Her anne ve babanın çocuğuna bakışı sevgi doludur. Anne ve babanın ırkı, dini ve ekonomik durumu bu bakışı değiştirmez.
Hayatın her anını şenlendirip her karesini renklendiren varlıklarımızdır, çocuklarımız... Masumiyetin şekillendiği yegane zenginliğimiz…
Onların hiç bir acılarına dayanamaz, tahammül edemeyiz. Kucağımızdan indirmeyiz. Bazen peşlerinde, bazen arkalarında koşar onları eğlendirmek için dilimiz dışarıda soluk soluğa kalırız. Hiç tereddüt etmeden onlara eşek olur, sırtımıza alıp yerlerde sürünürüz. Yağmurda yaşta bir saniye bile fazla kalmasın diye her çareyi devreye sokarız. Biz aç kalır onları doyururuz, biz yorulur onları dinlendiririz. Kucağımıza alır yukarı fırlatır, bir daha bir daha fırlatır ve onun da tutulacağından emin bir şekilde kikir kikir gülmesine mest oluruz.
Evet, bütün bunları sağlıklı bir anne ve baba olarak yapabilirsiniz.
Bütün bu sayılanları yapmayı ben de o kadar isterdim ki...
Bugün bir engelli olarak kendimi değil de engelli bir babaya sahip olan oğlumu yazmak istedim.
Küçücük yaşında babası ile koşup oynamayı, yerlerde sürünmeyi isteyen ama bunu tadamayan oğlumu...
Kendi eksikliklerini kapatacak bir babaya sahip olamayınca, ufacık haliyle babasının eksikliklerini kapatmak zorunda olan biricik oğlum.
Babasından sadece istekte bulunup eline verilmesini beklemesi gerekirken, marketin yolunu tutup, babasının taşıyamadığı eşyaları eve taşımak zorunda kalan, para ile hiç işi olmaması gereken yaşında para üstü hesabını yapmak zorunda kalan bir çocuk tanıdınız mı hiç?
Bu durumu kelimelere dökemeyen ama yüzüne baktığınızda cevap veremediği sorulara şahit olduğunuz bir çocuğunuz oldu mu?
Evet, benim böyle bir çocuğum var.
Çok erken yaşta hayatın sorumluluklarını omuzlamış bir çocuk.
Diğer babalar gibi olmayı istememle, diğer çocuklar gibi olmak istemesi arasındaki farkı bana anlatabilecek bir edebiyatçı ya da sosyolog tanıyor musunuz?
Evet ben bir engelliyim.
Çocuğum da engelli bir babanın çocuğu…
Etrafınızda belki de binlerce çocuk var.
Annesi ya da babası engelli olan…
Onlara bir engel de siz olmayın.
O minik bedenlerin yükünü hafifletecek duygu ve düşünce ortamını oluşturup aşılayın.
Kucağıma alıp onunla oyun oynayamasam da ben de sizin gibi bir babayım.
O da benimle istediği gibi oyun oynayamayıp, çocukluğunu yaşayamasa da sizin çocuğunuz gibi masum bir çocuk.
Sevgimiz aynı.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülşah temel 3 hafta önce

Bazı şeyler kalpte yaşanır oğlunuzla sizin aranızdaki ince bir bakış bile dünyalara değecek kadar büyük bir nüanstır.
Çok güzel bir yazı çok beğendim yüreğinize sağlık Güven Bey.

Avatar
Thecim 3 hafta önce

Güzel tesbit teşekkürler

Avatar
Ali Bey 3 hafta önce

Bu hayatta herşey istediğimiz gibi olmuyor onun için herzaman şükür etmemiz gerek çünkü baba hasreti çeken çocuklarımız da var. Dediğiniz gibi tüm çocuklarımızı sevelim koruyup kollayalim

Avatar
Orhan gulder 3 hafta önce

Bende o çocuklardan biriyim ama acılar oldurmuyorsa güçlendiriyor güven bey ince tesbitleriniz çok hoşuma gitti devamı ni sabirsizlikla bekliyorum ve bizleri bilinclendirdiginiz için ayrıca teşekkür ederim