Bizim insanımızın en büyük defosu, kör itaat ve yandaşlığına toz kondurtmama. Hakkı ve hakkaniyeti öncelemede ihmalkarlık. Allah intibahlar versin hepimize. Amin
Beğenmediği, yetersiz bulduğu yönetim sistematiğini değiştirme adına yönetime talip olup, yetki aldıktan sonra, değiştirmeye ahdettiği nizama rahmet okutturacak zulümlere imza atanlara, idareyi eline yüzüne bulaştıranlara ne demek isabetli olurdu demiyorum, onlardaki davanın nefslerini ihyadan ibaret olduğunu göre bile o yetkiyi onlara verenlerin hamakatının gereğidir bu demekten başka.
Engelli yurttaşlara yaptıkları zulmü mahkemelerde net şekilde ortaya koyarak, haltlarına yargı kararları ile mani olunmasına rağmen, ısrarla bu zulme devam edenlerin tek çıkarımları eğer, dava açmayanlar, tıpış tıpış nasıl olsa ödüyorlar, kasa doluyor yaklaşımi ise, umarım bu topraklarda bir daha asla din ile arzı endam ederek yetki dilenenlere Allah fırsat vermez.
Ağır mı oldu? Çok az bile oldu der susarım.
Allah, tanrısının sırtına binerek, onu emeline dehleyenlere fırsat vermesin amin
Bu dinin üstün prensiplerinden biri de şudur: Günah zemmedilir, abes bilinir, günahkârın şahsı hedefe oturtulmaz. Zira günahtan vazgeçmesi, tevbesi ile o, en yüce makamlara nail olabilir. Nitekim sahabe i güzin hazeratından niceleri de, İslam öncesi nice günahın dibinde yaşıyorlardı, lakin tevbe ile arındılar ve müjdelere nail oldular. 
Günahkara tevbe ile arınması için dua ve yanındalık caizdir, lakin kişiye günahından dolayı şeytanı ona yaklaştırıcı şekilde ters düşmek, şahsiyetini rencide etmek caiz değildir.
Kimsenin kalbini kırma, zira Allah'ın en gücüne giden amel, kalp kırmaktır. Hoca Ahmet Yesevi
O içmiş evet, ama siz sarhoş olmuşsunuz. 'Mevlana'
Kanundan, cezadan, polisten korktuğu ya da ne derler kınamasından çekindiği için değil; yaradılışı, vicdanı gereği haktan hukuktan ayrılmayanlar insanlığın asıl kahramanlarıdır. Mailis Nalars

9853 Sayılı Kadınları Anlama Kanunu: Madde 1- Özel günleri asla unutmayın. Madde 2- Kalan 2361161883 hal ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Insanın en güçlü savunma mekanizması ümit etme motivasyonudur ve en işlevli ümit ise kişisel telkin ile ortaya çıkar. En kapsamlı ve işe yarar telkin de duadır. Dua inancı güçlendirir. Inanç ise yaşamı anlamlandırır. Anlamlı bir yaşam ağız tadı sebebidir. Ağız tadı vücutta getir götür işlerini organize eden hormonları çalışmaya sevk eder. Böyle bir döngü organizmayı ayakta tutar. Bu döngü olmaz ise, hormonlar vücudu oluşturan elementleri toprak ile buluşturmaya ve yeni yaşam formlarında elementlerin işe yaraması için yaşama zevkini kaybetmiş vücudu dağıtmaya kendilerini vazifeli görürler. Bu sarmal hayati önemi haizdir. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
Ey yıldığı bir anında ağız tadını yitirdiğini düşünen genç kardeşim, tam da bu anında en ihtiyaç duyacağın şey duruştur. Duruşunu bozmadan genişlemeye bakmalısın, belki mevcut çevreyi ve imkanları genişleyerek ve hobiler edinerek keyf alanlarını artırmak, ağız tadı imkanlarını çoğaltmak, ama asla yılmamak... Bil ki esasen sen, senin sandığından çok daha güçlü ve çaplısın çünkü . Bu anı yenince, bu halden sıyrılınca, sonra daha da zor olsa geçiştirebilmenin hazzı, seni daha bir diriltecek ve motive edecektir. Kitap veya anı yazmaya ve yayımlamaya odaklanabilirsin gibi. Gecen gündüzün afiyet üzere olsun. Selametle

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.