Çiftçi Eğitim Seminerleri Sona Erdi

İlk olarak Turhal ve bölgelerinde başlayan, Kayseri Merkez, Sarıoğlan, Develi, Yeşilhisar, Bünyan, Pınarbaşı, Boğazlıyan, Çandır, Yenifakılı, Yenipazar, Gemerek ve Şarkışla İlçelerinde devam eden eğitim seminerlerine, çiftçiler ve ilçe protokolü yoğun ilgi gösterdi. Toplantılar boyunca çiftçilere; Sürdürülebilir Tarım Müdürü Gökhan Yavuz ve Pancar Bölge Müdürlerince; damla sulama, pancar tarımında verim, toprakların korunması, münavebenin önemi, toprak hazırlığı, şeker pancarı ekim teknikleri, gübreleme, bitki hastalıkları gibi konularda önemli bilgiler aktarıldı.



MALİYETLERİN AZALTILMASININ ÇÖZÜMÜ; DAMLA SULAMADIR
Toplantılarda çiftçilere hitaben birer konuşma yapan Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, tarım ve şeker sektörüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tarımsal ürün ve özellikle şeker pancarı yetiştiriciliğinde rastgele usullerden uzak durulması gerektiğini belirten Başkan Akay, “Artık zamanın şartlarına ve gerekliliklerine göre çalışmalıyız” diyerek, tarım konusunda gelişmiş medeniyetler ile rekabet edebilmenin ve maliyetleri azaltabilmenin zaruretine vurgu yaptı. Başkan Akay, sulama ve enerji maliyetlerinin çiftçi açısından çok önemli bir gider kalemi olduğuna da dikkat çekerek, şöyle devam etti.
“Bizler, sizlere faydalı olduğuna inandığımız bu toplantıları yıllardır yapmaktayız. Arkadaşlarımız hem yaptıkları faaliyetler ile ilgili, hem bölge ile ilgili, hem de sizlerin çalışmaları ve üretimleri ile ilgili önemli bilgileri, sizlerle paylaşmaktadırlar. İnşallah bu bilgiler ve toplantılar sizler açısından faydalı olmuştur, olacaktır inancındayız. Anlatılanlar, üzerinde durulması gereken çok önemli hususlardır. Çünkü artık bizler, zamanın şartlarına ve zamanın gerekliliklerine göre çalışmak durumundayız. Tarımı rastgele usuller ile yaptığımız zaman, bu iş bizim karnımızı doyurmaktan uzaklaşır, sıkıntılar daha da artar. Türkiye’deki en önemli konulardan bir tanesi, özellikle şeker pancarı açısından söylemek istiyorum; sulama konusudur. Bu bölgedeki sulama ihtiyacı, en az yüzde 50 oranında yeraltı kaynaklarından karşılanıyor. Dolayısıyla da, elektrik veya mazot kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Şimdi elektrik maliyeti her geçen gün artıyor, artan bu maliyetlerin altından kalkmak mümkün değil, bunları düzeltmeyi beklemek de mümkün değil. O zaman çözümü bizim üretmemiz lazım. Çözüm de; damla sulamadan geçiyor. Damla sulamada kullanılan su miktarı yüzde 50 oranında azalmasına rağmen, pancar da şeker oranı artıyor, verimlilik artıyor, hastalıklara iyi çözüm geliyor ve bunlara ek olarak fatura maliyetleri de düşüyor. Avrupa ile bizleri kıyaslamak gerekirse; bizdeki pancar maliyetlerin yüzde 20’sini sulama maliyetleri oluşturuyor. Avrupa’da bu sorun yok, biz onlar ile nasıl rekabet edeceğiz bu şartlarda? Kaldı ki; verimlilik ve şeker oranı konusunda da, biz onların gerisindeyiz. Demek ki, Avrupa ile rekabet edebilme şansımız yok. İlerleyen zamanlarda bu konu bizim sürekli karşımıza çıkabilir. Onun için de çözümü kendimiz üretmeliyiz. Bunun da damla sulama sistemi ile olacağı inancındayız”

MÜNAVEBE KONUSUNDA MÜSAMAHA GÖSTERMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL
Toprakların ve üretilen ürünlerin hastalanmaması, gelecek kuşaklara sağlıklı ekim alanları bırakabilmek ve tarımın sürdürülebilirliğini sağlamak adına münavebenin hassasiyetle uyulması gereken bir konu olduğunun altını çizen Başkan Akay, konuyu Tarım Bakanlığı’nın da önemle takip ettiğini, münavebeye uymayan çiftçilerin ve şirketlerin büyük cezalar ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. Başkan Akay, münavebenin artık yasal bir sorumluluk olduğunu da belirterek şunları söyledi.

