Basın birkaç gündür İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç SOYER ’in, bir toplantıda dile getirdiği hayalinden söz ediyor. Hayalinin “İzmir için bir bayrak ve para bastırmak” olduğunu söylüyor.  Sonrada, birisinin “…Öyle yaparsan eyalet kurmak istediğin anlaşılır…” diyerek uyardığını ifade ediyor.

                Birinci olarak; “Bayrak ve para bastırmak ne anlama geliyor?
                Dünya âlem bilir ki; yeni bir devlet kurmanın alamet-i farikası BAYRAK VE PARA BASTIRMAKDIR. Kurulacak devlet Müslüman bir devlet ise, kurucu adına hutbe okunması da alamet-i farikalardan birisidir. Bunun zikredilmemiş olması  “hayalin” niteliği hakkında bir anlam ifade ediyor olmalı!..

İkinci olarak; “ Hayal”  kuran Tunç SOYER bunları bilmiyor mu? Onu bilmem!  Ama birilerinin güya uyarı için “Öyle yaparsan eyalet kurmak istediğin anlaşılır.”  cümlesine bakacak olursak, her şeyin bilinçli hatta tehditkâr bir üslupla söylenmiş olmasını anlamak zor değil! Klasik bir “aba altından sopa gösterme” olayı…

Üçüncü olarak; durup dururken bu üslupla bu konu neden gündeme geldi?
İstanbul’un Fethinin 567. yıldönümünde Fatih'in emaneti Ayasofya'da Fetih Suresinin okunması ve dualar edilmesi; hala Fethi kabullenemeyen, Güçlü ve Bağımsız  Türkiye istemeyenleri endişelendirdi. Fetih suresini okuyan hafızın sesi, Ege Denizini aşarak Yunanistan’da yankı buldu. Tehditler, tepeden tepeden konuşmalar bir birini takip etti. Üstüne üstlük, birde “Ayasofya’da Namaz” ihtimali söz konusu olunca, bu kez “aba altındaki sopalar” gösterilmeye başlandı. Tehditkâr sözler ülke içinde konuçlanmış maşaların ağızından dökülmeye başlandı.
 
 Rahip Brunson paketlenip gönderilince,  maşalar söz sahibi oldu…
 
  Bu sözler “Adamlar saçmalamış canım.” deyip geçebileceğim sözler değil! Zira “Bu Milleti” hiç kimse vatanı ile toprağı ile sınamaya kalkmasın! Ağızlarından çıkanları kulakları duysun! Kimin ulağı, kimin maşası iseler onlara gidip; “Bin yıldır denendi olmadı.  Başaramadınız, başaramayacaksanız!” desinler!
Dördüncü olarak; bu mübarek vatan toprakları üzerinde bayrak dedikleri paçavralarla bölücülük yapmaya çalışanlara karşı sus pus olanlar, PKK’ya karşı hala “terör örgütü” demeye dili varmayanlar; “İzmir için bayrak ve para bastırmaya kalkanlara” karşı da bir şey söyleyemiyorlar…
 
Neden acaba? Duymadılar mı? Yoksa “İzmir için bayrak ve para bastırmaya kalkmanın” anlamını mı bilmiyorlar? Anlamını bilmediklerini söylemeyin, “zaten eyalet kurma” niyeti ifade edilmiş…
 
Beşinci olarak; “Para bastırmak ve bayrak” eyalet kurmanın değil, devlet kurmanın alamet-i farikası olduğu halde neden devlet kurmaktan değil de, eyaletten söz ediyorlar? Herhalde hukuk karşısında hesap verecekleri gün, ellerinde bir kaçış yolu olsun diye….
 
Sözü söyleyene mi bakarsınız, söyletene mi? Onu da siz bilirsiniz!
 
Son olarak; bu konuları yüreğinde zerre kadar vatan sevgisi olan hiçbir kimse, hiçbir şekilde siyasi bir bakış açısıyla ya da sözü söyleyenlere karşı besledikleri sempati ile değerlendirmeyi aklından bile geçirmesin! Eğer öyle bir açıdan düşünürseniz, birileri tarafından” enayi” yerine konulursunuz, bilmiş olun!  Çünkü  “Başka Türkiye Yok!”
 
“Vatan sevgisi imandandır.” (Hz. Muhammed S.A.V.)
 
Selam ve dua ile…


İbrahim UYAR
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.