Ülkemizde 18 maddeden meydana gelen Anayasa değişikliği teklifi mecliste kabul edildikten sonra 16 Nisan 2017 Günü milletin onayına sunuldu ve halktan yüzde 51.5 EVET oyu alarak kabul görmüş oldu.

Yüzde 48.5 civarında seçmen kitlesi de anayasaya destek vermedi.

Mevcut seçim yasasına göre yüzde 50’yi aşan miktardaki her oy kabul anlamına geliyor ve bu miktara ulaşan halk desteği yasanın kabulü için yeterli sayılıyor. Bu durum hukuken ve kamu vicdanı içinde yeterli olan bir orandır.

Bazı çevrelerin insanların oylama sonuçlarını kabullenemeyip sonuca itiraz edip insanları sokağa çıkarak eylem yapmaya davet etmeleri millet iradesini içlerine sindirememişlik ve hukuka razı olma olgunluğunu gösterememenin bir sonucu olup, milletin kararına saygısızlık ve başkaldırıdır. Hukuken de suçtur. Yeni anayasa değişikliği ile Türkiye’nin rejimi değişmedi. Rejim yine demokratik laik Cumhuriyet rejimidir. İdari sistemde değişlikler ve kolaylıklar getirilmeye çalışılmış olup idaredeki tıkanıklık ve hantallıktan kurtulmanın milletin tercihini idareye daha kolay yansıtmanın yolları aralanmaya çalışılmıştır.

Anayasa için yapılan halk oylamasında seçmenin EVET yada HAYIR oyu kullanma gerekçeleri iyi analiz edilirse EVET diyenlerin tamamının aynı amaçla EVET demediği, HAYIR diyenlerin tamamının da aynı amaçla HAYIR demediği ortaya çıkacaktır.

Yeni Anayasa için EVET kampanyası yürüten Ak Parti ve MHP ile bunlara destek veren HÜDA-PAR ve BBP’nin oy oranlarının toplamı normalde yüzde 70’lere yaklaşıyor iken, referandumda sandıktan çıkan yüzde 51.5 oranındaki destek ve kabul oyu tabanın siyasi partilerin davetlerine tamamen itibar etmeyip itiraz ettiklerini gösteriyor. Aynı zamanda yüzde 48.5 oranındaki HAYIR oylarında da sadece CHP ve HDP tabanının oylarının olmadığı iktidarın tavrından, ona destek veren partilerin tavrından, yapılan değişikliği tam olarak tanımamaktan, bunun yanında FETÖ ve PDY ile ilgili sorgulama tutuklama görevden alma olaylarından dolayı duyulan rahatsızlıklardan kaynaklandığı söylenebilir.

Sandıktan çıkan sonuca razı olmamak Milli İrade’ye razı olmamak ve milleti tanımamaktadır. Yanlış bir yaklaşımdır. Gerekli olan sandıktan çıkan sonucu iktidar ve muhalefetin doğru okuyabilmeleri, gelecek için yapacakları planları bu doğru okumalara göre şekillendirmeleridir.

İktidar partisi olan Ak Parti’nin hükümet olmak için girdiği son seçimde milletten aldığı oy oranı yüzde 49.5 idi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu göreve gelirken milletin yüzde 52’sinin oyunu almıştı. Millet hangi gerekçeleri düşünerek MHP ve diğer partilerin desteğine rağmen yeni anayasa için sadece yüzde 51.5 oranında destek verdi. Hangi gerekçelerle de yüzde 48.5 oranındaki toplum kesimi yeni anayasaya onay vermedi. İktidarın ve muhalefetin bu sonucu elbette analiz edeceğini düşünüyorum.

Kabul edelim etmeyelim dost acı söyler! Bu dönemde makamlara getirilenlerin tamamına yakını ehil insanlarmı, Harcamalar yerli yerinde mi yapılıyor, Danışmanlar danışılacak kapasitede mi, yoksa küstürülmemek için mi bu makamlara getiriliyorlar. Devlet kadrolarında hepsi bizim olsun başkasının olmasın kıskançlığı ve hoyratlığı ile ehil olmayan insanlar makamlara getiriliyormu, başta yerel yönetimler olmak üzere devlet yatırım ve hizmetleri gerektiği şekilde denetleniyormu, FETÖ soruşturmaları dahil olmak üzere değişik suçlardan dolayı uygulanan görevden alma açığa alma tutuklama ve soruşturmalar titizlikle inceleniyormu. İtiraz ve şikayetler zamanında değerlendirilebiliyormu?

Bunları çoğaltmak mümkün. Cumhuriyet idaresinde hakimiyet milletindir. Milletin iradesine ve onayına dayanmayan yönetim meşru değildir. Toplumun gönlüne giremeyen, adaleti ile ehliyeti ile ona hizmet edemeyen kişi ve kadrolara millet onay vermez. Vermişse adaletsizliği gördüğünde onayını çeker. Yani milletin oyu çantada keklik değildir. Millet idareciye değil, idareci millete muhtaçdır.
Özellikle iktidar partisi yöneticileri ve onların destekçisi insanlarımız ve kurumlarımız şunu akıllarından asla çıkarmamalılar. Ülke sadece iktidar partisi ve destekçilerinin malı değildir. Vatan toprağında yaşayan 80 milyon insanın ortak malıdır. Ülkenin makam, mevki ve imkanları da böyledir. Hepsi benim partimden olsun, hepsi benim sendikamdan olsun, nimetlerin hepsi benim olsun, ‘benim adamım yaparsa doğru, başkası yaparsa yanlış’ yapar mantığı adaletsiz ve hayırsız bir mantıktır. Gönüllerde yeri yoktur.

Şimdi iktidar içinde, muhalefet içinde hesap zamanıdır. İktidar niçin yüzde 48.5’luk oranında insanımızı memnun edememenin hesabını, muhalefet ise niye yüzde 51.5 insanın onayından mahrum kalmanın hesabını yapmak durumundadır. Unutmayalım ülke ve imkanlar ile zahmetler benim senin onun değil hepimizindir. Üzülürsek hep beraber sevinirsek hep beraber olabildiğimizde birlik olur düzen olur. Kendi adamlarımız ve çevremizde olsa yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebiliyor isek birliğimiz devam eder.

Yeni anayasa ve yapılacak uyum yasaları ile ülkemizin ve insanımızın, hiçbir ayrımcılığın olmadığı (Siyasi görüş, Bölge, Din, Mezhep, Etnik Yapı, Kültür) geleceğe umutla bakan hakkın ve adaletin hakim olduğu tüm ön yargılardan arınmış sen, ben, o yok biz varız diyen bir toplum yapısının ülke olmasını hayal ediyor yeni dönemin hayırlar getirmesini diliyorum.
Selam ve Dua ile…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.