İnandığınız, inanmak istediğiniz ve inanmanız gereken aynı değil ve yaşadığınız, yaşamak istedikleriniz de farklı farklı mı? Yaşam içindeki bunalımların kökü bu çelişkinin arada sırada gün ışığı görmesi nedenli. Zayıf ve biçimsiz olsa da, paketinin gösterişliliğinden göz dolduran şuur, daima beğeni ve varlık telaşındadır. Biçimsizdir; çünkü var olduğundan bu yana kaymaktadır boşluklara. Zayıftır; çünkü güçlü olabilmeyi asla beceremez. Şuuru anlatmayı başka yazılara bırakalım da Kestirmeden gidelim: Neden siz, sizde gördükleri kişi değilsiniz? 'Başkalarının yaşamına oynamanın ezikliği kişiliksizleştirdi de ondan' diyemeyecek kadar da burnu büyüksünüz değil mi? Sizin inandığınız Rabb, sizi anlayabilir ve kul kabul edebilir; ama sizden bir gram eksik iki gram fazlaları kul kabul etmesi fikri canınızı sıkar değil mi? Siz 'çaktırmadığım halt benimdir, çaktığım haltın da tuu suratına'cılardan asla olamazsınız üstelik...
Kuru sırık gibi dümdüz. Çelik gibi sağlam. Bıçak gibi keskin. Ayı gibi güçlü imanınız var! Ama mutsuzsunuz! Ağzınızın tadı yok! Ruhunuz daralıyor! Doğru insan olarak anılmak büzüyor ve Kabzlardasınız! Daral daralsınız!
Onun bunun yaşamını didiklemek, dedektiflik de pek işe yaramıyor! Kısa bencil keyfler ve sonrası yüzü koyun yıkılımlar... Ofluyor pufluyor; ama odanıza biri gelince suratınızı değiştiriyorsunuz! Yaşamaktan bıkmış oluyorsunuz çoğu zaman... Allah'ım! diye sarıldıkça, daha bir uzaklaşıyor o aradığınız huzur sizden. Bir türlü o çok istediğiniz rızaya kavuşamıyorsunuz... Civa gibi akıyor ve bir hale ait olamıyorsunuz! En olduğunuzu düşündüğünüz yerden en uzaktasınız! Hatta size göre siz: Kirlisiniz. Pisliksiniz. Herkes kirli ve pis! Of Allahım! Kurtar beni! Öyle mi? Siz Allah Teala'ya inanmıyorsunuz! Önce bu netleşsin neye inandığınızı ve neden ona Allah dediğinizi anlatsın kalem... Siz kim? Siz değilsiniz tabi o, sevgili okuyucu... Damın üstündeki saksağan!
--
Gece Kocaeli'nden bir engelli emekli aradı. 2014'te engelli vergi indirimi yazısı ile emekli olmuş ve aradan 5 yıl geçtikten sonra, SGK kontrol muayenesine çağırmış, emekli olduğunda %41 olan rapor oranını %22'ye düşürmüşler ve bu raporu esas alarak kurum, emekliliğini iptal etmiş. Ne yapılabileceğini danıştı. Şehrinden bir avukat desteği alması gerektiğini ve dava iş mahkemesi görevinde, duruşmalı bir dava olduğu için ve bendeniz de engelli bir avukat olduğum için, seyahat engelim sebebi ile davasını alamayacağımı, ama vekalet vereceği avukata bilgi desteği vereceğimi söyledim. Rapor sahte olabilir zannı ile bunu yapıyormuş kurum da, kurum malulen emeklilik ile vergi indirimi müesseselerini karıştırıyor. Velevki sahte olduğunu iddia eden ispatla yükümlü ki emekli olurken var olan oran üzerinden işlem tesisi esastır. Rapor sahte değilse mevzuyu yargı emekli lehine çözer. Sonradan oranın düşmesi vergi indirimi ile emekli olanın sorunu değil. Emekli olduklarında şartları sağladı iseler ve rapor da sahte değilse sorun yok.
--
Ağaç dikme etkinliklerinde umumen çam ağaçlarının tercih edilmesi bir vakıa, ama özellikle tabii hayattaki börtü böcek, arı, kuş vesair canlılar da düşünülerek müsait alanlara meyveli, çiçekli ağaçların dikilmesi daha elzem olsa gerek. Mailis Nalars
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.