Bir video izlerken tanıştığım ve erken fark edilmediği zaman var olacak sonuçlarını düşündüğümde bir araştırmaya koyulduğum doğuştan gelen fakat kimileri açısından zeka gerili olarak kabul edilen “Disleksi” rahatsızlığından bahsetmek istiyorum.

Öncelikle dislektik çocukların kesinlikle zeka geriliğine sahip olmadıklarını söylemem lazım, yargılarımızı dislektik çocukların üzerinden çekmeliyiz.

Disleksi; tek bir nedene bağlı değildir, doğuştan gelen bir okuma, yazma bozukluğudur. Okumada, hecelemede, yazmada, harfleri, günleri öğrenmede yaşanan zorluktur. Normal ya da üst düzey zekaya sahip bir çocuğunda yaşayacağı bir problemdir. Benzer harfleri, rakamları algı farklılıkları nedeni ile yanlış okuyup yazarlar.  Bu bilinçli olunmadığı sürece sadece onların eğitim hayatındaki yollarını uzatır bu rahatsızlıklarının zekaları ile alakası yoktur.
İzlediğim bir videoda dislektik bir çocuk anlatıyor; harflerin birbirine karışma maceralarını, ‘b’,’d’ ‘p’ gibi birbirine benzeyen harfleri ve birbirine benzeyen rakamlarla olan algı mücadelesinden bahsediyor. Hecelemede yaşadığı güçlüklerden, çarpım tablosunu ezberlemekte yaşadığı sıkıntılardan bahsediyor, resimle arasının daha iyi olduğunun ağacı çizince; ağacın büyüse de, küçülse de yan dönse de hem ağaç olarak kaldığından bahsediyor…

Araştırma doğrultusunda birçok tanıdığımız isimler de var; Albert Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci, Henry Ford, Stephen Hawkings, Alexander Graham Bell, Muhammed Ali, Thomas Edison ve belki de bildiğimiz bilmediğimiz birçok tanınmış sima.

Dislektik çocuklar bu algı farklılığı yüzünden okumak, ödev yapmak istemezler konsantre olurken zorluk çekerler, sınavlarda her ne kadar bilseler bile kötü notlar alabilirler. Burada ise görev bilinçli anne ve babalar da, çocuğunuzun bu rahatsızlığı fark edemeyip bu konuda onun tembelliği ile ilgili ona şikayetler dizmek yerine diğer arkadaşlarından farklı olduklarını vurgulamak yerine bilinçli bir şekilde gözlem yaparak, erken teşhis ile onlar için kolay öğrenme yöntemleri bulabilir, hayatlarını daha kolay hale getirebilirsiniz.

Bu rahatsızlığın farkına varılması genelde ilkokula başladıkları dönemde ortaya çıkıyor. Fakat bu süreçten önce yaşına göre geride kalan konuşma güçlüğü geçen, hareket koordinasyonunu sağlayamayan çocuklarımıza dikkat etmeli ve doktor kontrollerinde ilerlemeliyiz.  Konuşmayan, geç konuşan evlatlarımız için “bunun dayısı da geç konuştu, bu da böyleydi ona çekmiş” demek yeri bu hususta biraz daha dikkatli olmalıyız. Bununla yaşamayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz çünkü disleksi yaşam boyu devam edecektir.

Dislektik çocuklarımıza farklıymış, tembelmiş, yetersiz gibi davranmak ve hissettirmek yerine onunda hayatını kolaylaştıracak onun için de öğrenmenin kolay yollarının olduğu fark edip bilinçli olmalıyız. Çünkü bu durum psikolojik açıdan da bakıldığında çocuğumuzu eksik hissettirecek, onu zorlayacak ve bilinçaltın da taşıyacağı bir yük olmasının önüne geçmeliyiz.

Farkında olursak farkındalığı da peşinden getirebiliriz…
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.