Şehir Hastanesi’ndeki ortaya çıkardığımız skandala nedense başta Sağlık İl Müdürü Ramazan Benli ve Şehir Hastanesi’nin Başhekimi adının önünde Profesör olan Dr. İlhami Çelik inanılmaz bir şekilde karşı çıkıyor ve araştırma yapılması için dahi adım atmadılar. Ne zaman ki, Valilik olaya el koydu ondan sonra sorulara yanıt verdiler. Ama verilen yanıtların çoğu da, kaçamak ve soruyu soranın konuyu bilmemesinden istifadeyi çağrıştıran içerikte.

Skandal çok açık ve net hem de kabak gibi. Şehir Hastanesi Lazerle Göz Ameliyatı yapılan serviste, Mehmet Ünal isminde ve SGK’daki sigortası yatırılan meslek tanımlaması resmen PAZARLAMACI olan biri göz ameliyatına giriyor.
Önce İl Sağlık Müdürü Ramazan Benli ardından Şehir Hastanesi Lazerle Göz Ameliyatı Bölüm şefi Dr. Necati Duru karşı çıktı ve inkâr ettiler. Ardından İl Sağlık Müdürü Benli’nin makamında iki kişinin daha şahitliğinde görüştüm. Benli, bu pazarlamacı olan delikanlının aynı zamanda teknisyen olduğunu ve makineyi satan şirket tarafından verilen bir teknisyenlik belgesi bulunduğunu söyledi. Benli buna göre demek istiyor ki, her ne kadar asıl işi pazarlamacılık da olsa bu kişi ameliyatı yapan makinenin teknik bakımından sorumlu. Buna da peki.

Amaaaa

Son olarak ortaya çıkardığım görüntülerde Dr. Necati Duru ile birlikte resmen ameliyata katılan kişi bizatihi pazarlamacı Mehmet Ünal. Şimdi ne olacak? Önceden ameliyathane önünde ve ameliyathane kıyafetleri ile çekilmiş fotoğraflar belki inandırıcı gelmemişti ama şimdi ne yapacaksın Ramazan Efendi? Al sana kabak gibi görüntüler. Sen de doktorsun aslında iyi bilirsin Pazarlamacı Mehmet’in o görüntülerde ne yaptığını.

İşin ilginci yılın doktoru seçilen Necati Duru’nun, doktor olmadığını bildiği ve bu ameliyata değil girmek, kenardan kendisinin terini almaya bile yetkisi olmayan pazarlamacı Mehmet Ünal’ın bal gibi ameliyat yaptığını belgeleyen görüntüleri nereye koyacaksınız? Hem de İhlas Haber Ajansı’nı davet etmişler ve bunu bir marifet gibi anlatıp resmi olarak çekimi yaptırmışlar, haberini yaptırmışlar. Tabi burada kimsenin aklına bir pazarlamacının böylesine ciddi bir ameliyata girmesi gelmeyeceği için,  o dönem haberi yapan İHA mensubu gazeteciler de, normal bir haber yaptıklarını sanmışlar.

Şimdi neden bu kadar direniyorlar onu anlatayım. Birincisi Dr. Necati Duru’nun mesleki kariyeri ciddi şekilde tehlikede. Hem ameliyatların büyük kısmını kendisinin yapmadığı ortaya çıkacak hem de doktor olmadığını bildiği halde bir pazarlamacıyla birlikte ameliyat yapmaya nasıl göz yumduğunu Tabipler Birliği’ne açıklamak zorunda kalacak.

Ama ikincisi ve daha önemlisi de şu; Dr. Duru bana güya bir tekzip metni göndermiş sanırım beni salak sanıyor. Makineyi satan şirketin Mehmet Ünal’ı teknisyen olarak tayin ettiği yazıyı da koymuş. İngilizce olarak koymuş ki biz daha da ciddiye alalım, evrağı bir şey sanalım. Hani yabancı dil bilmiyoruz ya. Ey Necati kardeşim benim hangi dilleri ne kadar bildiğimi merak ediyorsan beni tanıyan senin de tanıdığın gazetecilere veya arkadaşlara sor istersen. Neyse konumuz bu değil. Şimdi Necati Efendi yılın doktoru seçilip başarıda zirve yaptı ya güya, işte bu durum da yerle bir olacak. Çünkü o kişi yani pazarlamacı Mehmet Ünal hastaneden uzaklaştırılıp ameliyathanelere giremez olunca (makine arızalandığında resmi yazı ile talip edilmek üzere makine onarımı için gelmesinin dışında) tüm ameliyatlar Necati efendiye kalacak. Bu durumda da, bizzat Dr. Necati Duru tarafından açıklanan süre içinde yapılan bin 300 ameliyat yapılamayacak. Zira serviste tek başına kalacak. O zaman şimdi sormayanlar belki imana gelip soracaklar; “Necati bey hani bin 300 ameliyat yapmıştınız şimdi niye yapmıyorsunuz, yapamıyorsunuz. Mehmet’in gitmesinin sizde yarattığı üzüntüden mi düştü performansınız”

Şimdi bu durumda Dr. Necati Duru ne desin? Başarılarından dolayı Sağlık Bakanı’nın elinden aldığı yılın doktoru plaketini mi iade etsin, yoksa aslında bugüne kadar tüm ameliyatları ben yapıyordum da, Mehmet benim performans meleğim gibiydi, onunla birlikte gözüm kapalı yapıyordum bu ameliyatları şimdi o yok ya, ondan düştü bu performansım mı desin.

Ne desin?
İşte korkunun temel sebebi bu, ameliyatları kimin yaptığı ortaya çıkacak yani gerçek!

İşte bu durum ortaya çıkacak yani aslında o bin üç yüz ameliyatın çok büyük bölümünü Mehmet Ünal’ın yaptığı anlaşılacak. O zaman da soracaklar Necati efendiye peki sen ne yapardın kardeşim? Ve bence o yılın doktoru ödülünü Necati efendiden alıp Mehmet kardeşime vermeliler.

Daha bitmedi beyler hatta yeni başlıyor. Belgeleri Tabipler Birliği’ne de gönderdik oradan da yanıt bekliyoruz, bakalım ne diyecekler. Bu arada TBMM Sağlık Komisyonu’ndaki milletvekillerinden bazılarına da gitti yine gazete kupürleri ve “görüntüler” (Komisyondaki doktor olan üyelere, hani onlar anlar ya ameliyatı kimin yaptığını ya da o görüntüde kimin ne iş yaptığını)

Velhasıl dediğim gibi yeni başlıyor.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.