Çocukluğumuzda sadece pul koleksiyonu vardı.
Büyüdükçe yeni yeni, çeşit çeşit koleksiyonlara şahit olduk.
Renk renk, kaliteli yüzlerce ayakkabısını gururla sergileyenlerden,
Yerde görseniz eğilip almayacağınız daire fiyatlarındaki tesbihlere;
Kolda taşınıp sadece zamanı gösteren yüz binlerce dolarlık saatlere;
Tamamen vahşet çağrıştıran, insan öldürmeye yarayan tabancalara;
Milyon dolarlık araçlara kadar enva-i çeşit koleksiyon sahipleri...
Kısacası bir yığın israf ve müsriflik koleksiyon adı ile masumlaştırıldı.
Bu lüzumsuz harcamaları öve öve bitiremeyen çapsızları da gördük.
Biz böyle koleksiyonlara sahip olmayı kendimize çok yakıştırmayız.
Ama koleksiyon yapmaktan da çok geri durduğumuz söylenemez.
Bizim koleksiyonumuz para harcanacak türlerden değil elbette.
Bizim kaygılarımız süs yarışı ile israf değil; bizzat israf edenlerledir.
Babasından kalan parayla israf edenlerle de fazlaca işimiz yok.
Hele kendi kazandığı parayı nereye harcadığına da karışacak değiliz.
En fazla bir uyarıda bulunur geçeriz.
İsrafın iyi bir şey olmadığını kendi inancına göre anlatmaya çalışırız.
O kadar.
Yalnız, başkasının parasını harcayanlara edecek çok fazla sözümüz var.
Hele ki bu para milletin parası ise asla dilsiz şeytan olmayacağız.
Bu devleti ve bu milletin hakkını sadece bürokratlara bırakmayacağız.
Bürokrasiye teslim ettiğimiz devletin halini 15 Temmuz’da gördük.
Siyasetin ne kadar aciz ve çaresiz olduğuna da yakinen şahit olduk.
Klasik bir sözle ifade edecek olursak:
"Devlet bürokrasiye bırakılmayacak kadar önemlidir"
Kamu kurum ve kuruluşları benim özel koleksiyonum demiştim ya;
Şimdi yeni bir liste hazırlıyorum:
Şubat ayından itibaren bunları sırasıyla burada dile getireceğim:
Hangi kurumda hangi yöneticilerin yakınları işe alınmıştır?
Belediyelerde hangi başkanların ve müdürlerin yakınları çalışıyor?
Belediyenin iştiraklerinde istihdam edilenlerin kaçta kaçı akraba?
Eskiden bu tarz işleri biraz daha gizli saklı yaparlardı.
Becayiş usulü ile birbirlerinin yakınlarını alırlardı.
Mesela milletvekillerinin hiç danışmadıkları danışmanlar vardır.
Başbakanların bile hiç danışmadığı ve tanışmadığı danışmanlar gibi…
Bir vekil bir arkadaşının kardeşini danışman alırken o da bu vekilinkini…
Değiş tokuş yapılarak yapılan şaibeli işi örtmeye çalışırlardı.
Şimdiki vekillerde böyle bir çekincenin bile olmadığına şahit oluyoruz.
Memlekette ihtiyaç sahibi birçok insan varken;
Belki de liyakatli bir sürü işsiz varken kendi etrafını kalkındırmak.
Bal tutan parmağını mı yalayacak yoksa başka bir yeri mi göreceğiz?
Devletin malını yiyen mi domuz yoksa yemeyen mi anlayacaksınız.  
Bu aşağılık sözlerle hırsızlığı ve yolsuzluğu meşrulaştıranlar;
“Yakında nasıl bir inkılapla devrildiğinizi göreceksiniz...”
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sinan coruk 5 ay önce

mahmut bey size bu konuda yardımcı olabilirim özelden mesaj atarım

Misafir Avatar
Mahmut Şahin 5 ay önce @sinan coruk

bekliyorum sinan bey...

Beğenmedim! (0)
Avatar
İsmail TURHAN 4 ay önce

mahmut bey Allah sizden razı olsun, halkımız da inşAllah bu işlerin parti işi olmadığını, meselenin hak-hukuk işi olduğunu, bunun kader olmadığını anlar. en büyük partinin halk olduğunu, tüketici olduğunu anlar. siz yılgınlığa düşmeden çalışmanıza devam edin , başarı muhakkak gelecektir...