Kim, sevdiği birine eziyet eder; zatürre olan evladına iğne vurduran anneden başka. Bu eziyet midir? Görünürde evet. Ağlar çocuk ciğeri çıkasıya; ama anne dinlemez ağlayışını, bağrına taş basar, o iğneyi vurdurur evladına, bin bir teselli cümlesi yanında süs olarak hem de...
 
Ayrıca; çocukken mesela; yanlış yaparız, o babamızdan saklar, fırçayı kendi yemek pahasına.
Bağırırız çağırırız; ama elbisemizi ütüler, yemeğimizi yapar. Ne de olsa bunları biri yapacak sonuçta, bizim pencere böyledir.
Harçlığımız biter, bin bir türlü dalevera ile, bir sürü laf işitmek de çabası, bize bulur lazım olanı.
Başımız ağrısa, onun başı bizden daha fazla ağrır. Sevinçlerimizde, en önde sevinen yine odur.
 
Büyüyünce; başarımız onun başarısıdır, başarısızlığımız da..
O, hayatımızın en yakın takipçisidir.
Biz onun her zaman minik yavrusu olarak kalırız. Hep korur bizi, ölünceye kadar. Onda sevgi, fıtratına ekilmiş evladına karşı.
 
Öyleyse:
 
Dost eziyet edecekse, anne gibi
Dost sevecekse anne gibi
Dost verecekse anne gibi
Dost olacaksa, anne gibi; ama bilirsiniz yoktur böylesi...
 
Bu dünyada ana gibi yar olmaz derler, doğru söylerler.
 
Ana gibisi yoktur; o kıyı köşe aranan ise budur. Anne, baba gibisi aranır. Daha çok aranır ama. Çünkü en yakın dostunuz olmadık zamanda sapıtıp, canınızı yakabilir. Yanında temkin tedbirleri almadığınız bir zaman zıplatıverir sizi. Ona vermediğinizde tavrı değişir. Bunları bilerek dostlaşmak ve fazlaya talip olmayıp, olanla yetinmek en yaşanılası olan...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.