“Kayseri’deki ihracat artışı ülkenin 4 katından fazla”

KTO Ağustos ayı Meclis Toplantısı Abdullah Gül Üniversitesi Rektörü İhsan Sabuncuoğlu ve oda üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen meclis toplantısında saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından gündeme dair maddeler okunarak meclis üyelerine sunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Ömer Gülsoy, “Bitirmekte olduğumuz ağustos ayı tarihimizde ‘Zaferler ayı’ olarak bilinir. Bugünlerde ecdadımızın Malazgirt’ten Anadolu’ya ilk adımını atışının yıldönümünü idrak ediyoruz. Bir kaç gün sonra da ecdadımızın yaklaşık bin yıl önce bize vatan bıraktığı bu topraklardan, işgal kuvvetlerinin Atatürk’ün liderliğinde kovuluşunun yıldönümünü coşku ile kutlayacağız. Bu vesile ile cennet vatanımızın bize bırakılmasında canlarını veren, şahadet şerbetini için tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Tarihi nice kahramanlıklarla dolu olan Mehmetçiğimiz, sınır ötesinde 3. Pençe Harekatı’nı başlattı. Devam eden harekatta şehit düşen kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Mücadelesine canla başla devam eden vatanı uğruna canını vermeye hazır hepsi birbirinden kıymetli evlatlarımıza da başarılar diliyorum. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Uzun süredir birliğimizi tehdit eden Irak’ta, Suriye’de bulunan terör örgütü mensuplarının başlarını ezmedikçe bize huzurun olmadığını da hepimiz biliyoruz. Mücadelelerinin kararlılıkla devam etmesini takdirle takip ediyor, en kısa sürede huzura kavuşmayı yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bu vesile ile bazı şehirlerde belediyelere kayyım atanması konusundaki görüşlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünyada hiçbir ülke, demokrasi, özgürlük vs gerekçeleri ile teröre desteğe asla izin vermez. Evet, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bu belediye başkanları 5 ay önce sandıktan çıktı. Ama o belediye başkanları biliyor musunuz, belediyelerini kendileri yönetmiyor, terör örgütünün merkezi olan Kandil’in atadığı ‘eş başkan’ kılıflı teröristlere bırakıyorlar işlerini. Normal bir belediye başkanı koltuğuna oturduğu gün yine kendi hemşerileri olan şehit yakınlarını işten çıkartır mı. Terör örgütüne her alanda destek verdiği bilinen insanları onların yerine işe alır mı? Daha dün bir bugün iki, Kandil’den gelen talimatla bazı şirketlere ihale vereceksiniz, haklarında soruşturma açılmış, bir kısmı hapis yatmış veya aranan insanları veya terör örgütü ile irtibatlı olduğunu bildiğiniz kişileri işe alarak PKK’ya destek vereceksiniz. Hiçbir devlet buna izin vermez, veremez. Malum parti, PKK ile terör örgütü ile arasına mesafe koymadığı sürece ki bunu mümkün görmüyorum bu tür soruşturma ve eleştirilerden asla kurtulamayacaktır. Bu meyanda son cümle olarak, güvenlik güçlerimizin her türlü terör örgütleri ile mücadelesinde sonuna kadar yanlarında olduğumuzu belirtmek isterim” dedi.


