Onu et ve kemikten ibaret görüp, Ona yüklenen misyonu ve Onun vizyonunu, yani Onu O eden değerleri ihmal edenler, Onun ölümünden müteessir olurlar, çünkü onlara göre O artık yoktur hayatta. Onu O eden değerlere dair hissiyatı müspet olanlar içinse O, asla ölmez, vücut anlamında değil tabii ki, misyon itibarı ile.
--
 
Hesap kitap işi bu işler ve bendeniz mevzunun sulandırılması konusundan rahatsızlıkla yazdım bu tespiti ki kadir gecesi de yılı dönüp duran bir gece böylece. Kur'an belli bir yılın belli bir ayının belli bir gününde indi bu net ama hicri hesap ve miladi hesap tutmayınca birbirini enteresan bir karmaşa sebebi oluveriyor bu işler. Rebiülevvel 12 Aleyhisselam'ın doğum günü, ama ay takvimi esaslı olunca hesaplama, güneş odaklı miladi takvime her sene 10 gün fark atınca, miladi Nisan 20 olarak bilinen doğum günü, işte 2019'da Rebiülevvel böyle bir Kasım ayına denk gelir ve her ay ve mevsimde bu doğumu yad ededurur doğum günü kafa kağıdında yazılı yurdum insanı. Peygamber'in belli bir mevsimde ve günde doğduğu net ama o gün ay takviminde rebiülevvel'in 12sine tekabul etti diye miladi yılların her gününe tekabül eden kutlamalar beyni yakan işler nitekim
--
Haberde diyor ki: "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Ulusal Güvenlik Müsteşarı Yardımcısı Reuven Azar, işgal edilen Filistin topraklarına yerleşim yeri yapılmasına ilişkin, "Yahudi halkının İsrail topraklarına dönüşü ilahi vaadin gerçekleşmesidir" dedi. Bendeniz de derim ki: Bu tipler hiç az değil ve sadece Yahudiler arasında değil, Hristiyan ve Müslümanlarda da ahir zaman beklentililer çok. Esasta ise hazreti Adem'den bu yana Allah teala, insanlara ölene kadar güzel ahlak üzere ve Zatına layıkıyla saygı ile yaşamalarını emrediyor sadece ve dini kullanıp, çıkar derdine düşenleri korkunç azaplarla korkutuyor. Niye korkmuyorlar peki bunlar. İnanmıyorlar mı? İnanıyorlar, ama kendi icatları dine inanıyorlar. İcad edilmiş dinde, dini kurtarmak, dini yaşamaktan daha makbul. Allah'ın dininde ise, dini yaşamak var sadece, dini kurtarma derdine giren ise kınanmıştır. İnsanın topu topu yaşayacağı bir ömrü var ve hiç bir emelini tamamlamaya elverişli değil bu ömür. Hal bu iken kendinden sonraki zamanlara dair hesaplarla ömrünü zayi edenlerin alayı ahmaktır. Seni iyi insan olarak çene kapatmaktan başka bir şey kurtarmayacakken, kimi kandırma telaşındasın ey ibibik.
--
Dindarlık algıma göre, beş vakit namazını cemaat ile kılan, ama hakkı olmayan makamlara gözünü dikmiş, bu uğurda torpil, himmet peşindeki gençliktense, ahlakı önceleyen, ibadetine şahit olmadığım gençlik daha makbuldür.
--
'Yazdıklarımda tek gaye üzere bir hesabım var. Vicdanımın sesi olmak. Çoğu zaman elimi tuşlardan çekiyorum, incitmemek için. Lakin bazen de hakikat baskısı ister istemez bazı mevzularda yazmaya özellikle mecbur bırakıyor ve fark ettim ki bizdeki tarafgirlik o kadar dnaya işlemiş ki tarafınca olmayınca ifadem bendenizi bir kaşık suda boğmaya niyetli çok kişi var. Azaltacağım biraz. Her şeyden o kadar çokuz ki biraz azalmak iyi gelecektir.' yazalı çok olmuş, azaltmamışım. Olmuyor, olamaz da. Ya vicdanımı söküp atmalıyım, ya da ölmeliyim.
--
Olmaz olmaz dikiş tutmaz
Vergi indirimi talep eden vatandaşı idare hastaneye sevk ediyor. Hastane rapor kurulu arızaları tespit ederek, oran yazmadan idareye gönderiyor raporu. İdare, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi bünyesinde doktorlar tarafından oluşturulan kurula raporu gönderiyor. Orada oran %91 olarak belirleniyor ve rapor üzerine elle oranı yazıyorlar. Vatandaş bu raporla ÖTV bağışıklığından yararlanıyor. Aylar sonra raporda oran yazılı değilken, elle oran yazılmış, bu rapor sahte diye vergi ve vergi ziyaı cezası talep ediliyor ve üstüne bir de suç duyurusunda bulunuyorlar. Oranı oraya yazanlar hastane raporlarındaki oranları kırpıp, azaltan, alanlarındaki en uzman doktorlar ve bir sahtecilik var ise yapan da o halde onlar. Lakin ipin ucuna engelli vatandaşı sürüyorlar. Açtık davaları haliyle de bu kafa ile zor dostum zor.
--
Dün Adıyaman Vergi Dairesinden bir e tebliğat aldım, derler ki: Vekalet ücreti talebiniz için ödenek istedik, geldiğinde ödemeyi yapacağız' Sağ olsunlar, bilgi verdiler. Birçok daire bu bilgiyi bile vermiyor, bekliyoruz da bekliyoruz. Gerçi bu bilgi ile icraya itiraz gerekçesi de oluşturmuş olmuyor değiller, lakin bendeniz idareyi icraya vermemeyi tercih edenlerdenim, son ana kadar. Umarım devletimiz daim güçlü olur ve adaletten de şaşmaz
--
Bendenizin bakışınca İdareye sulanan, devletten pay derdine düşen tüm din bazlı yapılar ardniyetli ve tehlikelidirler. Esasta da tek dertleri sömürmek ve semizlemektir. Bunu göre bile bunlara yol verenler de haindirler. Bir müslüman devlette görev alamaz mı diyorsun, hayır bu iftiradır. Cemaat, tarikat yapılanmasını devlette güçlendirme derdindeki illa ki hakka hukuka girer diyorum.
--
İslamı kurtarmaya çalışırken, islamı yaşamaya fırsat bulamayan müslümanlardan kurtulduğunda islam, dünyaya bir nebze de olsa huzur gelecektir. Mailis Nalars

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.