Çocuğun kuşu ölmüştü. Peygamberimiz o çocuğa taziyeye gitti. Bu dindir, buna ruh olarak uymayan ise hurafe... Dinin ta'lim ettiği ilkelerin yeniden maksatlar dahilinde ele alınması şarttır. Şari ne der ve ne ister? Murad ı İlahi ne der?
-- 
65 yaş üstüne serbest biniş kartı verilmesi yerine belli bir limit üzeri kullanımı ücrete tabi kart verilmesi daha makul ve gerçekçi bir uygulama olmaz mıydı?
-- 
Kürt-İslam Teali'yi kuran İngilizler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki Müslüman Kürtlerin kendilerine ait bir devletleri olması için her türlü desteği vermeyi vaat ettiler ve bu gün dahi süren terör vs bilumum çabalarından daha korkunç ve tehlikeli olan o en baştaki İslamı kullanma plânlarıdır ki Şeyh Saidden sonra ikinci bir teşebbüs için ortam hiç müsait olmamıştı şimdiye kadar ve artık ortam Suriye'den kaydırılan Kürt nüfusu ile müsait hale gelmiş bulunmakta. 
İsyan etmeyecekler. Yerel yönetim diyecek ve özerklik isteyecekler. Başı da sol komünist oluşumlar çekmeyecek. İslam kimliği ile maruf özellikle Kürt şeyhler bu iş için öne çıkarılacak.
Tüm konu Büyük Yahudi Krallığını kurmak ve bu gayeye, biz İslama hizmet ediyoruz diyen tarikatları alet edecekler. Şeyhlerine kör itaat ile bağlı nice Türk de örneği daha yakında yaşandığı gibi bu gayeye hizmet edecekler.
Tüm bu hadisenin gerçekliği Güneydoğu Kuzey Irak Musul-Kerkük dahil yeni bir özerk yapının 2023'e kalmadan kurgulanması ile görülecektir
--
Bu coğrafyada sıkça rastladığımız bir densizlikten dem vurmak istedim:
Kınadığı ile vasıflanmak.
Şöyle ki mesela kör bir itaat ile, güven hissiyatı yoğunluğu nedenli, aklını kullanmadan birisine tabi olup, onun her sözüne kudsiyet izafe edilmesinin ne kadar da ahmakça olduğunu söyleyen birisi, bu topraklarda kendisine bu şekilde tabi olanların varlıklarından rahatsızlık duyması bir tarafa, böylesi bir itaat görmez ise civarındaki birinde, o kişiyi itibarsızlaştırmak için bin türlü dümen dahi çevirebilir.
-- 
Evet benim bir sıkıntım var devletle ve o da yönetim mekanizmalarının kişiye güven odaklı kurgulanması, ilke odaklı mekanizmanın oturtulamaması kökenlidir. 
İnsan beşerdir, şaşar, kayar, düşer, halt işler. Devlette her mevki bir insanın sağlamlığına emanet edilemeyecek kadar kıymetlidir. Mevki ilkeleri temsil etmeli ve ilkeler idareye hakim kılınmalıdır. Mevkinin gücü ile şahsen güçlenenin ocağına incir ağacı dikmeyen her düzen düzenlerin düzenidir.
--
Bugün devlet tecrübeli bir dostum şu an savaş ekonomisi uyguluyor devlet dedi bizim davalarımızda hükmedilen vekalet ücretleri ödenek yokluğu gerekçesi ile ödenmiyor dediğimde. Tamam doğrudur da bu ekonomik tedbirler ihale ihale gezenlere de uygulanıyorsa eyvallah, gıkım çıkmaz, yok sadece biz fukaraya ise hakkım zehir zıkkım olsun uhdelerinde kaldığı her saniye.
--
Nazil olduğu toplumun dili Arapça olduğu için, anlamadık, algılayamadık diyemesinler diye, 'Murad ı İlahi'yi anlayasınız diye size açık bir Arapça olarak indirdik' cümlesinden bu dili bilmeyenler için Arapça öğrenmek şarttır çıkarımı yapanlar için anlama olgusunu izah ölümden beter olsa gerektir. Topu topu tüm mevzu Allah ne der, ne ister mevzusu esasen aslında. Bu da Onu doğru bir bilgi üzere bilmek ve isteklerine boyun eğmek ve iyi bir insan olmak ile şerh olunarak özetlenebilir. İşi kabartıp, abartıp, anlaşılmaz, içinden çıkılmaz hale getirmenin özünde, buna tevessül edenlerin başka hesapları var maalesef.
-- 
Sera gazları konusunda önlem alınmazsa 100 yıl sonra sıcaklık 150 dereceye çıkacakmış, ama kimse endişe etmesin, Hristiyan ve müslüman Mehdiyyuncu İsacı takım Ortadoğu'da 10 20 yıl içerisinde kıyameti tekikleyecek karmaşa için gayretteler ki normal şartlar altında bunların çabaları sonuç verecek olursa dünya bir yüzyıl daha görmez gibi.
-- 
İroninin hasını içerir:
Bülent Arınç kanalın birinde konuşuyor. Edebali'nin Osman Gazi'ye tavsiyelerinden bir cümle söyledi ve 'gerisini Google Amca'dan öğrenebilirsiniz' dedi. Bizim cimcime Zeynep durur mu: 'Google Asistan kız bir kere, ne amcası' dedi ki cehalete hiç insaf etmez Kuzum.
-- 
Yetiştirme yurtlarına özel ilgi gösterilmesi elzemdir. Zira devlette asker, polis, masa başı memur olarak nice görevlerde, buralardan yetişenler özellikle istihdam edilir ki bu yurtların, fuhuş ve hırsızlık çetelerinden, her türlü melanetten korunması şarttır.
-- 
Torino'da 1889'da hayatının dönüm noktasına yürüdüğünü bilmeyen Nietzsche, şehri dolaşırken bir faytoncunun atını kırbaçladığını görür. At o kadar yorgundur ki kırbaç darbelerine tepki veremez halde yere çökmüştür. Nietzsche, koşarak atın yanına gider, boynuna sarılır, ağlayarak ata bir şeyler söyler bilincini yitirir ve bayılır. Bayılmadan önce ata "Anne, senden özür dilerim" veya "Anne, ben bir aptalım" dediği rivayet edilir. Bu olaydan sonra tam 10 yıl kimseyle konuşmaz dengesiz davranışları artar, akıl hastanesine yatırılır ama asla eskisi gibi olamaz.