 
“İletişim ve bilişimle birlikte dünya çok hızlı gelişiyor”
İletişim ve bilişimle birlikte dünyanın çok hızlı değiştiğine değinen Gülsoy, "Bundan 30-40 yıl önce bırakın başka ülkelerde olanları, kendi ülkemizin bir başka şehrinde olanları dahi ancak 3-5 gün sonra duyabiliyorduk. Ülkemizde de rahmetli Özal ile başlayan ve devam eden bu hızlı değişim ve dönüşümün, ticaretin kurallarını da değiştirdiğini, üretimi, rekabeti, pazar bulmayı zorlaştırdığını hepiniz biliyorsunuz. Özellikle dünya ekonomisine yön veren devlet adamlarının tavırları, ruh halleri de doğal olarak ticareti olumlu-olumsuz etkiliyor. ABD Başkanı değişti, adamın ne zaman ne yapacağını kestiremiyorsunuz, bir sosyal medya mesajı ile tüm dünyanın döviz dengelerini bozuyor, ticari hesaplarını karıştırabiliyor. Böyle bir durumda hepimizin adımlarımızı daha sağlam atmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
“AB ülkelerindeki sıkıntının bizi etkilememesi düşünülemez”
Avrupa ülkelerindeki sıkıntının Türkiye'yi de etkilediğini kaydeden Gülsoy; "Ülkemizin ekonomik göstergelerinin bir bölümünde olumsuzluk olduğu bir vaka. İşsizlik, enflasyon, faizler hala yüksek. Döviz hala stabil değil, oynak. Bütün bunlar elbette üreten ve satmak isteyen insanı tedirgin ediyor. Fakat sadece yanı başınızdaki komşunuzu değil, dünyada ne olup bittiğini de yakından takip etmezsek ayakta kalmamız zor. Dünyanın iki büyük ekonomisi olan ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının bizi etkilememesi düşünülebilir mi. Geçmez de, velev ki bizi teğet geçse bile, bizim ticaret yaptığımız bir başka ülke, doğal olarak bu savaştan etkileniyor. Kayseri tabiriyle onun ceremesini bizde çekiyoruz. Özellikle ihracat yapan üyelerimiz ile uluslararası ticaret odaklı çalışan arkadaşlarımızın dünyada ne olup bittiğini yakından takip etmesi gerekiyor. Bu çerçevede ABD’nin Çin’den ithal ettiği 300 milyar dolarlık ürüne 15 Eylül'den itibaren yüzde 10 vergi koyacağını açıklaması, buna karşın Çin’in de karşı hamle yapacağını deklare etmesi, küresel ticareti doğal olarak etkileyecektir. Avrupa Birliği ülkelerinde de tüm ilişkilerin ve ekonomik göstergelerin iyi olduğu söylenemez. Bizim ihracatımızın yüzde 55’i AB ülkelerine yapılıyor. AB ülkelerinde yaşanacak bir sıkıntının bizi etkilememesi düşünülemez. Hele hele bugünlerde İngiltere ile AB arasındaki brexit tartışmalarını özellikle bu ülkelerle iş yapan arkadaşlarımızın yakından takip etmesi gerekir" şeklinde konuştu.


 
“Çin ve Hindistan’da ticari partnerler aramalıyız”

Mutlaka Asya pazarından pay alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Gülsoy; "Euro alanı ülkelerinde önceki ay, sanayi üretimi yüzde 1,6 daha daralmış. İngiltere’de işsizlik yüzde 4’e çıkmış, ABD’de sanayi üretimi bir önceki yıla oranla binde 2, Almanya’da ise binde bir daralmış. Japonya gibi temkinli bir ülkede bile üretim yüzde 3,3. düşmüş. Bugünlerde Asya bazı noktalarda sıkıntılı. Hong Kong’da yaşananlar, Çin, Hindistan ve Pakistan’ın Keşmir’de savaşın eşiğine gelmesini elbette endişe ile takip ediyoruz. Ancak, özellikle uluslararası ticaret yapan arkadaşlarımızın Asya’yı yakından takip etmelerinin doğru olduğuna inanıyorum. 450 milyon nüfuslu Avrupa ile ticaretimizi sürdürelim, ancak bir süre sonra Avrupa’ya mal satmakta zorlanabiliriz, böyle bir durumda mutlaka Asya pazarından pay almalıyız. Dünya nüfusunun yarısının yaşadığı bu coğrafyayı görmezden gelmeyelim. Bugün nüfusları ayrı ayrı bir milyar 300 milyon civarında olan Çin ve Hindistan’da ortalama 250-300 milyon insanın Avrupalıların gelir düzeyine sahip olduğunu unutmayarak buralarda ticari partner aramalıyız” dedi.
 
