Nazil olduğu toplum onu anlasın diye Arapça gelen bu Kitabı anlayabilmek için okumak gerekiyor. Yani Arapça gelmesi, o dilin mucizevi özelliklerinden değildir, o toplumun anlayabilmesi içindir.

Ve [bil ki,] eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; (Yunus Suresi 107)
İman sahibi olduğunu iddia eden, bir sıkıntı onu bulduğunda, onu, başına saranın O olduğuna gerçekten iman etmiş olsaydı, mesela siyaseten falan partiyi, filan kişiyi zarar verici saymaz ve darlık ve zararı gidermek adına Allah'tan gayrını muhatap almazdı.
Uygulamada böyle olmadığına göre, imanı değil; inancı konuşuyor olmamız da son derece doğaldır.
İmanı mantığa oturtmaya çalıştıkça inanç sistematiği semizler, gürbüzleşir; iman ise derman kaybeder.
Ters bir yorum; fakat bu böyle...
Bundandır ağız tadı eksikliği... Huzursuzluk... Tatminsizlik...
Zarar ve faydanın Allah'tan olduğuna inanan birisinin, insanlar ile fayda zararı ilişiklendirme ile işi olmaz. Fayda ve zararı insan ile ilişiklendirenlerin de iman teraneleri sivrisinek vızıltısından öteye gitmez.
Mert mü'min odur ki;
Evet böyle inanıyorum, mantığınıza uysa da uymasa da diyebilendir.
Böyle demeyip "ama", "şöyle ki", "aslında", "doğrusu bu şu demek" ile lafı kabartanlar, Allah'ı Musa bilip, kendini Harun sayanlardır.
Hayatı bayram gibi yaşayıp, 
Nahl Suresi - 97 . Ayet 
Meal (Kur'an Yolu)
﴾97﴿ Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve âhirete yararlı işler yaparsa kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerinin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.
İmtihanı başarıp ، emaneti iade ederken
Vâkıa Suresi
﴾83﴿ Ama can boğaza gelip dayandığında;
﴾84﴿ İşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.
﴾85﴿ Biz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.
﴾88﴿ Şayet o, Allah’a yakın olanlardan ise;
﴾89﴿ Ona huzur, güzel nasip ve nimetlerle dolu cennet vardır.
﴾90-91﴿ Eğer amel defteri sağından verilenlerden ise, (ona şöyle denir:) "Selâm sana ey hakkın ve erdemin yanında olmuş kişi!"
Hitabına mazhar olup, 
Zümer süresi 73. ayet 
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.”
Güzel sonucuna ulaşmayı umarak
Bayram edelim.
--
24 Mayıs 1993 tarihinde Elazığ-Bingöl karayolunda silahsız bir şekilde otobüs ile seyahat ederlerken, Pkk'lı teröristler tarafından şehit edilen 33 askerimizi rahmet ve şükran ile yad ediyoruz. 
Ruhları şad, mekanları cennet olsun..
Hadise sonrası Sarıkamış'tan 17. Piyade alayı olarak Kiği'ya intikal ettik ve bu kahpeliği yapanlara şeytan dağlarında en ağır ölümleri tattırdık. O zaman alay komutanımız sonra genelkurmay başkanı olan Necdet Özel idi. Paşamın ve kumandasındaki askerlerii de burada hayr ile yad ederim.
--
Bir de çocuk doğurma hususunda kadın için en verimli çağ 12-18 yaş arasıdır söylemi ileri sürenler türedi. Ey Arap örfünü din diye kabullenen türediler! 18 yaşını doldurana kadar bu ülkenin hukukunda kız da erkek de çocuktur, bilginiz olsun. Çok meraklı iseniz zaman makinasını icad edip bu mevzunun meşru sayıldığı zamanlara seyahat edin, ya da bu ülkede sesinizi kısın. Sizin üç kuruşluk şehvetinizi tatmin için kullandığınız argümanlara imanınız harbiden var ise, en önce kendi kızınızı everin sıkıyorsa ve tabi buna yol bulabilirseniz tabii, zira en önce kızınız size küfreder ve sonra devlet, canınıza okur.




 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.