Yıllardır gözlemlediğim, gördüğüm, şahitlik yaptığım enteresan bir gerçekte, insanların sahip oldukları değil, sahip olmak istedikleri şeylere daha çok odaklanmaları, istek ve arzularıdır.
Enteresan bir bakış açısı ama sanki nelere sahip olduğumuzun hiçbir önemi yok gibidir.
Bizim için önemli olan, sahip olamadıklarımızı elde edebilmektir...
Arzu ve isteklerimizi sürekli biçimde genişleterek devam ettiririz ve her neden ise hiçbir şekilde tatmin olamayız.
Mutlaka sizler de defalarca yaşadınız veya şahitlik yaptınız.
"Şu arzumu bir gerçekleştireyim mutlu olacağım, huzurlu olacağım, yepyeni bir insan olacağım" diyen anlayış, o arzu ve istek yerine geldikten sonra yeniden başa dönecek ve aynı şeyleri tekrarlamaya başlayacaktır.
Genellikle neye sahip olursak olalım hep daha fazlasını, daha büyüğünü, daha gösterişlisini, daha görkemlisini talep ediyoruz!
Lütfen dürüstçe cevap verir misin!
Çoğumuz aynı şeyi yapmaz mıyız?
Mutlaka farklı bir şeyi istiyoruzdur.
Bir de bu talebimizi karşılayamazsak, aklımız hep sahip olamadığımız şeylere takılır, o noktaya kilitleniriz sonuç olarak da tatminsizlik sıkıntısı ile baş başa kalırız.
Çok arzu ettiğimiz, uzun süre emek verdiğimiz, hayaliyle yaşadığımız şeyi elde ettiğimiz anda, yeniden başa döneriz, her şey yeniden başlar.
Aslında hayal ettiğimiz büyük bir arzu ile elde etmek istediğimiz şeye ulaşınca mutsuzluğumuz hep başa döndüğümüz için devam eder.
Sürekli bir biçimde yeni arzu ve istekler için yanıp tutuşmak, histeri halini alan kendi taleplerimiz, mutsuzluğumuzun temelini oluşturur.
Ancak her türlü sıkıntılara rağmen elbette mutlu olmanın bir yolu mevcuttur.
Bu ayrıntı da düşüncelerimizin, sahip olmak istediklerimizden uzaklaştırılıp, sahip olduklarımıza odaklanması, yönlendirilebilmesi önemlidir.
Bir arkadaşınızın, bir dostunuzun farklı olmasını istemektense, onun olumlu niteliklerini, olumlu yönlerini düşünmeye ve o noktalara odaklanmaya çalışın.
Gelirlerinizin-giderlerinizi karşılamadığını düşünerek şikayetçi olmaktansa, belirli bir işiniz olduğu, sağlıklı, sıhhatli ve akıllı olduğunuz için şükredin.
Yazları Antalya'ya, Muğla'ya, Bodrum'a, Marmaris'e ve benzeri yerlere tatile gidemiyorum diye kendi kendinizi ve çevrenizdekileri sıkıntıya sokmaktansa hali hazır durumunuzla farklı sosyal aktivitelere, parklara, kırlara, doğaya ulaşabilmenin çaba ve gayreti içerisinde olunuz.
Bu ve benzeri olanakların sınırı yoktur.
"Keşke daha farklı, renkli bir hayata sahip olabilseydim" yakınma tuzağına düşmeden durumu fark edip, olumluya sahip olduklarımızla mutlu olmaya, farklı aktivite ve sosyal gruplarla birlikte olmaya odaklanın.
Dikkatinizi odak noktanızı, sahip olamadıklarınıza değil, sahip olduklarınıza yönlendirirseniz, zaten istediğiniz şeyin çoğunu elde etmiş olursunuz.
İnsanların erdemlerine odaklanınız, eksik ve yanlışlarına yönlenme alışkanlığınızdan vazgeçiniz.
Yine arkadaşlarınızın eksik ve yanlışlarına değil olumlu yönlerine odaklanınız.
Kendi bünyenizde, kendi iç aleminizde, kendi düşüncelerinizde "düşünce devrimi" gerçekleştirirseniz, hayatınız eskisinden çok daha keyifli bir hal alacaktır.
Yaşadığınıza, nefes alıp verdiğinize, sıhhatli olduğunuza kısacası halinize şükredeceksiniz.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.