“Ülkemizde özel bankalar faiz oranlarına direniyor”
Yapılan zamların dar ve sabit gelirli insanların alım gücünü düşürdüğünün altını çizen Gülsoy; "Sizin anlayacağınız dünyanın her yerinde az çok bir sıkıntı var. Bizlerin bu sıkıntıdan etkilenmemesi de mümkün değil. Daha öncede ifade ettiğim gibi, bizde geçtiğimiz ağustostan bu yana döviz, faiz, enflasyon gibi sıkıntıları ticarette, hayatımızın her kademesinde hissediyoruz. Dünya böyleyken, ülkemizdeki duruma da kabaca bakalım. Faizler bir miktar düşürüldü. Sonra kamu bankaları talimatla faizleri aynı oranda aşağı çekti. Hala özel bankalar bu noktada direniyorlar. Dolar bir süredir 5 buçuk 6 lira aralığında, Avro 6 buçuk 7 lira civarında seyrediyor. Ancak dünyadaki gelişmelerden doğal olarak etkilenen döviz hareketliliğinin stabil seyretmemesi döviz borcu olanları, ithalat ve ihracat yapanları doğal olarak etkiliyor. İşsizlik rakamları hala çok yüksek. Enflasyonda öyle. Seçimlerden sonra iğneden ipliğe her şeye zam yapılması özellikle dar ve sabit gelirlilerin alım gücünü ciddi manada düşürdü" diye konuştu.


 
“Konut satışları hareketlense de önceki döneme göre düşüş var”
Konut satışlarında önceki dönemlere göre düşüş olduğunu vurgulayan Ömer Gülsoy; "Üreticinin ürünlerine zam yapması da kaçınılmaz. Elektrik fiyatları bir yılda neredeyse yüzde yüz artmış. Doğalgaz fiyatları da yüksek. Bunlar şüphesiz üreticinin maliyetlerini etkiliyor. Özellikle kamu bankalarının son faiz indirimi ile birlikte, konut satışlarında faiz oranlarının yüzde birin altına indirmesi bu sektörde kısmi bir hareketlilik yaşattı. Temmuz’da Haziran’la mukayese ettiğinizde konut satışlarında yüzde 66,7 artış olmuş. Ama geçen yılın aynı dönemi ile yaptığınız mukayesede hala yüzde 17’yi bulan bir gerileme var. Faizlerde düşüşe rağmen konut sektörü geçtiğimiz yıl temmuz satışlarını yakalayamamış. Buna da faizlerde bir iki ay içerisinde yaşanacak yeni düşüş beklentisinin neden olduğunu kanaatindeyim. Vatandaş ev almak istiyorsa ‘Faizler daha da düşecekmiş, biraz daha bekleyeyim’ diye düşünüyor. Bunlara fırsat vermemek lazım" ifadelerini kullandı.
 
