Çağdaş bir düşünür “milliyetim akaidim (inancım)” der. Her milletin bayramı vardır. Ama bu bayramlar birbirine benzemez. Müslümanların bayramları yeryüzünün neresinde olursa olsun bir birine benzer. Çünkü tek millettir.
            Son nebi (sav) Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman, Medinelilerin iki bayramı olduğunu gördü. Medineliler bu bayramlarında oyun oynar ve eğlenirlerdi. Bu durumu gören Hz. Peygamber “Allah (cc) size kutladığınız bu iki bayrama karşılık daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban bayramını lütuf olarak vermiştir" buyurdu.

            Bayramların neşe ve sevinç günleri olduğu yine bizzat Hz. Peygamberin ifadelerinde yer almıştır. Buhari’nin Hz. Ayşe’den rivayet ettiği bir hadis-i şerifte; sevinci ve mutluluğu içeren etkinliklerin yapıldığı ve Buhari’nin diğer bir rivayetinde, söz konusu etkinlikte; Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir’e (ra) "Ebu Bekir! Her ümmetin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır" buyurmakla, bu günlerde yapılacak meşru eğlence ve sevinç gösterilerine izin vermişlerdir.
            Öncelikle bilinmesi gereken bir şeyi hatırlatalım; Bayram Günleri asla tatil günleri değildir. Denizde, sahilde ve otellerde geçirilecek ölü günler de değildir. Bayram günleri bir Müslüman için; kardeşliği, yardımlaşmayı, dostluğu, akrabalık ve komşuluk ilişkilerini güçlü kılmak, ülfeti tesis etmek ve ümmet bilincini gerçekleştirmek için en aktif olması gereken günlerdir. Bayramlarda, tatil bahanesiyle toplumdan herhangi bir yerde vakit öldürmek, her şeyden önce bu bayramların fazilet ve sevabından mahrum kalmak ve sünnete muhalefet etmektir.
Öyleyse bayramlarda yapılması gereken şeyler vardır, şöyle ki: Bayram sabahında erken kalkmak, yıkanmak, gusletmek; ağızı temizlemek; güzel koku sürünmek; en güzel elbiseleri giyinmek; Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek için sevinçli ve neşeli görünmek.          Ramazan Bayramı'nda sabahleyin camiye gitmeden önce tatlı bir şey yemek.   Sonra sabah namazını ve bayram namazını cami de kılmak;   müminlere rast geldikçe güler yüzlü olmak ve tatlı söz söylemek bayramın bizden istediği güzelliklerdir.
            Ayrıca çocuklar, bilhassa öksüz ve fakir çocukların sevindirilmesi; akraba, eş ve dost ziyaretlerinin yapılması, hâl hatır sorulması. En önemlisi, aralarında dargınlık olanlar barıştırılması; hayatın monotonluğu bayram gibi önemli günlerle kesilerek fakirlerin hatırlanması, yetimlerin sevindirilmesi, kimsesizlerin ziyaret edilmesi ile ancak İslâm’ın emrettiği gerçek kardeşlik sözden fiile dönüşecektir.

            Müslümanlar birbirlerinin bayramlarını, mümkünse karşı karşıya gelerek ya da telefon gibi iletişim vasıtalarıyla kutlamalılar. Uzun zaman hatırlanmayan dostlar bu vesile ile hatırlanmalıdır. Bayramlar yine, yenilip yedirildiği, içilip içirildiği ikram günleridir. Akraba ve eş-dost ile beraberce bu günün mutluluğu paylaşılmalıdır. Bunun için de bayramlarda oruç tutmak Hz. Peygamber tarafından yasaklanmıştır.(Buhârî)
Bayramlar Allah’ın rızasının ev ev, sokak sokak ve cadde cadde Allah’ın rızasının arandığı günlerdir. Sevap kazanma pazarıdır. Asla şeytanın günah karnavalına çevirdiği ve günah pazarladığı günlere dönüşmemelidir.
Bayram ziyaretlerinde; tesettüre, kadın ve erkek ilişkilerine (tokalaşma gibi) ve haremlik selamlık boyutuna dikkat edilmelidir. Bayanlar defileyi andıran giyim ve kuşamdan uzak durmalı ve misafir kabul etmede ve ziyaret esnasında İslami ölçülere mutlaka dikkat edilmelidir.
Bu bayramı da buruk geçireceğimizin farkındayım. Yerel anlamda sevinicimiz söz konusu ancak küresel anlamda acılarla yüz yüzeyiz. En son ümmetin acılar kervanına katılan Mısır, karmaşık bir hal alan Suriye, unutulan diyar Doğu Türkistan, son yıllarda bilinen Arakan vd. yapabileceğimiz her şey başta dualarımız olmak üzere; dünya Müslümanlarıyla beraberiz. Kalbimiz onlarla atıyor.
Bilvesile Bayramınız Mübarek olsun.      
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.