“Bu topraklarda herkesin gözü var”

Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Mahmut Arıkan Türkiye’de ilk defa böyle bir organizasyon yapıldığını belirterek, “ Kardeşlerin tanışma toplantısının birbirimizi tanımaya, kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Umarım, toplantı bitiminde yüreğinizde ve benliğinizde hoşnutluk ile bu salondan ayrılırsınız. Bugün burada -belki de iddialı bir ifade olacak ama- Türkiye’de ilk defa böyle bir organizasyon yapılıyor. Bunu sebebi şu an burada bulunan misafirlerin çok büyük bir kısmı Saadet Partisi’ne oy vermemiş insanlardan oluşuyor. Öncellikle ön yargılarını yıkarak davetimize icabet eden siz değerli konuklarımıza teşekkür ediyorum. Genel Başkanımıza da bizi kırmayarak yoğun programı içerisinde Kayseri’ye geldiği için teşekkür ediyorum. “ şeklinde konuştu.



Karamollaoğlu’nun konuşması
İl Başkanı Mahmut Arıkan’dan sonra konuşma yapmak için kürsüye çıkan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu uzun süre Develi’de yaşadığını ve Kayseri’yi memleketi gibi gördüğünü belirterek konuşmasına şu şekilde başladı;
 “Siyasi Partiler; bir ülkenin problemlerini çözmek, o ülkeyi daha iyi bir noktaya getirebilmek, huzuru barışı sağlamak, ekonomiyi geliştirmek, bulunduğu bölgede komşularla daha iyi münasebetler kurarak sadece yurt dışında değil çevremizde de huzur içinde olmak için gayret göstermesi gereken kuruluşlardır. Bir parti ancak icraatlarıyla tanınır. Söylemler her zaman tam olarak yerini bulmayabilir. Ben bizzat hükümetin içinde yer almadım ama Erbakan hocamızın kurduğu hükümetlerde, milletvekili olarak bulundum. Belediye başkanlığı yaptım. Çeşitli şirketlerde çalıştım. Bundan dolayı meselelere farklı yaklaşmayı gerekli görüyorum. İçinde yaşadığımız dünyayı tanımadan, ülkemizin geleceği ile ilgili büyük idealler oluşturmak pek kolay değil, çünkü dünyada yalnız değiliz. Ve diğer ülkeler kendi menfaatlerinin gereğini yerine getirebilmek için yeri geldiğinde haksızlık yapmaktan güce başvurmaktan çekinmezler. Biz bazen Avrupa ve Amerika’ya çok büyük hayallerle bakıyoruz. Demokrasi kâmil manada orada varmış gibi davranıyoruz. Algı operasyonu aslında bugün dünyada tam anlamıyla yürütülüyor. Batı şu anda sanki insan haklarını hukuku demokrasiyi içselleştirmiş ve hiçbir tereddüt göstermeden bunları uygulayan ülkeler olarak gözüküyor. Ama ben böyle görmüyorum.”



 “Amerika 11 Eylül’den sonra işkenceyi caiz kıldı”
İslam âleminin en önemli özelliğinin dünyanın en zengin doğalgaz ve petrol rezervine sahip olması ve bunun için sürekli tehdit altında olduğunu vurgulayan Başkan Karamollaoğu, “İslam ülkelerinin ayrı bir tehlikesi daha var. İslam geçmişte büyük medeniyetlerin kurulmasına vesile olmuş bir inanç sistemi. ‘Yarın buradaki insanlar uyanırlar, kendi haklarını korumaya kalkarlarsa bizim önümüze güçlük çıkarırlar; o halde biz bunların ayağa kalkmaması için gereken her tedbiri almalıyız’ dediler ve ilk defa NATO’nun görevini 1991 yılında değiştirdiler. Eskiden düşman komünizmdi,  şimdi bunu İslam olarak tarif ettiler. 11 Eylül hadisesi meydana geldi. Şunu da çok açık olarak söylüyorum; Amerika’da bir kısım ‘11 Eylül hadisesi Müslümanlar tarafından yapılmış’ diyor. Ama ben şuna inanıyorum ve Amerika’da birçok vatandaş saldırının İslam ülkeleri tarafından gerçekleştirilmediğini, belli istihbarat üyeleri tarafından gerçekleştirildiğini söylüyorlar. Amerika işkenceyi 11 Eylül’den sonra caiz kıldı. Bunlara güvenemeyiz. Bunlar menfaatleri gerektiği zaman yapmayacakları şey yoktur. Bunlar demokrasiyi dillerine pelesenk etmişler ama konu Müslümanlar olduğu zaman ‘Müslümanların içinde ki diktatör, demokrasiden daha iyidir bizim için’ diyor. Çünkü ben diktatörü kontrol ederim ama demokratik yoldan iş başına gelen insanları kontrol edem anlayışı var. Batıya güvenerek kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya kalkar onlardan alacağımız destekle ülkemizi daha yaşanabilir bir ülke haline getireceğimizi zannedersek hayal görüyoruz demektir.” ifadelerini kullandı.  