“Kayseri’deki ihracat artışı ülkenin 4 katından fazla”
Kayseri'deki ihracat artışının ülkenin ihracat artışından fazla olduğunu belirten Başkan Gülsoy; “Tabii sıkıntılarımız devam ediyor ama size ikide güzel haber vereyim. 17 yıl sonra ilk defa cari fazla verdik. Ülkemizin son 12 aylık cari işlemler hesabı 538 milyon dolarla Kasım 2002’den bugüne kadar ilk kez artıya geçerken, cari dengedeki iyileşmede enerji ithalatının geçtiğimiz Haziran ayında 2,3 milyar dolarla son 26 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin etkili olduğunu belirtelim. Bir diğer güzel haber de yabancı yatırımlarla ilgili. Doğrudan yatırımlar geçen yılın ilk yarasından bu yılın ilk yarısına kadar yüzde 6,3 artarak 12,4 milyar dolara ulaşmış. Bu yatırımlarda Katar, İngiltere ve Azerbaycan’ın ilk sırayı aldığını da söylemek lazım. Her zaman olduğu gibi ihracat rakamlarına da kısaca göz atalım. Ülkemizde geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımız yüzde 2.21 artmış. Geçen yılın 7 ayında 93 milyar 714 milyon 303 bin dolar olan ihracatımız, bu yılın aynı döneminde 95 milyar 786 milyon 548 bin dolara çıkmıştır. Kayseri’de artış oranı ülkemizin 4 mislinden fazla. Geçen yılla kıyasladığımızda ihracatımız yüzde 9.55 artmış. Geçen yılın ilk 7 ayında ihracat rakamımız bir milyar 74 milyon 39 bin dolar iken, bu yılın aynı döneminde bir milyar 176 milyon 279 bin dolara ulaşmış durumda" şeklinde konuştu.


 
“Dünyada yeni pazarlar bulmak zorundayız”
İş adamlarının yeni pazarlar bulmak zorunda olduğunu dile getiren Gülsoy, “Yılın ilk 7 ayındaki verilere bakıldığında Hollanda, İsrail ABD, Almanya, İngiltere, Çin, Fransa, Hindistan, Danimarka, Hollanda, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Katar gibi ülkelere ihracatımızı artırmışız. Buna karşın İran, Kazakistan, Çekya, Gürcistan, Kuveyt, Belçika, Bulgaristan, Cezayir, Avusturalya gibi ülkelerle ticaretimizde ise azalma olmuş. Kayseri tabiriyle dünyayı fellik fellik dolaşıp mutlaka yeni pazarlar bulmak zorundayız. Son bir yılda ve bu yıl içerisinde açılan ve kapanan işletmelerden de yüzeysel olarak bahsetmek istiyorum. Bağlı bulunduğumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ndeki sicil verilerine göre 2019 yılının ilk yedi ayında 2018 yılının aynı dönemine göre kapanan şirket sayısı yüzde 4,79 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 5,62 oranında artmış olup kapanan kooperatif sayısında yüzde 14,31 oranında azalış gözlenmiştir. Bizdeki, yani odamız bünyesindeki sicil kayıtlarına bakalım. Oda sicil birimizden alınan verilerimize göre, 2018 Ağustos ve 2019 Ağustos tarihleri arasında 1 yıl içerisinde toplamda bin 64 firma kapanmış olup, bin 676 da yeni firma açılmıştır. Bu bilgilere göre son bir yıl içerisinde açılan firma sayısı kapanandan yaklaşık yüzde 58 daha fazladır" dedi.
 
“Törelerimizde kadına şiddet yoktur”
Son günlerde ülke gündeminde bulunan kadına şiddet konusuna da değinen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Bizim töremizde kadın saygındır. Binlerce yıllık yönetim geleneğimizde ‘hakan’ olan ecdadımızın sağında ’han’ olan “hanımı-hatunu” vardır. Analarımız, eşlerimiz evimizin direğidir. Kızlarımız ciğerparelerimizdir. Kadınlar Çarşısı girişindeki heykelimizin açılışında da ifade ettiğim gibi, dün milli mücadelemizde, bugün her zor ve dar günümüzde kadınlarımız en büyük destekçimiz olmuştur. ‘Cennet anaların ayağı altındadır’, ‘Anasının, babasının duasını almayan iflah olmaz, huzur bulamaz’ düsturuna inanmış insanlarız. Evimizin nizamını sağladığı gibi, dün tarlada, bağ da, bahçede, ekonomiye katkı sağlayan kadınlarımız Cumhuriyetle birlikte müteşebbis olarak adeta erkeklere örnek olacak çok başarılı girişimlerde bulunmuşlardır. Günümüz evrensel kurulları bir yana, bizim törelerimiz kadına şiddeti reddeder. Bu vesile ile ben de kadınlarımıza yönelik her türlü şiddeti kınadığımı huzurlarınızda ifade etmek istiyorum" diye konuştu.


