Geçenler de olan bir olaydan bahsetmek istiyorum..

Yanımda bir amca, elinde gazete, bir cinayet haberini okuyor.. Haberi belki hepimiz okuduk ama kimseden böyle içten ve üzgün bir yorum duymamıştım…

“Bu kadar nefret nasıl olabilir Allah’ım”

“Bu şiddet, kin, nefret ben bu kadarına anlam veremiyorum” dedi.

Haberin detaylarına baktığımız da kimimize göre “geçerli sebebi varmış” diyebileceğimiz, kimimizin de “bu kadarı olmaz artık” diye yorumlar sıralayacağı gözümüzün görmeye, kulaklarımızın duymaya alıştığı bir haberdi belki.

Amca devam etti; “Nasıl olur, yok olmamalı, bu kadar öfke, acıdan bu kadar zevk olamaz, gencecik bir fidan, her şey onun için bu kadar yeniyken neden” dedi.

İnsan ne yaşamış olabilir ki bu hale gelsin diye o kadar içten hayıflanıyor, üzülüyordu ki. Alıştık diye baktığımız bir gözümüzün gördüğü ama diğer gözümüzü kapattığımız haberlerdendi bu da aslında ama o amca çok farklıydı, yüzünde gördüğüm şey şu idi; daha buzlamamış, donuklaşmamış duygular tepkiler vardı.

Ben buradayım diyen o kadar güzellik varken, bu öfke bu kin, nefret bizlere hiçbir zaman güzel şeyler yaptırmayacak ve bizde alıştık diye donuk bir şekilde okuduğumuz haberleri görmeye devam edeceğiz.

Sabretmeyi, güzeli görmeyi, eyvallah demeyi öğrenmek gerek belki de…
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.