Dostoyevski benzer bir olayı Suç ve Ceza'da Raskolnikov'un uykularını kaçıran en büyük kabusu olarak bir çocuğun çaresizliğiyle anlatır. Raskolnikov küçük bir çocuktur. Bir arabacı yorgun yürüyemeyecek halde ki atını; hiç acımadan, çekemeyeceği kadar insanla dolu arabayı çekmesi için kırbaçlar, yanındakiler de onunla birlikte ellerine geçen her şeyle ata vururlar. Küçük bir çocuk olan Raskolnikov ata sarılır, ağlar yardım ister ama kimse ona yardım etmez. En sonunda arabacı herkesin gözü önünde atı vahşice öldürür. Yaptığından kendisi ve onunla birlikte olanlar büyük keyif alırlar.

Milan Kundera Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabında Nietzsche'nin olayını şöyle değerlendirir.

"Gerçek insan iyiliği, ancak karşısındaki güçsüz bir yaratıksa bütün saflığıyla özgürce ortaya çıkabilir. İnsan soyunun gerçek ahlaki sınavı, temel sınavı (iyice derinlere gömülmüş gözlerden uzak sınavı) onun merhametine bırakılmışlara olanlara davranışlarında gizlidir: Hayvanlara. Ve işte bu açıdan insan soyu temel bir yenilgi yaşamıştır, o kadar temel bir yenilgi ki, bütün öteki yenilgiler kaynağını bundan almaktadır."

Nietzsche ve Dostoyevski, insanların anlam veremedikleri merhametsizliği karşısında çaresiz kalıp, insanlardan uzak durmayı tercih etmişler.

Goethe bu çaresizliği şöyle tanımlar:

Dünya Hassas Kalpler İçin Bir Cehennemdir..!
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.