 
“Ulaşımda değişimi sağlayamazsak ticarette geriye gideriz” diye Gülsoy konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bugün her zamankinden fazla eminim ki birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Son meclis toplantılarımızda ve tüm konuşmalarımda ifade ettiğim gibi, hepimizin Kayserili büyüklerimizin tabiriyle, ‘yakınmadan, yekinmeye’ ihtiyacımız var. Başta Ankara’daki büyüklerimiz olmak üzere, hepimiz kucaklaşmalıyız, üslubumuza daha dikkat etmeliyiz. Nasıl olsa önümüzde en az bir 3-3,5 yıl seçim yok, bu hesapla siyasi polemiklerden uzak dış politika da ortak mesajlar vermeliyiz. İç politika ve ticaretle ilgili olarak da muhalefet eleştirilerini yapıcı olarak ortaya koymalı, iktidar cenahı da bu eleştirilere kulaklarını tıkamamalı. Böyle yaparsak, dinamik aile yapımız, müteşebbis kabiliyetimizle üstesinden gelmediğimiz tek bir sorunumuz kalmaz. Aslında her meclis konuşmamda Kayseri’mizin sorunlarından da uzun uzun bahsediyordum. Bugün o konulara fazlaca girmedim. Fakat her vesile ile dillendirdiğim ulaşım sektörü ile ilgili sorunlarımızı usanmadan, yılmadan bir daha söyleyeceğim. Ulaşımda değişimi, dönüşümü yakalayamazsak, ticaret de de geriye gideriz. Bundan 6 bin yıl önce Mezopotamya’dan Kültepe’ye kervan getiren ticari zihniyet yol, han ve ticaret güvenliği olmasa bunu yapabilir miydi. Bugün Kültepe-Kaniş kazısından çıkan binlerce tablette bunun örneklerini görüyoruz. Yine bin yıl önce bizim topraklarımızda Pazarören’de Yabanlu Pazarı adıyla uluslararası fuar düzenleyen ecdadımız, kervanların-katarların gidip-gelebileceği yol güvenliği olmadan bu fuarı yapabilir miydi. Onun için Kayseri’nin hava, kara ve demiryolu bağlantılarını günümüz şartlarına göre mutlaka geliştirmeliyiz. Aksi takdirde açık söylüyorum ticaretimiz ölür. Uluslararası bir karayolunun, demiryolunun üzerinde bulunan şehirlerin her alanda geliştiğini görüyoruz. Yanı başında uluslararası bir havaalanı bulunan yerleşim merkezi niye geriye gitsin. Her meclis toplantısında olduğu gibi, burada bir kez daha söyleyeceğim. Havaalanımız kısa sürede genişlemeli. Ticaretin merkezi olarak bilinen Kayserimize maalesef bu havaalanı yakışmıyor. Maalesef üç-beş aydır Kayseri’den İstanbul’un yeni havaalanına uçuşlar çok pahalandı. Bir kaç gün sonrası için İstanbul Havaalanına uçmak isteyin, 800-900 liradan aşağıya bilet bulamazsınız. Sabiha Gökçen’e uçmak isterseniz bu rakam 300-400 lira gibi. Ne oldu da bu bilet fiyatları bu kadar yükseldi. Bir üyemiz sabah İstanbul’a gidip akşam dönecek olsa, bin 500 lira uçağa bilet parası verecek. Mutlaka havaalanı genişlemeli ve uçak sefer sayıları artırılmalı. Kayseri bağlantılı karayolları, evet bu iktidar döneminde duble yol oldu. Ama bu yeterli değil, bizim mutlaka Ankara Niğde otobanına Acıgöl civarından bağlanmamız lazım. Yüksek Hızlı Treni istediğimizi de her vesile ile dilindirmeliyiz ki unutulmasın. Erciyes’e milyonlarca avro yatırmışsak, turizmden, ticaretten pay istiyorsak denizimiz yok, kara, hava ve demiryolu bağlantılarımızın son teknolojiye mutlaka uygun hale getirilmesi gerekir. Lojistik merkezim kurulması elzemdir. Aksi takdirde ya yerimizde sayarız, ya da geri gideriz. Ki zaten yerimizde de sayarsak geri gitmişiz demektir.”
 
