Hayatta, hayatını öğrendiğimiz onlarca insan vardır. Öylesine biliriz ki; yaşantılarını, doğum tarihi ile vefatları arasında geçen hem kronolojik akışı hem de sosyal hayatlarını anlatacak kadar yakın bir bilgiye sahibizdir. Tabi hayatı yazılan ve okunan çok önemli insanlar da tanırız. Dünyanın her döneminde insanlığa rehber olacak kadar muazzam bir hayat yaşayan önderlere sahibiz.
Liderler içerisinde bizim için en kıymetli örnek Rasulullah aleyhisselam efendimizdir. Sevgili Peygamberimizin aleyhisselam hayatını konu alan temel kaynaklar dahi bir hacimli kütüphane dolduracak kadar fazla, nitelik açısından da çok büyük değere sahip kitaplar var aralarında. Bugün bu kitaplara ulaşmak her zamankinden daha da kolay bir haldedir.
Bu dönemin yeryüzü yöneticilerinin / insanlarının en büyük problemi çok çabuk karar vermek diye düşünüyorum. Öyle ki, başlamaya verdiğimiz kararla bitirmeye verdiğimiz karar arasında kendimizi test edecek (yapıp yapamayacağımız) zamanımız bile olmuyor. Yani sorun, değişen gündemler içinde savrulan ideallerimiz. Biz gecikmeden ve ertelemeden yaşamımıza değer katacak en güzel hayatı okuyarak örneklemek suretiyle hayatımızı daha da anlamlı ve güzel hale getirebiliriz. Liderlerin en hayırlısını hayat kitabımızdan Rabbimizin sunumuyla tanıyalım.
Rasulullah aleyhisselam'ı Kur'an-ı Kerim'den okumak
Peygamberimizin Risalet öncesi hayatından çok fazla bahsetmeyen Rabbimiz, Duha ve İnşirah surelerinde bize, efendimizi elçilik vazifesine zihinsel ve manevi olarak nasıl hazırladığını açıklamaktadır. Kalem suresinin hemen başında peygamberimizin yüce bir ahlak üzerine olduğu bildirilirken, heva ve hevesinden konuşmadığı, söylem ve eylemlerinin vahye tabi olduğu Necm suresinde vurgulanır. İnsanların en kıymetlisi olan peygamberimizin, âlemlere rahmet olduğu, peygamberler manası gelen surenin 107. ayetinde belirtilmiştir. Dünyanın örnek ve önder açısından dara düştüğü bir zamanda en güzel örnek olarak efendimiz, Ahzab suresinin 21. ayetiyle görevlendirilmiştir.
Hem bireysel hayatı hem de aile hayatıyla özelde iman ehline genelde dünya insanının tamamına sadece mükemmel bir kul değil, aynı zamanda insani özellikleriyle de "zirve insan nasıl" olur yaşayarak öğretti Allah Resulü aleyhisselam efendimiz. Hatta öyle bir ayet okuyoruz ki hayat kitabımızdan, peygamberimize tâbî olmanın kıymeti daha da netleşiyor zihin dünyamızda: "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." Kur'an-ı Kerim'in 3. suresinin 31. ayeti bize rahmet peygamberine tabi olmanın bu hayattan daha büyük bir amel olduğunu anlatıyor. Çünkü bizim asıl hayatımız ahiret yurdu ve biz o hayata buradan taşıyoruz yaşam kalitemizi. Rasulullah efendimize tabi olmanın bu dünyada kazandırdığı örnek insanları / sahabe efendilerimizi yakından tanıyoruz. O'na aleyhisselam tâbî olanlar hangi dönemde olursa olsun kazanmaya devam edecekler.
Bizlerde kâinatta eşsiz bir örnekliğe sahip efendimizin yolunu yol, davasını dava edinirsek, Efendimizin aleyhisselam düşkün olduğu zümre içerisinde yer alıp Tevbe suresindeki mübarek ayeti kerimenin içerisinde manen kendimizi buluruz. "And olsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir."
Fetih suresinde ismet sıfatı net bir şekilde beyan edilen peygamberimizi hem kul olarak hem de peygamber olarak en iyi bir şekilde bilmemiz / tanımamız gerekir. Bu tanıma zor zamanlar yaşayan Mekke ve Medine başta olmak üzere yeryüzünü yaşanabilir bir hale getirmiştir. Cehalet asrı, saadet asrına dönüşürken Rasulullah Efendimizi tanımak dönüşümün en önemli etkeniydi. Bugün yaşanan modern cahiliye ve insanlık seviyesindeki düşüşten kurtuluşun reçetesi de Rasulullah Efendimizi tanımak ve bilmekle mümkün olacaktır. Tanımak ve bilmek layıkıyla olacaksa söylemler eyleme dönüşmek zorundadır.
Sosyoloji olarak ilim alanına dâhil olan, toplum bilimi diye de Türkçeleştirilebilecek olan kavramın pozitif manada karşılık bulduğu en önemli dönem Efendimizin aleyhisselam yaşadığı dönemdir. Eğitim, hukuk, medeniyet ve insan hakları açısından incelendiğinde bugün yaşadığımız sorunlara çözüm olacak niteliktedir. Kur'an ve Efendimizin her döneme ve nesillere rehberlik yaptığı hakikati bugünün insanı tarafından bilgi olarak unutulmasa da çare maalesef sorunu oluşturan sistem ve otoritelerde aranmakta. Yeryüzü Müslümanlarının kurtuluşu yine özüne dönmekle olacaktır.
Okuduğumuz her surede Rasulullah efendimizin yirmi üç yıllık risalet hayatından kesitleri görmekteyiz. Bedir, Uhud ve Hendek savaşları başta olmak üzere yapılan cihadları ve altyapılarını Âl-i İmran, Bakara, Enfal ve Ahzab surelerinden okuyabiliriz. Okuruz ve hakkı hâkim kılmanın en başından itibaren adım adım nasıl şekillendirildiğine şahid oluruz.
Hudeybiye Barış Antlaşması ve Mekke'nin Fethi de 26. cüzde Fetih suresinden daha iyi anlaşılır. Baştan sona kadar Kur'an-ı Kerim'i, Efendimizin aleyhisselam hayatında yaşandığı hakikatiyle tekrar bir daha, tefekkür ederek ve en önemlisi üzerimize alınarak okuyalım. Rasulullah Efendimizin kendini anlattığı Hadisi Şerifler bilinmelidir. Bu alanda yazılmış eserler de bulunmaktadır. Yeryüzünün en güzel talebelerinin, kâinatın öğretmenini anlattığı yazılar siyer kaynaklarının ilklerinde genişçe yer almaktadır. Kadim geleneğimizin muhteşem âlimleri ilimlerini Rasulullah efendimizi yazarak güzelleştirdiler.
Bu yazımızda çok detaylı olmamakla beraber ana hatlarıyla Kur'an'da Rasulullah Efendimizi sunmaya gayret ettik. Yukarıda zikrettiğimiz tanıma yollarını her ay yazmaya -Rabbimiz ömür verirse- devam edeceğiz.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.