Gerek Kayseri’de meslekte çalışan büyüklerimizden gerekse ülke genelinde gazetecilerin yaptıkları haberlerden dolayı kimi zaman sorun yaşadıklarını dinliyor okuyoruz. Bu sorunların başında gazetecilerin yaptıkları haberler hakkında habere konu olan kişi ya da kişilerin işini yapan gazetecilere gösterdikleri tepkiler, tepki biçimleri geliyor.

Gazeteciliğin kamu hizmeti olduğunu kamusal bir meslek olduğunu biliyorsunuz. Dolayısıyla hangi haber olursa olsun, kaleme alınıp yayımlanırken bu duyguyla bu inançla hareket ediliyor. Habercilik etik kuralları doğrultusunda yazıldığı takdirde de gerek hukuki bakımdan olsun gerekse habere konu olan olay kişi nezninde bir sorun teşkil etmemesi gerekiyor.

Ancak görülüyor ki memleketimizde ve genel olarak, bir gazeteci yaptığı bir haberden dolayı, habere konu olanlar tarafından olumsuz davranışlarla karşılanabiliyor. Halbuki haber dediğimiz gibi kurallarına ve etik kurallarına uygun bir biçimde yazıldığı dikkate alınırsa, söz konusu olumsuzlukların ne derece anlamsız olduğunu görüyoruz. Ne gibi? Örnek verelim.

Mahkeme süreci tamamlanmamış bir olay hakkında bir haber yazılıyor diyelim. Haber, ön yargılı olmadan ve peşin hüküm verilmeden inşa edilip, mahkeme sonucu da çıktığında sonucun durumuna göre tekrar işleniyorsa, haberin ‘normal’ sürecinin işlediğini gösterir. Ama zaman zaman şöyle durumlar çıkıyor: Hedef aldınız, şöyle yazdınız, böyle yaptınız, bu basın yok mu bu basın… E oturup habere tekrar bakıp okumuş olsanız, yorum katılmadan mahkeme süreci göz önüne alınarak yazılan haberler neden bu kadar eleştiriliyor? Kamusal bir meslek değil midir habercilik? Sürecin tamamını içeren bir içerikle yayımlanıyor olması dikkate alınmadan neden peşinen hüküm verip hedefe konuluyor basın çalışanları?

Evet gazeteci tarafsızdır ‘objektiftir’ söyleminin aksine gazeteci taraftır diyorum. Ama taraf olduğu nedir buna bakmak gerekiyor. Haberde denge, tarafları kapsayan, söz hakkına yer verip ‘olayın’ taraflarına yer vermek ile ‘objektiflik’ tarafsızlık şunculuk bunculuk farklı bana göre (objektiflik kavramını özellikle kullanıyorum ‘moda’ olduğu için…)

Gazeteci, herhangi bir olaydan halkı haberdar eder, halkı aydınlatır, haber verir uyarır. Yetkili organlara da benzer bir işlevi vardır. Bunları yaparken ‘objektif’ mi olunuyor? Aksine haberden bu refleksten taraf olmuş olunuyor. Taraftan kasıt bu. Haberden, kamunun haber alma hakkından, ‘olan neyse’ onu yansıtmaktan, vatandaşın sorunlarından, olumlu gelişmelerin de hakkını verip dile getirmekten vs yana taraf olmaktır. Gazeteciye habere tepki gösterirken bu noktaları da geçmeden değerlendirmek gerekiyor. Gerçekleşebilecek hak gaspları ve şahsi konular ise bunlar dışındadır muhakkak.

İşte bu yüzden gazeteci taraftır. Taraf olduğu hususların iyi anlaşılması gerek…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.