“Dijital Oda olmak için çalışıyoruz”
Oda çalışmalarından da bahseden Gülsoy; "Geçtiğimiz ay da Odamız yoğun bir çalışma dönemi geçirdi. Bir kaçından örnekler verip konuşmamı noktalayacağım. Kurban bayramı vesilesi ile ata ocağı şehrimize gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ağırladık. Sanayi Odası yönetimindeki arkadaşlarımızda sağ olsunlar geldiler. Oda çalışmalarımız ve şehrimiz üzerine değerli başkanımızla biz bize sohbet etme imkanı bulduk. Rıfat Başkan oda başkanlarımıza, ‘tüm meclis ve meslek komitesi üyelerimize selamlarımı iletin’ talimatı verdiler. Selam üzerimizde kalmasın bu vesile ile iletmiş olalım. Kayseri’nin en büyük meslek örgütü olarak, geçtiğimiz yılın sonlarından itibaren ‘Dijital Oda’ olma yolunda bir dizi adımlar atıyoruz. Son olarak da daha bir kaç gün önce TSE yetkilileri ve uzmanlar Odamızın Kalite Yönetim Sistemi Belgesini yenileyerek bize teşekkür ettiler. Ben de bu çalışmaları yönetim kurulumuz adına yürüten arkadaşımız Ali Alkan ve tüm çalışanlarımıza sizler adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bir süre önce, MHP Kayseri Milletvekili Sayın İsmail Özdemir Odamızı ziyaret ederek Kayseri esnaf, tüccar ve sanayicisinin her zaman yanında olduğunu, kayıtlı ticareti her vesile destekleyeceğini ve kapısının tüm KTO üyelerine açık olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Odamız bünyesinde yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteren AB Bilgi Merkezi’miz 4.sü düzenlenen Uzunyayla İnliören Kültür Festivaline katkı vermiştir. Bu etkinliğe katılarak, burada yaptığım konuşmada farklılığımızın zenginlimiz olduğunu vurgulayıp, ‘Birlikte Güçlüyüz’ sloganımızın altını bir daha çizdik. Ayda bir yapılan bu toplantılarımızda konuşmalarımı uzattığımın farkındayım. Ama dünyada, ülkemizde ve şehrimizde ne olup, ne bittiğini bu vesile ile konuşmamız, dillendirmemiz lazım diye düşünüyorum. Sözlerime son verirken, Abdullah Gül Üniversitemizin değerli rektörüne davetimizi kabul edip toplantımıza katıldığı için sizler adına şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Abdullah Gül üniversitesi Rektörü İhsan Sabuncuoğlu sunumuna başlamadan önce yaptığı konuşmasında, “Böyle bir toplantıya davet edilmekten onur duydum ve sizlere teşekkürlerimi sunuyorum. Birçok ortamda konuşma yaptım. Akademik, iş ve sanayi dünyasının bulunduğu ortamlarda bulundum ama ilk defa bir meclis toplantısında bana konuşma yapma şansı verdiniz. Son 6 senedir Kayseri’de yaşayan bir vatandaş olarak, sizlerin çalışmalarınıza katkı sunmak istiyorum. Kayseri uzun yıllardır ticaret şehri olarak bilinir ve herkes de bunu kabul eder. Bunun bu şekilde devam edebilmesi için mutlaka ulaşım sisteminin geliştirilmesi lazım. Yoksa çok sıkıntı çekilir ticaret alanında” dedi.
 

İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.