Bir cemaate, kliğe mensup olup, tabiiyetini görev için devlet kapısından içeri girerken dışarıda bırakamayacak olanlar, devlette asla görev almamalı, alamamalı. Bu derece kendini bağımlı bulan, eğer kendini ihbar edemiyor ise, vazifeden sakınmıyor ise, bir vakit sonra ya alçaklaşır, ya da alçakların oyuncağı olur.
-- 
Tutku Tanrısı 

Çayır çimenin tanrısı koyun, koyunun tanrısı çoban, çobanın ağa, ağanınki düzen, düzeninki çayır çimen... Anonim insan sözü aday adayı... 

*
Çoban koyunları en taze otlara götürür. En mineralli sulardan sular onları. Düşmanlarına karşı korur ve uçurumlarda zayi etmez. Sürüyü kollar, ağırlar. Koyunların bakımlarını yapar. Yavruladıklarında sarar, sarmalar, eziyet çektirmez. Yelden, tufandan sakındırır...

Niye yapar bunları? Koyunları çok mu seviyordur? İçindeki hayvan sevgisinin coşkusu mudur bu özenli bakımın nedeni? Ya da bir koyunun ulaşabileceği en ideal kilo ve et lezzetimi midir amaç?

Dışarıdan baktığımızda çobanın kuzuyu yüzünde sıcak gülümsemeyle sevmesi içimizi titretir, seviniriz. Şefkatimiz kabarır. Sürüden ayrılan koyunun peşinden seyirtmesini gördüğümüzde 'aferin çobana' der, gururlandırırız onu. Koyunları dağların yamacındaki kekik tarlalarına götürmesini, şifalı, kokulu otlarla beslemesini gördüğümüzde yaşama sevincimiz çoğalır.

Şuurumuza dolan lezzetli et hissinin gözlerimizdeki şimşirik şimşeği midir bu; içimizdeki hayvan sevgisinin taşması mı?

Oğlan kızı sever! Kı zı se ver.. Adını sayım sayım sayıklar! Peşinde pervanedir, yapmadığı kur, girmediği kılık kalmaz sevgilisi için de, niye!? Sevgiliye beğeni, sevgilinin methi, ona duyulan sevgi, onun için midir? Erişilmek istenen, yüksek arzu duyulan şeyi elde etme adına içerden bir dürtü müdür bu?

Hani okumasaydınız çoban koyun ilişkisini anında kapılırdınız da, geçti sizden artık o saftiriklikler... Hapı yuttunuz... Sevgi denince bir ürperti ve kaşıntı sahibisiniz artık.

Ortada bir üçkağıt var! İşin eğri yanı da var, düz tarafı da... Bir hile var. Bir inkar... Bir açık zuhurunun şiddetinden gaib sır! Kuma gömülmüş kafa, açıkta bir kıç var!

İşçisini kollayan patron
Müridini hoplatan şeyh
Halkını okşayan politikacı
Öğrencisini teşvik eden hoca
Karısını şımartan koca
Yazısını okunası yazan yazar
Okuduğunu alkışlayan okur
Tanrıyı seven kul
Şeytandan korkan muhlis bu üçkağıdın neresinde? Ne kadarı ne kadarına bulaşmış?

Soğuk kış günü, kuzuyu koynunda ısıtan çobanda merhamet yok diyemeyiz; ama kuzu üç vakte kalmaz, kombine yolcusudur ve akıbeti için koyundadır çoban... Sır koyunda mı? Gütmede mi, ya da güdülmede? Koynundaki koyunda mı? Çoban eti mi sevmişti güderken, güttüğünü mü? Kızı mı seviyor, kendini mi?

Başka versiyonu: Allah'a mı inanıyoruz, tapınma güdümüzü tatmin için yarattığımız bir tanrıya mı? Zihnimizin oluşturduğu tanrıya Allah dediğimizde o, O mu oluyor? Onun O olmadığını nasıl biliriz ve Allah, bizim tapındığımız değilse, bu tapınma kime oluyor? Allah sevap günah tanrısı mı? Sevap ya da günah mı bizim tanrımız? Buradan yol var cevaplara... Koy sepete bu sözleri ve devam edelim yolumuza...

