Camii, İslam’ın ilk ve en önemli kurumsal yapılarındadır. O kadar önemli ki, insanlık tarihinin en meşakkatli yolculuklarından biri olan Mekke’den Medine’ye Hicret esnasında, tüm yorgunluklara, tüm tehlikelere ve tüm insani ihtiyaçlara rağmen ihmal edilmemiş, geciktirilmemiş, Bizzat Rasulullah  (SAV) tarafından daha yolculuk devam ederken Kuba denilen beldede ve Hicret biter bitmez Medine’de   (Mecid-i Nebii) ilk olarak “camii” inşa edilmiştir. Bu mübarek yapılar İslam Güneşinin doğmasından sonraki ilk kurumsal yapılar olup, Efendimiz  (SAV) de bizzat bu mübarek yapılarda çalışmıştır.
Camii kelime olarak, “toplayan, birleştiren, bir araya getiren”  anlamlarına gelir. Bu mübarek yapılarda tarih boyunca sadece namaz kılınmamış; eğitim merkezi olmaktan, dış ilişkilerin yürütülmesine;  savaş kararlarının alınmasından, Müslüman olmak isteyenlerin misafir edilmesine kadar pek çok sosyal faaliyet ve  devlet işleri  yürütülmüştür.
Peygamberimiz, hayatı boyunca mescitlerle/camilerle hep iç içe olmuş, çok büyük bir engel olmadıkça namazlarını her zaman camide kılmaya özen göstermiştir. Peygamberimizin camii ve mescitler dışında namaz kılmaya müsaade etmesi arızi durumlar içindir. Dinimizin her alandaki uygulamalarında bize örnek olan Rasulullah’ın hayatına baktığımızda, cami dışında cemaatle kılınan namazlar dâhil olmak üzere namazları camide kılmaya engel bir durum olmadıkça,  bizlere cami ve mescitlere devam etmeyi öğretmiştir. Namazları cami dışında kılmak için  mazeret olarak gördüğümüz pek çok şey, genel olarak İslam dini açısından çokta makul karşılanabilecek mazeretler değildir.
“Hele namazı kılsınlar da, nerede kılarlarsa kılsınlar” anlayışı, doğru bir anlayış değil… Zira cemaat alışkanlığı önemsenmeden kılınan namazlar oldu bittiye getirilerek kılınıyor. Bir zaman sonra da tadil-i erkandan yoksun olmaya, hatta namazı terk etmeye doğru gidiyor.  Sevap derecesi açısından bir olmadığı gibi,  kalite ve sürdürülebilirlik açısından da,  camide cemaatle kılınan namaz ile cami dışında kılınan namaz kesinlikle mukayese edilmez.
 Çocuklarımızla birlikte, ailecek camiye devam edip, onları da camiye alıştırmak önemli… Günümüzde sosyal hayatın her aşamasında gördüğümüz kadın, her nedense sadece camide yok!  Anne olmayınca, çocuklarda yok tabi ki… Böylece ailemiz ve çocuklarımız için şikâyet edip durduğumuz bir hayatla iç içe kalıyoruz. Maruz kaldığımız ailevi sorunların, ailecek camiye devam edilmesi halinde önemli bir bölümünün çözüleceğine inanıyorum.  
Bazı tarikat  ve cemaatler kendilerine mahsus özel binalarda mescitler oluşturup  namazlarını, hatta cuma namazlarını bile buralarda kılıyor, toplumun geneline hitap eden camilerden uzak kalıyorlar. Bu durum kendi cemaatlerine mensup olmayanları dışladıkları ve gizli saklı  ajandaları olduğu düşüncesinin doğmasına neden oluyor. Oysa Müslümanın, cami ve camiye gelip gidenlerden gizli saklı neyi olabilir ki?  Müslümanların sayısının kırk elli olduğu Dar-ul Erkam dönemi geride kalmış, camileri inşa eden peygamberimiz,  Dar-ül Erkamın üstlendiği fonksiyonu camilerde yapmaya başlamıştır.   Böyle bir uygulama hem camilerin etkinliğini artıracak, hem de sağlayacağı şeffaflık insanların samimi ve dürüst olan tarikatlara güvenini artıracaktır.
Sinerji, artı güç anlamına gelir. Bir çıta en fazla bir kiloluk yükü taşıyorsa, matematik olarak 20 çıtanın 20 Kg. yük taşıması gerekir. Ancak 20 çıranın bir araya getirilmesi halinde 20 Kg.’dan çok daha fazlasını taşıdığı görülmektedir. İşte bu 20 Kg.’ın üzerinde taşınmış olan yük sinerji dediğimiz, artı güçtür.
İşte bunun için, Medeniyet demek olan Medine’nin ilk Kurumsal Yapısı Mescid-i Nebi olmuştur. İşte bunun için  , “toplayan, birleştiren, bir araya getiren”   demek olan camiler fetihlerin mührü olmuştur. İşte bunun için, cami ve mescitlerin “Genel Merkezi” durumunda olan Mescid-i Haram’da, ömürde bir kez bile olsa  bir araya gelme farzdır. İşte bunun için; "Ta ilk gününden temeli takva üzerine kurulan mescit, elbette içinde namaza durmana daha layıktır. Onun içerisinde temizlenmeyi seven kişiler vardır.” (Tevbe 108)
Selam ve dua ile……
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.