Farklı bir uyku düzenine sahip olduğuma inanıyorum.  Geceleri genelde saat 02.30 veya 03.00, benim için yeni günün başlangıcıdır.

Gün benim için, insanların çoğunluğu en derin uykularındayken başlar.   Gecenin ilerleyen saatleri günün en sevdiğim zamanıdır.  Düşünebiliyor musunuz!  Gece 03.00 veya 03.30 saatlerinde kimse benden hiçbir şey yapmamı istemeyecek.  Caddeler ıssız, sokaklar yalnız ve ben tek başımayım.

Yalnız olmanın, rahat okuyup yazabilmenin ve sessizliğinin tadını çıkarabilmenin, insan ruhunu rahatlatan, tazeleyen ve huzur veren bir akıcılığı vardır.  Kişisel Gelişim konusunda, yıllardır farklı biçimlerde çalışmalar ortaya koyuyorum.  Değişik çevreler ve insanlarla ilişkilerim oluyor.  Bu süreçte bazen, belirli bilgi ve birikime sahip insanlarla da bir arada bulunmanın hazzını ve zevkini yaşadım.

Ancak, uzun yıllardır farklı boyutlarda birlikte olduğum topluluklar ve insanlar arasında, kendisiyle barışık olabilen çok az sayıda insan tanıyabildim.  İnsanların, bir elin parmaklarını ile gösterilecek kadarı kendisine "özel zaman" ayırabiliyor.  Mesela doğada yürüyüşleri, meditasyon, kitap okuma veya küvete girip on beş dakika yalnız kalmak, müzik dinlemek vesaire...

Asıl itibari ile insanın kendisine ayırabileceği "özel zamanının" çok büyük önemi vardır.  İnsanoğlu tek başına kendisiyle zaman geçirirken, gününü dolduran birçok gürültüyü ve karmaşayı dengeleyebilir. Kendime "özel zaman" ayırdığımda, günümün geri kalanını benim için çok daha verimli geçer.  Geceleri erken kalkmadığım, çok sınırlı günlerde ise normal günümle olan fark, tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Yaz-Kış her gün yapmakta olduğum ve çevremdeki arkadaşlarımı , dostlarımı , müşterilerimi de alıştırdığım bir prensibim vardır.   Her gün işyerime sabah çok erken giderim, ancak öğleden sonra yaz-kış farkı gözeterek, toplantı ve konuşmalarım dışında evime dönerken mutlaka yazlığıma(bağıma) uğrayıp doğa ile belirli süre baş başa kalırım.

Yazlığım şehir merkezine on kilometre mesafededir.  Oraya varınca sanki dünya ile bağlarımı koparırım.  Telefonumu sessize alırım ve doğa ile tabiat ile çiçek ve böceklerle, yaratıcı ile adeta inzivaya çekilirim, tefekkür ederim, şükrederim.  Baharla birlikte toprakla, bahçeyle haşır-neşir, iç içe olmaya başlarım.  Mutlaka birkaç saatim çapa, toprak, ağaçlarla, bitkilerle uğraşarak geçer.  Aracıma binip yeniden hava kararırken evime döndüğümde ise farklı bir yorgunlukla birlikte, inanılmaz bir huzur, mutluluk ve doyum duygusu yaşarım.  Sizlere tavsiyem kendiniz için "özel zaman" dilimi ayırmanız olacaktır.
SAYGILARIMLA... 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.