Not: Evet, tapınma hissi ve gereği fiiller bir güdüdür! Ya Ona tapınırız; ya da O olmayan her şey bu tapınmaya araç olabilir. Güdümüzü bazen biz güderiz, bazen de güderler.

'Tanrı tanımam' diyenler 'tanrı tanırım' diyenlerden daha samimilerdir eğer 'tanırımcılar'ın tapındığı Allah değilse. Şu bir gerçek ki Allah'a tapınılmadıktan sonra, ota, göğe, insana, nefse, ruha, şeytana, kendine, var ettiğine, tanrın saydığına; kısaca kime, neye ve nasıl taparsan tap, hepsi aynı kaynaktan çıkma...

Mailis Nalars Kutsallığı Kirlenmiş Yazıtlar MÖ: 3420
-- 
İtelenmiş Ötekilerin Ötelenmiş Halleri

'Ötekiler'imiz var; bizim de onlarca 'ötekiler' olarak vasıflandığımız... Algı ve anlayışlarımıza uygun zeminlerdeyiz ki bu karakteristik bir tavır..

Algılara müdahaleler ben merkezli olunca -hep banacılık- anlaşmazlıklar büyüyor. Egoist eğilim, ötekine varlığınca varlık hakkı vermeme ve onu aidiyete alma, sahiplenme ile biliniyor..

Farklı olanı, kabullendiği daireden -uymadığınca- dışa 'itelemek'... 'İteleme' sonucu, itelenen, haliyle 'iteleyenin' yanında olamıyor.

Ötekini itelememek!

Bu bir feraset, arifanelik ve olgunluk işi...
İnsanın dibinin değil, tepesinin vasfı...

Birinde bu tahammülü görmediğinizde kendinize eziyet etmenize gerek yok. beri durun ve dayayın bacağınızı bizzat siz iteleyin varlığınızı ondan.

Kendi gibi düşünmeyen ve yaşamayanları, yaşam sahası dışına iteleyenlerin azgınlığı yeryüzünde kan akıtıyor. Tüm kan bundan akıyor diyemem; ama en çok budur neden...

Farklı farklıyız. Müştereklerimiz de var. Müştereklerde genişlikler varken, diğerinin alanına zıplamak hangi kelime ile ifade edilmeli karar veremedim; ama yakışmıyor.

Hırs oluşuyor, haset körükleniyor ve nifak başlıyor...
Kim kime dum duma sonra...

İtelendikçe kinlenmek, ötelendikçe nefret duymak, iğrenmek, ötekileştikçe yabancı düşmek hep bundan...

İtelenen, kakılan, eziyet gören insanlar başkalarının onların varlıklarını hoş görmemelerinin onlarda oluşturduğu baskıya yönelik çaresizlik ve tepkiyi, o baskının kaynağına kin tutarak ve fırsat bulduğunda onlardan öç alarak gösterirler.

Bazen bu kendilerine yönelik şiddete ve bazen de kişi bazlı ve daha çok topluluk halinde yok edişlere kadar işi götürür.

Ayyaşla Yeşilay
Kızılla yeşil
Fahişeyle rahibe
Dinsizle dindar
Fakirle zengin
Çirkinle güzel
v.s v.s

Biri birine öteki ve yabancı ya;
Dünya döndükçe anarşi bitmez

Üç vakitlik ömür bin eziyet
Cami müdavimi ile meyhaneci aynı hayatın tüketicisi

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin! Tevfik Fikret
Mailis Nalars
--
Bütün cemaat cemiyet yapılanmaları bağımsız denetime açılmalıdır. Maddi varlıkları, variyetleri şeffaf olmalıdır. Buna itiraz ederek, bağımsız denetimi reddedenlerin tüm mal varlıklarına el konulmalıdır.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.