sorgulaya sorgulaya öğrenmek, tatmak, yaşamak..
"ATEŞLİ VE CESUR OLMAK -YAPACAĞIMIZ TÜM HATALARA KARŞIN- DAR KAFALI VE AŞIRI TEMKİNLİ OLMAKTAN İYİDİR."
Çünkü..
"İNSANIN RUHUNDA KOCA BİR ATEŞ YANIYOR OLABİLİR. AMA HİÇBİR ZAMAN KENDİSİNİ ISITMAZ ONUNLA; GELİP GEÇENLERSE YALNIZCA BACADAN ÇIKAN CILIZ DUMANI GÖRÜRLER VE YOLLARINA DEVAM EDERLER"
Geriye alamadığımız zamana kaldığımız yerden devam etmek..
Kıymeti bilinmeyen..
Haykırışlarıyla kulakları tırmalayan keşkelerle..
Elde kalan/kalmayan ne varsa,
Her şeye rağmen devam etmek..
Neden özünde ürkek, tırsak ya da korkak olanlar hep örnek veya rol model olarak görünür? Yukarıda bahsini ettiğim ve şiddetle yıkımını istediğim iki uyduruk sistemin ikisinden de pekiyi alanlar..
Yerinde kullanılan anarşizm ne tatlıdır!..
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Suzan 4 ay önce

Mehtap hanım cesurca yazılarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum ve beğeniyorum,yolun açık olsun,başarılar...