Haydi hayırlı olsun. Gün kardeşlik günüdür. Gün birlik günüdür. Anayasa değişikliği ile birlikte uzun zamandır milletimize dayatılan vesayet sistemine dur denildi. İnsanları inancına, milliyetine, memleketine, görüşüne ve zengin-fakir oluşuna göre sınıflandıran ve kavga ettiren sistem artık millet tarafından değiştirilmiştir. Millet kendini hor gören, küçük gören, cahil gören, fakir gören, bidon kafalı ve göbekli diyen azınlığın vesayetinden kurtulmuştur. Gerçek bir demokrasi uygulamasıyla tüm dünyaya kendi kendini yönettiğini ilan etmiştir. Üstelik tüm düşmanlarının çabasına rağmen. Siyasi, ekonomik, ideolojik propagandalara, teröre rağmen başarmıştır.
Etrafını ateş çemberi haline getiren batılı kapitalist ve Siyonist çevrelerin ülkemizin gelişmesi ve kalkınmasını istemediği artık aşikardır. Son döneme kadar saman altından su yürüten ülkeler, açığa çıkmış ve görünür hale gelmiştir. Asırlardır perde arkasından milletimize ve ümmete saldıran Hristiyan ve Yahudiler bir araya gelerek, her türlü imkanlarını seferber ederek, zulümlerini yürüttüler. Abdülhamid cennet mekan ecdadımızın ardından, Osmanlı Devleti’ni bölüştüler, sonra da kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’ne katlanamadılar. Zaman zaman müdahaleleriyle vesayet yönetimlerinin ellerine geçmesini sağladılar. Abdülhamid Han hazretlerinin şahsi paralarıyla tahsile Avrupa’ya gönderdiği kişiler Batı hayranı olarak döndüler. Batılılar bu durumu kullanarak, kendi milletini ve devletini düşünmeyen, Avrupa’ya özlem duyanları sürekli iktidara taşıdılar.
Gazi Mustafa Kemal’in vefatıyla, vesayeti savunanlar etkilerini artırmıştır. Mustafa Kemal’in milletimizin yararına yaptığı bütün yenilikler bir kenara bıraktırılmıştır. Tamamıyla Batı çıkarı gözetilerek, Batı hayranı kesimin etkili olduğu bir siyaset uygulattırılmıştır. Millet fakir ve perişan hale getirildi. Buğday üreticisi bir ülke olmasına rağmen ekmek karneyle verildi. 1950’li yıllara gelindiğinde, millet artık dur demek için, demokrat partiyi iktidara getirdi. Ancak on yıl kadar başarılı çalışmalar yapabildi. Türkiye yönetiminin, ellerinden gittiğini düşünen Batılılar, algı oyunlarıyla, demokrat partiyi iktidardan uzaklaştırdılar. Her on senede bir siyasi bunalım yaratıldı. Ülke geri bırakıldı. Milletin seçtiklerini, oyunlarla, karalamalarla, basını kullanarak yanıltmalarla yönetimden alıkoydular. 1980’li yıllarda Turgut Özal rahmetliye ve 1990‘lı yıllarda hem Özal’a hem Rahmetli Necmettin Erbakan hocaya aynı oyunları tekrarlayarak,  ülkemizin gelişmesinin önünü kestiler. 2000’li yıllara gelince, millet kendine fildişi kulelerden bakanlara inat, hizmet edecek kadrolara yol verdi.  Son on, on beş yıl içerisinde, ülkemiz birçok alanda Batılıların bile kıskandığı gelişmeler kaydetti. Eğitim, sağlık, ulaşım, ekonomi ve altyapı anlamında elli yılda yapılamayan hizmetler gerçekleştirilmiştir.
Ülkemizde yapılan büyük yatırımlar, ekonomik çıkarlarının bozulacağını düşünen Batılı ülkeleri telaşlandırmıştır. Ülkemiz üzerindeki vesayeti hangi Batı ülkelerinin yönlendirdiği biliniyordu, son gelişmelerle iyice açığa çıkmıştır. Anayasa değişikliği için olumsuz birçok uygulama yapmışlardır. Başta Hollanda ve Almanya, Avusturya olmak üzere, Belçika ve İsviçre’de terör ve çıkar lobilerinin etkileriyle vatandaşlarımıza baskılar uygulamışlardır. Ülkemizden giden temsilcilere programları yaptırılmamıştır. Tevekkeli, terör örgütlerinden çıkan silahlar da Batıyı işaret etmektedir.  Basın yayını kullanarak da algı yönetimlerini hızlandıran batılılar, ülkemizde yenilikler yapılmasına bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceklerdir.  Bütün olumsuz uygulama ve propagandalara rağmen, milletimiz ferasetini konuşturmuş ve geleceğine büyük bir yatırım yapmıştır. Umulur ki bundan sonra, Hristiyan ve Yahudi etkisinde olan Batılı haçlı zihniyetler ülkemizin karar vericisinin millet olduğunu artık görürler. Sindirmez, benimsemez ve kabul etmez olsalar da, vesayetlerini milletin elinin tersiyle reddettiğini anlarlar. Allah’ın emri ilahisi; “Onlar sizi kabul etmezler, onları dost edinmeyin.”dir.
Bundan sonra, ülkemizin ve milletimizin daha çok çalışması, muasır bir medeniyet oluşturması, kültür ve maneviyatına sarılarak, batı medeniyeti diye yutturulan, çürük kapitalizm ve komünizm safsatalarından kurtulması elzemdir. Bekleyen Dünya mazlumlarına ve Ümmeti Muhammed’e bayraktarlık yapmalıdır. Kültür ve maneviyatıyla yoğrulmuş bir medeniyet örneği sergiler, İslam medeniyetiyle taçlanmış bu örnek mazlum milletlere ve ümmete çare olur, inşallah. Allah bu değişikliği devletimize ve milletimize, Ümmeti Muhammed’e hayırlı ve uğurlu eylesin. Hadi hayırlısı olsun. Amin. Vesselam.                                       
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.