Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Mustafa Palancıoğlu yaptığı bir açıklamada diyor ki, “şehirde ticaret AVM’lere taşındı.”
Evet aynen öyle ve bizler vatandaş olarak bundan çok rahatsızız. Mahallenin bakkalı, mahallenin kasabı, mahallenin manavı ve buna benzer mahalle kültürünün pek çok unsuru artık tarih oluyor. Bunu da belediyeler, vakıflar ve biz vatandaşlar el birliğiyle yapıyoruz.

Düşünsenize en çevreci geçinen bile akşama kadar elli tane bu manada gösteri yapıyor, konuşuyor sonra akşam olunca beton bloktan oluşan AVM’lerden birinin kafeteryasına gidip “vatan kurtarma sohbetlerine” devam ediyor. Demek ki herkes bu beton yığınlarına alışmış.

Mustafa Palancıoğlu şehirde alışveriş AVM’lere kaydı derken aslında doğru bir tespiti yapıyor ama o zamanda adama sorarlar siz ne iş yapıyorsunuz diye. Lafım ve sorum Palancıoğlu’na değil ama Çolakbayrakdar’a ve Büyükkılıç’a mesela ve dahi Vakıflar Bölge Müdürü Murat Seçilir’e. Hepsi el birliğiyle Tuna Caddesi’nin girişinde sağda bulunan ve eskiden Bünyan otobüslerinin kalktığı yer olarak bilinen alanı yurt dışından bir işadamına ihale ile AVM yapılmak üzere kiraya verdiler. Hepsi de bundan sonra derece mutlu oldu.

Lakin, ortaya 20-22 bin metrekarelik beton blok çıkarmış, çocukların oyun alanları ve doğanın güzelliği, geniş bir açık alan uluslararası sermayeye kurban edilirmiş, çevrenin ırzına geçilir, civardaki esnafın da canına okunurmuş kimsenin umurunda değil. Kardeşim söylenen yeri merkez alıp 1-2 km. lik bir daire çizdiğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Bu dairenin içinde İpeksaray, Kayseri Park ve Forum Kayseri gibi şehrin en iddialı ilk üç AVM’si bulunuyor. Siz hangi akla hizmetle buraya da AVM ruhsatı vermeyi taahhüt ederek ve siz hangi akla buraya da ticari alan yapıp ihaleyle uluslararası sermayeye burayı teslim edersiniz?

Yahu Özhaseki’nin kafası çalışmıyor muydu ki, şehrin en güzel yerini askeriyeden alıp halka açtı ve yeşil alan yaptı. Forum Kayseri’nin tam karşısında Büyükşehir Belediyesi’nin önündeki yerden bahsediyorum. Hani 12 Eylül döneminde askerlerin adeta el koyarak tapusuz falan zilliyetine geçirip üzerine askeri konut yaptığı ve yıllarca da öylece kalan yerden bahsediyorum. Özhaseki burayı askeriyeden aldı ve halka açık park yaptı. Yani Özhaseki buranın ne kadar değerli olduğunu ve belediyeye trilyonlarca lira para kazandıracağını bilmez mi? Bilir ama bir şeyi daha bilir o da şu ki; şehrin nefes alma yerlerine olan zaruri ihtiyacı ve halkın oturup iki dal yeşil altında serinleyip dinleneceği yerlerin aslında daha çok lazım olduğu.

İnsanların gözünü para hırsı bürüyebilir ama siz devletsiniz ille de kurumuma para kazandıracağım diye gözleriniz yuvasında dolar işaretleri olması gerekmiyor. Amerika’nın ilk devlet başkanına Kızılderili reisi Şef Seattle’ın bir mektubu var. Bu mektupta doğayı katleden beyaz insanlara sesleniyor Şef ve sonunda diyor ki, “öldürdüğün her bizondan ve kestiğin talan ettiğin her ormandan, yok ettiğin doğal ırmaklardaki balıklardan sonra geriye ne kalacak. Ve sen son bizonu vurduğunda paranın ve elindeki tüfeğin yenmediğini anlayacaksın”
Evet yüz yıldan daha uzun bir süre önce Şef Seattle Amerikalı beyaz adamlara bunu söylemiş. Ve sonrasında Amerika bunu düstur edinip her şehre belli oranlarda yeşil alan vs. yapmayı zorunlu hale getirmiş.

Bizde de bir şef Seattle’ın çıkması mı bekleniyor bilmiyorum ama yapılanlar şehri güzelleştirmiyor aksine Vakıflar üç kuruş para kazanacak diye güzelim Kayseri’nin kalan birkaç nefes alma kanalı daha tıkanıyor ve şehrin içine ediliyor. Sanki başka hiçbir yer yokmuş gibi ille de burası para ediyor diye iş yaptığını sananlar lütfen Özhaseki başkana sorsunlar, belediyenin hemen yanındaki şehrin en değerli yerini niye beton yığını bina değil de halka açık yeşil alan ve park yapmış. Özhaseki enayi miydi acaba, bilemedim ki!
Şehrin katledilmesine ve beton yığınına dönmesine katkısı olanların eline sağlık, başka ne diyebilirim ki!
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.