Üzerinde yaşadığımız topraklarda vatandaşlar arasında bir hak ve batıl savaşı varmışcasına kendini inandırıp, bu savaşın yılmaz neferi olduğuna şartlanmış her kişinin, şapkasını önüne koyup, hevasına mı, hakka mı hizmet ettiğini etraflıca düşünmesi akıbeti için daha hayrlıdır.

Sevgi ve nefretini şahıslara odaklayan her kişi, zaman içinde sevdiğini neden sevdiğini, nefret ettiğinden neden nefret ettiğini unutuyor.

Halbuki kusur hoş görülmeyen idi ve fazilet sevilen...

Sonra bir bakıyorsun, kişi kusur küpü olmuş ve bu şartlanmışlık ile o dibine kadar seviliyor. Kişi sevilen vasıflar ile donanmış ve nefretin temeli sakat olduğu için ona ısrarla bir hoşnutsuzluk devam etmede...

Hakkın ve batılın üstünde ayan beyan toplandığı insanlar kalmadı. Aklımızı başımıza alalım ve sevgimiz hakka, öfkemiz batıla olsun. Şahıslara değil...

Aksihalde dün sıfatından sevdiğimizin bugün haltında da yanında oluruz ki, işte o gün harap olduğumuz gündür.

Geçmiş olsun.
-- 
Gecikmiş 23 Nisan mesajım

Hey milli iradeye fransız! Sen ve şahsında sen gibi mevzuyu kişi odaklı görüp, olmadı yok edilsin diyenler bunun bir milli tercih olduğunu ve milletin, tercihine er geç sahip çıkacağını atlıyorsunuz.
İnsanımız insana yakışan bir hayat istiyor ve bunu tesis edebileceğine inandığına destek veriyor. Sen benim o diyorsan, ikna et ve seni tercih etsinler. Bu kadar açık.
--
18 yaş ve altı çocuktur ve çocuğa yönelik her tarz cinsel içerikli saldırı ve mesajların en ağır ceza i müeyyide ile bertaraf edilmesi devletten beklenendir. Dolayısıyla sosyal ve sanal dünyada bu yaklaşım asla ihmal edilemez. Devlet bir yandan suç yollarına parke taşı döşeyen ve suçu teşvik eden, diğer yandan suçu cezalandıran bir mekanizma kurgulayamaz. Dizi ve filmlerde, ürün reklamlarında  çocukları cinsel objeler olarak lanse eden tüm kurgular başta olmak üzere, çocukları cinsellikle anan her türlü neşriyat denetlenmeli ve engellenmelidir.
--
Bir zihniyet sorgulaması 

Anadolu şehirleri İtalya, Fransa, İngiltere, Yunanistan tarafından işgal edildiğinde o devrin milis kuvvet komutanları, işgalcileri sivillerle (çoluk çocuk, yaşlı) karşı karşıya getirici (sokak savaşları gibi) savaş teknikleri yerine farklı yöntemler kullanarak işgalcilere zayiat vermeye çalıştılar.

Bu nedenden Anadolu'da şehirlerde patlayan bombalar ile ölen binlerce insan öyküleri duymadınız.

Suriye'de gaz soluyan, bombaların yıktığı binaların enkazları altında ezilen, mermi yiyen, açlıktan ölen korunmasız masum çocukların ahirette sadece şebbihaların yakasına yapışacağını sanmıyorum.

Sivilleri siper edinerek savaşan, sivillere sıkan herkes aynı sıfatın sahibidir.

Sokaklardan çekilin be!

Not: İnsanlar neredeyse bu iş nereden başladıyı unuttu bile ve fakat her gün çocuk ölüyor, her gün yokluk artıyor, her gün perişanlık çoğalıyor...

Güç sahibi isen bunu engellersin, değilsen buna destek vermemek ve bu ölümleri -kim vesile oluyor ise fark etmez- lanetlemek gibi acizce, ama erdemli bir tavrı seçersin.

Bu arada eğer bu ülkeler arası bir savaş olsa idi, böylesi ölümlerin sürdürülebilirliği imkansızdı. İç savaş ayağına ölümlerin devam etmesi ve çoğalması sağlanıyor.

Yazıklar olsun.

Bunlar milis güç diye destek veren de bu ölümlerden sorumludur.

Eski bir yazı ama fikir hala taze
-- 
Hukukun (Kanunun değil) haksızlık olarak nitelediği ile vasıflanmış birini bir insan neden yere göğe sığdırmaz?

İşte aşağıda yazdığım hususlar sebebi ile...

Bir idarecinin en ihtiyaç duyduğu kişi, onu pohpohlayan, yere göğe sığdıramayan kişi değil; hatasını, ayıbını, haltını ona çekinmeden söyleyen kişidir.
-- 
Muhakeme kabiliyetini artırma ve güçlendirme adına basit bir uygulama önerisi: Herhangi bir konuda yazılı bir metni okuyarak, yazıda kullanılmayan kelimeler ile, metinde anlatılan temel vurguyu ifade etmeye çalışmak ki bu çalışma hem eğlenceli hem de beyin sağlığı için çok faydalıdır.
-- 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.