Peygamberimiz (SAV) bir Hadis-i Şerifinde “Hayrun Nas, En Yenfe’un Nas”  buyurmuşlardır. “İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır.”  İşini güzel yapan, mesleğini hakkıyla icra eden ve kazandığını helal ettiren herkesin işi kıymetli ve mübarektir. Bazı mesleklerin konusu direk insandır. İnsan, bazılarında ise  dolaylı yönden mesleklerin konusu olur.  Muhatabın direk insan olduğu meslekler, Hadis-i Şerifin ifade ettiği anlam ile daha yakından ilgilidir.  Eğitim, sağlık ve güvenlik bunların başında gelir.
Her mesleğin riskleri, zorlukları olsa da, zikredilen alanlarda çalışmak daha sıkıntılı ve zor olmaya başladı. Bu işleri yapanların stresleri ve sıkıntıları daha işe gitmeden başlıyor…  Mesai saatlerinde yapılan tüm fedakârlıklara, tüm gayretlere rağmen istenilen verim elde edilemiyor…
 “EĞİTİM ÖĞRETİMDE  BİR SEFERBERLİĞE İHTİYAÇ VAR!” başlıklı yazımızda sıkıntılardan bazılarını  gündeme getirmiştik. İnsanlara faydalı olma ve geleceğe yapılacak yatırımların en önemli basamağını eğitim ve öğretim oluşturmaktadır.  Bu yüzden, ilim farz olmuş, Kuran-ı Kerim “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” emrini bildirmiş,  Peygamberimiz (SAV) “Beşikten mezara kadar ilim” tavsiye etmiştir.
 Madem dinimiz de, devletimizde  eğitimin çok önemli olduğunu vurgulanmış, erdemli insan olmanın en önemli şartının eğitim olduğunu belirtilmiş; o zaman eğitimde kaliteyi artırmak ve  istenilen verimi elde etmek için laftan öte icraatlar yapmak zorundayız. “Bu gençlerin hali ne olacak!” diye sızlanıp durmak bu millete sadece vakit kaybettirecektir.
Çözüm ne olmalı? Bu konuyla ilgili kitaplar dolusu öneriler yazılmış, yazılmaya da devam ediliyor... Ama şu unutulmasın! Dünyanın neresinde olursanız olun, eğitimin merkezinde okul ve öğretmen vardır.  Samimi olalım! Eğer eğitimde kalite ve verimlilik isteniyorsa, en başta yapılacak iş öğretmenin yetkilerini artırmaktır. Elbette öğretmenler için konulmuş kırmızı çizgiler olacak; ama sınıfta öğrenciye, okulda veliye, toplumda cahil cühelaya ezdirilmiş öğretmen politikasıyla  eğitimden ne kalite beklenir ne de verimlilik!..
Büyük fedakârlıklarla mesleğini icra eden, daha verimli olabilmek amacıyla gecesini gündüzüne katan, çoğu zaman annenin babanın yapmadığı fedakarlıkları yapan öğretmene neden güvenilmiyor?  En ücra Vatan Toprağında  devletimizi temsil eden, Şanlı Bayrağımızı göndere çeken öğrenmene neden saygı duyulmuyor?.. “Özde saygıdan” bahsediyorum. Yoksa Allah için, “sözde saygı” da hiç kusur edilmiyor…
 Her öğretmen böyle mi? Çok açık söylüyorum, böyle değilse gereği yapılsın. Orada da bir sorun var! Gereği neden yapılmıyor/yapılamıyor? Hangi iş olursa olsun, işini iyi yapmayan görevden alınsın!  “İşini yapmayan” demiyorum, “işini iyi yapmayana”  gereği yapılsın. Öğretmenliği hakkıyla yapmayan üç beş kişi için bir milyonluk camiayı itibarsızlaştırmaya hiç kimsenin hakkı yok!
Sadece derslerdeki ve sınavlardaki başarıdan değil; burnu kanayan öğrenciden, sigara içen, yaramazlık yapıp dersi engelleyen öğrenciden, hasta olan, ihtiyaç sahibi olan, kahvaltı yapmadan okula gelen, unutulup serviste kalan, aile şiddetine maruz kalan, ahlaki, zafiyeti olan, temizliği bilmeyen, kola içen, kızartma yiyen….  Hepsinden öğretmen sorumlu. Tabi ki sorumlu olacak, bundan hiçbir öğretmenin şikâyeti yok.  Çok daha fazlasını severek yapmaya hazırlar.  Dedik ya, öğretmen “annedir, babadır.”
Ama problem verilen yetkinin, sorumluluklarla orantılı olup olmadığında…  Sorumluluk var, o sorumluluk ve görevlerin yerine getirilmesi için yeterli yetkilendirme yok. Böyle olunca da, eğitimde başarı elde edilemediği gibi, sürekli patinaj yapılıyor, bu da emek ve zaman israfına yol açıyor. İnsanların gelecekle ilgili endişeleri artıyor, ümitsizlik ve huzursuzluk baş gösteriyor. Öğretmen ve okul idarelerine inisiyatif alma imkanı bile tanınmıyor.
 İnanın çok zor değil!  Okula ve öğretmene verilecek birazcık yetki ile, eğitimde işlerin kısa sürede nasıl düzeldiğini hep birlikte görmemiz mümkün olacaktır. Sadece eğitim ve öğretimde değil, davranışta, kişisel ve çevre temizliğinde, kabiliyetlerin gelişmesinde, ahlak ve terbiyede, görgü ve kibarlıkta farklılıklar kısa zamanda hissedilecektir. Devletin kontrolündeki yetkiden hiç kimseye bir zarar gelmez!  Türk Milletinin, Devletimizin, hatta insanlığın yarınlarını kazanmak için bu günü kaybetmeyelim. Altmış yıldır, her gün biraz daha laçkalaşan Eğitim için yüreklere su serpen bir adım bekliyoruz.  (Yetki düzenlemelerinin   neler olması gerektiği konusunda, çok şey söylenebilir.  Ama bunların her birini, gereklilik nedenleri ile birlikte yazmak şart.  O da bu satırlara sığmaz. Zaman içinde fırsatları değerlendirmeye çalışırız inşallah…)
Selam ve dua ile….      
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YALÇIN 3 hafta önce

i̇şi̇n özü ehli̇yet ve li̇yakat.her alanda

Misafir Avatar
İBRAHİM UYAR 2 hafta önce @YALÇIN

teşiekkürler katiliyorum. li̇yakat çok önemli̇

Beğenmedim! (0)