Allah, hakkımızda şu sözü söyletmeden canımızı alsın. 
Uzaktan iyi biri, ama yakından ise iyilikle ilgisi yok.
--
Rüyalar bir zihin, bilinç işçiligidir. İyi bir analizci rüyasını anlatan kişinin özlem ve beklentilerine, korku ve zaaflarına dair fikir sahibi olur. Bu nedenle rüyalar herkesle paylaşmamalıdır.

İş, esasen bir arşivleme ve düzene sokma işlemi.
--
Suçu ceza ile önlemeye çalışmak çoğu zaman suça ortak olma ezikliğinin bir tezahürüdür.

Örnek:

Evli 3-4 çocuk babası bir işçiye 2000 lira ücret ile bir ay geçin dediğinde, o, bu imkansızlığın pençesinde ve bir de metanetten ve iz'andan uzak bir anında eşinin "komşunun şusu var, busu var, bize de al, almıyorsan şu ol bu ol" demesine" (bu asla bir mazeret olmamasına rağmen) aklını kaçırıp şiddet ile karşılık verdiğinde "vay seni cani seni, al sana ceza" diyen devletin bu adamın, ailenin yaşam koşullarını iyileştirmede kendini sorumsuz görmesi bu şiddete ortak olmaktır ve şiddet uygulamaktan daha ağır ayrı bir suç da bu suçun içinde saklıdır..
--
Kendini müslüman olarak vasıflayan zamane şaklabanları ölüm var ölüm... Orada burada ihtişamlı camiler yaptıran bu şaklabanlar, Suriye'de 4 5 yaşlarındaki çocukların organlarına göz diken organ mafyasına parayı bastırınca en kıymetli arazisini satar.
--
Düne kadar bu topraklarda at koşturan, asan kesen, yiyen, yolan, konanların hayallerine bile gelmeyen güç kayıplarının tek nedeni, dışlarında olan dünyanın varlığını kıymete almamaları idi. Onların bugün başlarına gelenin yarın onların başına bunu getirenlerin başlarına gelmemesi için tarihin tekerrür etmemesi icap ediyor ki, sebep işlendiğinde akıbet de değişmeyecektir.
-- 
Yarın ABD bu Gazze olayını kökünden çözeceğim tüm direnişçilere terk için 7 gün veriyorum dese Türkiye'den başka hangi devlet tepki verir ve dahası terke zorlananlara kim kapılarını açar.

İsrail'in uyguladığı katliam stratejisinin son ayağı, ya itaat et ya da terk et olayıdır ki mazlum müslümanların hamisi Türkiye'ye itaat etmeyenleri sürmeyi düşündükleri kanaatindeyim.
-- 
Allah sayılarını artırsın işlerini asan eylesin amin peşin duası ile çok sevindiğim bir haberi paylaşmak istedim.

Anneleri engelli ötv muafiyeti ile araç almış ve vefat etmiş. Güneydoğu'da bir vergi idaresi, müteveffa adına tarhiyatlar düzenleyerek, mirasçılardan birine vergi ve cezaları tebliğ etmiş. Bu ihbarnamelere karşı mirasçıların dava ehliyetleri yok. Ben de vekaletlerini aldım ve bir dilekçe ile idareye işlemin hukuka aykırı olduğunu, iptal etmeleri gerektiğini veya iptal etmeyeceklerse mirasçıların payları nispetinde her birine ayrı ayrı ihbarname düzenlemeleri gerektiğini, böyle yaparlarsa her ihbarname için dava açacağımı ve devlete ciddi bir avukatlık ücreti ödettireceklerini ifade ettim. Sağ olsun Başkan, mevzuya el attı ve hukuka uygun olanı, inisiyatif kullanarak yaptı, tarhiyatları iptal ettirdi. 
Vatandaşlar rahatladı, razı oldukları cüz'i bir ücret karşılığı işleri halloldu ve 60 davanın açılmaması sebebiyle de hazine, avukatlık ücreti ödemek zorunda kalmadı.
Siz de duama amin demişinizdir şimdi.
--
Faiz iliklerine işlemiş devletin en yetkilisi faize savaş açtığını söylüyor ise, önce devlet kurumlarının faizi terk etmesi beklenmez mi?
Mesela vergi tahsilatlarındaki faiz olayı terk edilebilir mi?
--
Bir İslam mütefekkiri de çıkıp, bu Suud bu ihanette iken hac ve umreye gitmek İslama hakarettir, tüm müslümanların ilk hedefi Kabeyi ve Ravzayı Suud işgalinden kurtarmak olmalıdır tarzı bir söylem geliştirmiyor. Tutmasa da en azından bir bilinç geliştirmeye katkısı olmaz mıydı?
--
Şu tutma işi kadar sakat bir iş yok. Takım parti mezhep tutmak saçmalık. Doğrusunda yanındalık tamam da yanlıșında kabul ne demek. Hep bu tutma saçmalığı işte...
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.