Şehrin nefes almasını ya da nefessizlikten ölecek hale gelmesinin en büyük müsebbiplerinden biri de belediyelerdir. O şehrin ya da ilçenin belediye başkanı ve ekibi öngörü sahibi ise, şehri tanıyorsa, asıl önemlisi, zamanı, parayı ve personeli rantabl kullanabiliyorsa sonuç istemeseler de başarılı olur.

Son dönemde bunun hem iyi hem kötü örneklerini yaşıyoruz Kayseri’de. Kocasinan Belediyesi bunlara iyi örnek teşkil ediyor. Başkan Çolakbayrakdar öncesinde “atanmış” ve Özhaseki’nin adamı konumunda yani seçilen değil koltuğa oturtulan bir pozisyondaydı. Seçimden sonra ise durum gördüğüm kadarıyla tamamen farklılaşmış. Şimdilerde elinin altında sanırım küçük çaplı bir yönetimsel değişiklik çalışması var, onu da bitirdikten sonra “ya Allah bismillah” deyip kaldığı yerden seçilmiş başkan olarak devam edecek. Kafasındaki projelerinin bir kısmını paylaştı ve bunların çoğu için de düğmeye basmış. Yani yakın zamanda Kocasinan’da bir şeylerin hızla değişmeye başladığını görürseniz şaşırmayın. Ve bu çalışmaların büyük bölümü de “Kayseri’de gidecek yer mi var” sorusuna yanıt veren işler olmuş. Bunlar elbette parayla ve bütçeyle ilgili ama Çolakbayrakdar bunu gerek tasarruf adımları gerekse yap-işlet-devret mantığıyla halledecek sanırım. Erkilet’te, Kuşçu’da ve daha ilçenin birkaç yerinde daha, ilçeye nefes aldıracak adımları atıyor tabiri caizse şehrin ciğerlerindeki tıkanıkları açarak herkesin nefes almasına yönelik işleri hızlandırıyor. Ve yakında Kocasinan,
Kayseri’nin “şehirden kaçma, nefes alma, kafayı dinleme” cümleleriyle başlayan şekilde tarif edilecek mekanlarla adından söz ettirecek. Yani yıllarını boşa geçirmiş ve Kocasinan’a hiçbir şey yapmayıp günü idare ederek, en büyük kötülüğü yapmış isimlerden olan Bekir Yıldız’ın kaybettirdiklerini Ahmet Çolakbayrakdar kazandırıyor. Kazandırdıkça da kendine güven gelen Çolakbayrakdar’ın yolu da daha şimdiden ilerisi için açılıyor. Bu sefer Memduh Büyükkılıç’ın “müdahalesine gerek kalmayan”  kapılardan geçeceğine inanıyorum, çünkü cidden çalışıyor.

Bunun yanı sıra yıllardır kandırılmışız demem pek yanlış olmaz zira Mehmet Özhaseki’nin zamanında muhteşem belediyecilik örneğiyle şanlandırılan Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin aslında borç batağı içinde ve faiz kıskacıyla boğuşan bir mali çöküntü içinde olduğu belgeleriyle ve Sayıştay raporlarıyla çıktı ortaya. Yani Özhaseki efsanesinin şehirdeki bazı yapılaşmaların dışında koca bir balon olduğu iddialarını artık herkes yüksek sesle konuşuyor, gazeteciler de bunu sütunlarına taşıyor. Aslında eski Başkan Çelik akıllı bir şekilde açıkladığı alacak verecek tablosuyla, bir dönemin borçsuz belediye sloganın balon olduğunu gösterdi ve hatta bu balona bir de iğne batırdı, açıkladığı rakamlarla. Türkiye’de şehirlerarası otobüs terminali ve havaalanından metro benzeri toplu taşıma araçlarının geçirilmediği tek şehir olma ünvanını Kayseri’ye kazandıran Özhaseki ayrıca Erciyes’e yaptığı yatırımların karşılığını alamayan bir isim olarak da anılacak. Zamanında Erciyes’te şu kadar otel arsası sattık diye övünen Özhaseki şimdi acaba o otel arsalarını sorguluyor mu ve dahası ciddi yatırımcıların bile neden Erciyes’e yıllarca otel yapmadığı sorusunun cevabını verebilecek mi? Sakın bana şehrin geniş yollarını görmüyor musun demeyin elbette görüyorum ama bunların çoğu rahmetli Osman Kavuncu zamanında yapıldı, bunları da siz unutmayın.

Bu arada şunu hatırlatmak istiyorum ki, Büyükkılıç Başkan sanki Büyükşehir’de tasarruf yapacağım derken arada ciddi sıkıntılara sebep olacak adımlar da mı atıyor, bunu bir kere daha düşünmeli bence? Tamam Özhaseki’den beri belediyenin borç batağı içinde olduğunu açıklayamayıp kaçak güreşiyorsunuz ama başkanım hiç olmazsa hizmetin önünü tıkayacak adımları da sırf tasarruf olsun diye atmayın bence. Özhaseki zamanında KCETAŞ’a aldırılmış son model Mercedes makam aracı vardı sonrasında bu yenilendi. Şimdi Büyükkılıç bu aracı kullanmıyor Şahika’dan kiralanan Audi marka makam aracını kullanıyormuş. Sayıştay raporlarına rağmen (aynı rakamlara olsa bile ) yerli değil de yabancı araçların Büyükkılıç tarafından da hala kiralanmasına mı yanalım yoksa belediyede hak ettiği ödenekleri alamayan yüzlerce kişinin sessizliğine mi üzülelim! Bu arada bir önceki yazımda bahsetmiştim Sayıştay raporlarında öyle ilginç tespitler var ki, Melikgazi için de, Kocasinan için de Talas için de, hele hele Büyükşehir Belediyesi’ni hiç sormayın bile. Şimdilik raporları araştırıyorum yakında yazı dizisi olarak yazmaya başlayacağım. Hiçbir şey göründüğü gibi değil ve dışardan efsane gibi görülen isimler perdenin arkasında neler yapmış neler, hem de kanunlara rağmen. Hepsini tek tek deşifre edeceğim, az kaldı.

Velhasıl vaktiniz varsa oturup düşünün bakalım, şehre son dönemde en çok kim hizmet etti? Memduh Büyükkılıç mı, Mehmet Özhaseki mi yoksa Mustafa Çelik mi? 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet doğan 3 hafta önce

yürük ister deşifre etmeniz için

Avatar
Muhammed Fatih TAŞYÜREK 2 hafta önce

Haklısınız yamula barajı kurulalı su tutalı yıllar oldu az ama ağaca göre maliyetli revanda yapmayı geçtim kuşçu ve baraj gölü etrafında ağaçlandırma yapmak çok mu zor du? Bekir Yıldız beyin döneminde baraj kıyılarına kuşçu vb yerlere ağaçlar dikilseydi şimdiye orman olurdu. Şimdi gidin baraj kıyısında gölgesinde oturacak kaç tane ağaç bulabileceksiniz bakalım yazık değilmi? Allah Sayın Çolakbayraktar’a yardım etsin geçmiş başkanların hatalarını yapmaktan korusun bu duamız onun şahsı için değil milletimiz içindir.
Hatalar yapmış iyi yönetememiş Başkanlara gelecek olursak onların veballeri onları ezip geçecektir o yüzden kimseye bir şey demiyorum yazık onlara. Tabi bize yansıyan kötü sonuçlar da bizi üzmüyor da değil maalesef.
Yazınız ve gelecek yazılarınız için teşekkür ederiz İlter Bey.