Son günlerde Fetö’nün siyasi ayağı niye açığa çıkarılamıyor diye bir tartışma yapılıyor. Kimisi bu suçlamalarda hedefe Ak partiyi, bazıları da muhalefeti hedefe koyuyor. Peki bu siyasi ayakta kimler var analiz etmeye çalışalım.
            Siyasetle ilgilenen herkes FETO örgütünü yıllardır takip etmektedir. Siyasetçi kendisine oy getirebileceğini düşündüğü ve sayı olarak dengeleri değiştirebilecek bir çoğunluğu üstelik kendine yol açmak için herkesle iyi geçinmeye çalışan, herkese mavi boncuk dağıtan, hainliğini de takiyye yoluyla saklayan bir örgütten beklentilerinin olması siyasetin gereği olsa gerektir.
            Bu örgüt her dönemde kendilerinin önünü açabilecek herkesi siyaseten kullanmıştır. Bir zamanlar Ecevit’i sonrasında Demirel’i desteklediklerini unutmayalım. 28 şubat döneminde dersane ve yurtların anahtarını 28 şubat bin yıl sürecek diyen Çevik Bir’e teklif etmediler mi? Ne istedilerde vermedik diyecek kadar Ak partiyi kullanmadılar mı?  17- 25 Aralık sonrası Fetö’cülerin söylemlerinin en büyük savunucusu CHP ve onun genel başkanı olmadı mı? Ak partiden Fetö nedeniyle ayrılıp da CHP ye gidemeyenler için İyi parti kurulmadı mı?  Çukur eylemlerinde HDP ve PKK ya gerekli kolaylığı sağlayan kadrolar kimlerdi? O dönemde Ülkücüler ve Milli görüşçüler arasına takiyye yaparak girenler hariç onlarla pek yıldızları barışmadı. Rahmetli hocamın “bizim aramızda görünmez manevi bağlar var”sözüne Fetö’nün “bizim onlarla aramızda hiçbir bağ yok”diye cevap verdiğini unutmadık.
            O yüzden siyasetçilerin benim yüzüm kara seninki benden kara diyecek kimsenin kimseyi itham edecek durumu yoktur. Hepsinin de az veya çok bunlarla ilişkisi olmuştur. Mesela İzmir’de Ak partinin bu kadar güçsüz kalmasının tek nedeni buradaki Fetö’cülerin CHP’yi desteklemesidir.
            Kayseri’mizde tanınmış bir siyasetçi bunlarla ilişkilerden bahis ederken “ 40 yıllık arkadaşın ihanet ettiğinde nasıl olursan biz de o durumdayız “ demişti. Kimi siyasetçi yurt dışında bunların okullarını ziyaret etmiştir. Kimisi Türkçe olimpiyatlarına katılmıştır. Kimisi yurt dersane için ucuza arsa temin etmiştir. O parti bu parti değil herkes yapmıştır. Memurlara yapıldığı gibi bunların bir toplantısına katılanlar göz altına alınmaya, ihraç edilmeye, açığa alınmaya başlansa Türkiye’de siyasetçi kalmaz içeri alınmayan.
            Ne yani siyasi ayağını araştırmayalım mı diye konuştuğunuzu duyar gibiyim. Evet araştıralım. Nasıl mı? Memurlara yaptığımız gibi bunun içinde kriterler oluşturalım. Mesala;
            Bank Asya’ya para yatırmış mı?
            Zaman Gazetesine abone olmuş mu?
            Himmet toplantılarına katılıp bağış yapmış mı ?
            Fetö’cülerin nakil ve tayinleri için aracı olmuş mu? Hamili kart yakınımdır demiş mi?
            Fetö’yü ziyaret etmiş mi?
            15 Temmuz’da buna verilecek bir görev var mı imiş ?
            Görev yaptığı yere seçilirken Fetö’cülerin ne kadar desteğini görmüş ?
            Fetö’cülere dershane okul yaptırmış mı?
            Dernek ve Vakıflarında yönetici ya da mütevelli olmuş mu?
            Aklını Fetö’ya kiraya vermiş mi? Onu ne kadar savunmuş?
            Ekonomik ilişkilerinde bunların ne kadar desteğini görmüş ?
            Bu kriterlerden birkaçı birisinde toplanmış ise en azından siyasi ayak olarak tanımlayabiliriz.
            Bir de milat tespit etmek gerekiyor. Yukarıda açıklandığı gibi herkesin bir şekilde ilişkili olduğu 17-25 aralık öncesi değil, Fetö’nün hainliği ortaya çıkmaya başladığı  17-25 aralık sonrası yukarıda sayılanlar yapılmaya devam edildi ise siyasi ayak saymak gibi.  
Allah yar ve yardımcımız olsun.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.