Rasulüllah (SAV) bir Hadis-i Şerifinde, “Aynı gemide bulunan insanlardan alt katta bulunanlarının gemiyi delerek su almak istemeleri halinde, diğerlerinin buna mani olmaları gerektiği, aksi halde gemide bulunanların hepsinin batıp gideceği” örneğini vererek; birlikte yaşayanların bazı zamanlarda, zarar verebilecek mihrakları bertaraf etmelerinin zaruri olduğunu anlatmıştır. (Buhari, Şirket 6, Şehadat 30)

Ülkemiz yine kritik günlerden geçiyor. Mehmetçiğin güvenli bölge oluşturmak amacı ile Fırat’ın doğusuna harekâta başladığı şu günlerde; geçimini Ortadoğu’dan sağlayan, sömürmeye alışmış “alt insan” gurubuna mensup vahşi yaratıklar, her zamanki gibi çıldırmış durumdalar. Ekonomik savaş ilanından tutunda, her gün binlerce tır dolusu silah yardımına; Doğu Akdeniz’deki Türkiye varlığına saldırı tehdidinden tutunda, NATO’dan çıkartılma şantajına kadar her türlü vahşiliği göstere bileceklerine dair açıklamalar yaparak Türkiye’yi korkutmaya, yedi düvele meydan okuyan Müslüman-Türk Ordusunun önünü kesmeye çalışıyorlar.

Aslında bu insan altı varlıkların ciyaklamasını normal karşılamak gerekir. Zira teröre kırk yılda, 40.000 şehit veren Türkiye bu baş ağrısını tedavi ettiği zaman, ekonomik, siyasi ve askeri yönden edilgen bir ülke olmaktan kurtulup, dünyanın en etken birkaç ülkesi arasına girecek… İçimizdeki gözü ve kalbi kapalı iş birlikçi mihraklar bunu örtbas etmeye çalışsalar da, ağababaları bunu açık seçik ifade ediyorlar. Elde edilecek zaferin, kurtuluşa giden yoldaki en önemli kavşak olduğunu bildikleri için,  düşmanlıkta ittifak hiç gecikmeden oluşu veriyor!...

Anlaşılması zor olan, içimizde milliyetçilikten, ulusalcılıktan, dindarlıktan ve vatanseverlikten dem vurup, “Barış Pınarı” denildiğinde geveleyen, bıyık altından gülenlerin tutumu…  Zafer sonunda Türkiye’nin kazanımlarının neler olacağını bildikleri halde, bu anlaşılmaz tutum neden?... Neden, bu işbirlikçi ağzı neden?.... Birlik beraberlik bu gün değilse ne zaman?...

Gelin yeniden bir “Millet” olalım… “Milli Birliğimize” sahip çıkıp, kardeşliğimizi ispat edelim… Milliyetçiliğiniz, ulusalcılığınız, dindarlığınız bunu gerektirmiyor mu? Yoksa sizin vatanseverliğinizin membaı başka bir vatan mı?  Değil ise,  bu gün “gemiyi delmeyi” düşünmediğinizi görmek herkesin hakkı… Aynı oyunlara bir kez daha düşmek, gözünüzün önündeki gerçekleri görememek size yakışıyor mu?

Mehmet Akif Merhum bu günün basiretsizlerine, 1913 yılında nasıl bir feraset ışığı tutmuş, kulak verelim…
Ayrılık Hissi Nasıl Girdi Sizin Beyninize?
……………………………………………………..
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.
 
Siz bu davada iken yoksa, iyazen-billah,
Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.
 
Diye dursun atalar: 'Kal'a içinden alınır.'
Yok ki hiç bir  kişiden... Millet-i merhume sağır!
 
Bir değil mahvedilen devlet-i islamiyye...
Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye.
 
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
 
Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.
 
işte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
işte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi.
 (27 Kanunuevvel 1328-1913/Mehmet Akif Ersoy)
            Selam ve dua ile…

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yalçın 1 ay önce

kalemine sağlık