“Bu topraklarda herkesin gözü var”
Dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durumu bir sunumla katılımcılara anlatan Karamollaoğlu şunları kaydetti;
“Bugün Amerika ve Avrupa Müslüman ülkelerdeki tabi kaynaklara muhtaç durumda. Rusya’nın tabii kaynağı yok ama problem değil 17 milyon km’lik bir toprağı var. 45 milyon nüfusu var ve nüfusu gittikçe azalıyor. Çin ise onun tam tersi 10 milyon km toprağı var ama 1,5 milyar nüfusu var. Çok hızlı kalkınıyor. Amerika’dan sonra dünyanın en gelişmiş ikinci ülkesi Amerika’ya karşıda ‘ben varım’ diyor.  Bizim bulunduğumuz bölge ise en kritik alan. Eski dünyanın, yani Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam göbeğinde bulunuyor. Başka bir özelliği ise biz 120 yıllık bir proje ile karşı karşıyayız. 120 yıl önce İsrail bir devlet kurma kararı aldı. Osmanlı buna rıza göstermeyince Abdülhamit hanın inmesi Osmanlı’nın yıkılması ve hatta İslam’ın ortadan kalkması için bir projeyi ortaya koydu. Siyonizm’in ideali bugünkü İsrail’in bugünkü sınırları içerisinde kalması değil. Arz-ı Mevud diye bekledikleri topraklara yerleşmek ki buraya bizim topraklarımızın büyük bir kısmı da giriyor. Bunu bilelim bu topraklarda herkesin gözü var. Mesela Türkiye Suriye’ye müdahale edeceği zaman biz gittik Esat’la konuştuk. Döndüğümüz zamanda dönemin dış işleri bakanı Sayın Davutoğlu’na dedim ki bunlar masada halledilebilir. İş işten geçti olmaz artık bundan sonra dedi Amerika Irak’a bir bahaneyle girdi burada kitle imha silahları varmış diye şimdi ise günah çıkarıyorlar ‘yokmuş ama bir defa girdik ne yapalım’ diyorlar. Her şey yalan üzerine inşa ediliyor. Onun için bizim burada oynanan oyunu iyi bilmemiz lazım Büyük Ortadoğu Projesi diye bir oyun var. Ve bu oyun bizi bu güne getirdi, Ortadoğu’da ki kargaşanın içine soktu.  Biz direnseydik. ‘olmaz’ deseydik. O zaman biz bu işin bu noktaya gelmesine engel olabilirdik. Erbakan hocamız zamanında Irak olayından ‘Irak’tan sonra bu olaylar Suriye’ye sıçrayacak oradan da Türkiye’ye gelecek’ demişti. Ve bugün de biz o noktaya gelindiğine maalesef şahit oluyoruz.”
 
“Tek kurtuluş Milli Görüş Hareketi”
Milli Görüşün asıl hedefinin söz konusu algı operasyonlarına karşı güçlü bir Türkiye ortaya çıkarmak olduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Milli görüşün asıl hedefi bütün dünyada huzur ve barışın tesisidir. Bu, gerçek manada adaletin ve hakkın tesisi ile uygulanır. Bunun için önce kendi ülkemizi yaşanabilir bir ülke haline getirmek mecburiyetindeyiz” açıklamasında bulundu
Meral Akşener öncülüğünde kurulan İyi partiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, "Bir yeni adımdır. Kendileri kendi politikalarını elbette uygulamaya çalışacaklar. Meral Hanım'la geçmişte beraber olduğumuz zamanlar oldu hükümetteyken. Başarılar dilerim." dedi.
Haber: Tuba Köksal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.