En güzel ülke. En güzel günlerin yaşandığı Anadolu. Güneşin en güzel doğduğu, güneşin en güzel battığı ülke. En güzel toprakların, en güzel havanın, en güzel suyun,  en güzel insanların, en güzel hayvanların, en güzel bitkilerin olduğu ülke. En sıcak kanlı, en güler yüzlü, en samimi, en insancıl, en sevecen insanların yaşadığı ülke: Türkiye. Dünya coğrafyasını, fiziki, siyasi, ekonomik, nüfus, kültür, medeniyet, tarih ve sosyal yönden incelersek, görürüz ki dünyanın en güzel ülkesi Türkiye’dir. Bunun bizim vatanımız olduğu için övmeyle alakası yoktur. Tamamıyla bilimsel gerçeklere göre dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz. Cennet vatan dememizin amacı da budur, gerçekten cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. Nasıl mı? İşte şu nedenlerden dolayı:
Dünyanın neresine giderseniz gidin, ülkemizin bulunduğu coğrafi konum gibi birçok özelliği barındıran bir yer daha bulamazsınız. Batıyla Doğu, Güneyle Kuzey arasında tam da orta noktadadır. Sahip olduğu fiziki yapı insanlığı imrendirecek kadar zengindir. Her türlü güzelliğe sahip sıradağları, iç ve delta ovaları, yaylaları dünyada eşi olmayan varlıklardır. Bütün yollar Anadolu’ya çıkar. Bir yılda dört mevsimi yaşayabileceğin ülke. Sarıkamış’ta, Palandöken’de ve Erciyes’te kış yaşanırken kayak yapılabilir, aynı anda Karadeniz bölgesinde ilkbahar, iç kesimlerde sonbahar, Ege ve Akdeniz bölgesinde yaz mevsimi yaşanır, denize girebilir. Yağmuru ve karı en güzel zamanları yaşatır. Oksijen bakımından zengin bir havamız, temiz nefes alma şansımız vardır. Dünyanın en temiz tadı, minerali, kokusu ve sertliği olan su kaynakları bu topraklardadır. En güzel ırmaklar, en güzel dereler ve en güzel çaylar bu ülkededir. Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Gediz, Büyük ve Küçük Menderes, Meriç, Aras nehirleri, Dalaman ve Melen çayları geçtikleri yerlere hayat verir. Dünyanın en temiz sularını taşırlar. Bitki varlığı o kadar zengindir ki saymakla bitmez. Yenilebilir ve kimyasal bakımdan ham madde olacak, insanlara çok faydalı maddeler içeren binlerce bitki yetişmektedir. Bu bitkiler dünyanın hiçbir yerinde bu kadar güzel yetişmez. Çiçekler ve güller dünyanın hiçbir yerinde bu kadar renkli, bu kadar tatlı, bu kadar güzel kokmaz. Çünkü bu topraklar içerdiği mineraller bakımından da en zengin topraklardır. Ağaçları ve ormanları da çok özeldir. Bu bitkileri ve ağaçları başka yerlere götürseniz Anadolu’daki gibi zengin içerikli ve güzel kokulu olmazlar. Çünkü bunların yetiştiği topraklar dünyada sadece ülkemizde var. Ülkemizde yetişen hiçbir meyve ve sebzenin tadını, kokusunu, nefasetini ve çeşitliliğini, bolluğunu başka bir yerde bulamazsınız. Yine aynı şekilde ülkemizde yaşayan hayvanların çeşitliliği ve özellikleri de çok önemlidir. Tarihi eserleri, kaplıcaları, doğal güzellikleri ile eşi bulunmaz eserlere sahiptir. Dünya medeniyetinin tüm eserlerinin örneklerini bulabilirsiniz. Dört tarafı dağlar, üç tarafı denizlerle çevrili hayat kaynağı bir ülkedir Türkiye. Sahip olduğu değerler ve kültürel zenginliğiyle insanlığa beşiklik yapmaktadır. Yedi milyara yakın dünya nüfusunun içinde en güzel gülen yüz yine Anadolu insanındadır. Sıcakkanlı, güler yüzlü ve samimi duruşu başka bir ülke ya da bölgede yoktur. Havasını, suyunu, evini, malını, ekmeğini bölüşen başka bir insan topluluğu bulamazsınız. Samimiyeti ve yiğitliği insanlığın denge unsurlarındandır. Yaşadığı ve gittiği her yere medeniyet ve insaniyet taşımıştır. Hiçbir insan topluluğunu ezmemiş, sömürmemiş, aksine özgürlük, insanlık öğretmiştir. Tarihinde yüzünü kızartacak bir olaya karışmamış, aksine tarihi şan ve şerefle dolu bir insan topluluğudur. Batıya ve dünyaya medeniyet Anadolu’dan yayılmıştır, bu da İstanbul’un fethi ve ortaçağın kapatılmasıyla başlamıştır. Batının süfli hayatına böylelikle ışık yakılmıştır.
Bu nedenledir ki dünyanın diğer devlet ve milletlerinin dikkatini üzerine toplamaktadır. Bu nedenledir ki Batılıların hedefidir. Bugün muhatap olduğumuz terör ve diğer saldırıların altında bütün bunlar yatmaktadır. Batılıların gelişmemizi ve güçlenmemizi engellemek istemeleri bundandır. Onlar istiyorlar ki, bu zengin ülkeyi de dünyanın diğer yerlerini sömürdükleri gibi kullansınlar. Ama millet son iki yüzyıldır süren baskının altından uyanmaya ve kendine gelmeye başladı. Bu cennet vatanı kimseye bırakmayacağını dünyaya ilan etti. İşte Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya, ABD ve Rusya’nın bütün telaşı bundandır. Saldırıları bu milletin uyanıp bu ülkeye sahip çıkması ve İslam’ın bayraktarlığını yapacak olmasındandır. Hepsi boşuna kürek çekmektedir. İmanı ve bu topraklardan aldığı güçle bu millet fırsat vermeyecektir. Her seferinde hamleleri boşa çıkacaktır. Allah’ın bu millet vermiş olduğu feraset, ümmete ve mazlum milletlere umut olmuştur. Bizim gidecek başka bir yerimiz yoktur. Bu nedenle cennet vatanın kıymetini bilecek, koruyacak ve üzerine titreyeceğiz. Allah bu millete, ümmete, ülkeye zeval vermesin. Amin. Vesselam.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.