“Münavebe toprağın geleceği ve hastalanmaması açısından çok önemli. Bu artık yasal bir sorumluluk ve Tarım Bakanlığı bu konuyu çok yakından takip ediyor. Bizler de yakından takip etmek ve münavebe konusunu hep birlikte uygulamak durumundayız. Uygulamadığımız takdirde, artık çiftçilere ve şirketlere ciddi cezalar kesilecektir. Onun için buna müsamaha göstermemiz ve görmezden gelmemiz söz konusu değil. O nedenle bunu hep birlikte ve harfiyen uygulayacağız. Burada bir takım problemler olabilir, toplulaştırmadan dolayı yaşanan aksaklıklar olabilir, bunları bölge müdürlüklerimiz ile karşılıklı görüşerek, yazılı bir şekilde müracaat ederek bu sorunlarınızı bizlere ifade edin. Bizler de çözebileceklerimizi çözer, çözemediklerimizi de ilgili bakanlıklarımıza bildirir ve çözüm bulmaya çalışırız”



SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMDA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK
Tarımın devamlılığı ve üretimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi adına, sürdürülebilir tarım uygulamalarının artık Türkiye’nin önemli bir gündem maddesi haline geldiğini de belirten Başkan Akay, Kayseri Şeker’in bu konuda Türkiye’de bir ilke imza attığını belirterek, şöyle devam etti. “Sürdürülebilir tarım konusunu arkadaşlarımız burada sizlerle detaylı bir şekilde paylaştılar. Sürdürülebilir tarım, dünyanın gündeminde olan bir konu ve Türkiye’nin gündemine de yeni yeni girmeye başladı. Ve bu konuda da ilk adımı atan Kayseri Şeker Fabrikası’dır. Sürdürülebilir Tarım birimini ilk kez biz kurarak, 21 tane bölge müdürlüğümüzde, 21 ziraat mühendisimizi bu konuda görevlendirdik. Yani Kayseri Şeker gibi kuruluşların bu konuda siz değerli çiftçilerimizin elinden tutması, yönlendirmesi, yönetmesi ve ihtiyaçlarınızı bu çerçevede karşılaması lazım. İşte biz bunu Türkiye’de en iyi yapan şirket olduğumuz iddiasındayız. Bunları severek ve isteyerek sizlere daha fazla katkı sağlaması amacıyla yapıyoruz. İstiyoruz ki; siz bundan hem daha fazla fayda sağlayın, hem de başka şirketlerin yöneticileri de bizi örnek alarak, Türkiye’deki tüm çiftçiler de bundan faydalansın”

HALKA AÇILARAK ÇİFTÇİYİ KAYSERİ ŞEKER’E ORTAK EDECEĞİZ
Konuşmasında çiftçilerin Kayseri Şeker ile doğrudan ortaklık bağlarının bulunmadığını da ifade eden Başkan Hüseyin Akay, Kayseri Şeker’in profesyonelce yönetilebilmesi ve güçlü bir denetim mekanizmasına sahip olabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’na tabi olmasının çok önemli bir husus olduğunu belirterek, Kayseri Şeker’in halka açılmak suretiyle, Türkiye’de ve dünyada çok önemli bir değere ulaşacağını ifade etti.
Başkan Akay, Kayseri Şeker’in halka açılması ile birlikte hisse sahibi çiftçilerin, şirketin kârından pay alabileceğini belirterek, şunları söyledi. “Biz bir taraftan bu tarımsal çalışmaları yaparken, bir taraftan da şirketimizi Türkiye’de ve dünyada isim sahibi, söz sahibi, bilinir ve güvenilir bir şirket noktasına getirmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede geçen sene Kayseri Şeker, diğer kooperatif şirketleri ile birlikte Sermaye Piyasası Kurulu’na dahil oldu. Bu bizim istediğimiz bir şeydi, çünkü bu tür kuruluşların keyfi değil, profesyonelce yönetilmesi ve güçlü bir denetim mekanizmasına sahip olması lazım. İşte bu noktada Sermaye Piyasası Kurulu’nun, Kayseri Şeker’e önemli bir katkısı olacaktır. Sermaye Piyasası Kurulu’na girmek, aynı zamanda halka açık şirket statüsü kazanmak demek. Ama Kayseri Şeker ve diğer şirketler, kâğıt üzerinde bu statüde olmasına rağmen, fiiliyatta halka açık şirket değillerdir. Kayseri Şeker’in çiftçi ortağı yok, Kayseri Şeker’in ortakları kurumsal ortaklardır. 30 tane ortağı var Kayseri Şeker’in, dolayısıyla çiftçi Kayseri Şeker’in doğrudan ortağı değil. Sizler, Kooperatifimizin ortağısınız. Hâlbuki halka açık şirket demek; işte sizin gibi çiftçilerimizin de, yerine göre çalışanlarımızın da şirkete ortak olması demek. İşte biz bunu sağlamaya çalışıyoruz. Önümüzdeki Eylül ya da Ekim aylarında eğer işlemleri tamamlayabilirsek, bu şirketin %16 buçuğunu halka, yani sizlere arz edeceğiz. Sizlerin hissedar olması için imkân sunacağız. Böylece, çiftçilerimiz Kayseri Şeker’in kârından pay alacaklar, Kayseri Şeker’in artan değerinden faydalanma imkânı bulacaklar ve böylece Kayseri Şeker’in genel kuruluna da gelip, takip etmek, oy kullanmak gibi haklardan faydalanabilecekler. İşte bu Kayseri Şeker’i, Türkiye’de ve dünyada daha itibarlı bir noktaya getirecek ve daha fazla büyümesine katkı sağlayacaktır”
 

Kurumsal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.