Millî hareketin başladığı ilk yerlerden birisi de Develi'mizdir. Millî Mücadelenin başından beri din adamları ile birlikte çalışan Mustafa Kemal Paşa, Kayseri ulemasından halkın Milli Mücadele’ye katılması gerektiğini bildiren bir fetva vermelerini istemişti. İstikbalin ne getireceğinden emin olmayan ulemanın çekingen davranışı karşısında
Bu civarda fetvâ ehli başka din adamı yok mu?” diye sorunca, orada hazır olanlardan Develi’de Müftü Hacı Numan Efendi’nin bulunduğunu öğrenmiş ve adam göndermiştir.
Teklifi alan Müftü Hacı Numan Hoca daha Ankara fetvasından evvel milli mücadelenin zaruretine ve meşruiyetine dair fetvayı hazırlamış ve Mustafa Kemal Paşa'ya göndermiştir
O yıllarda cemiyet çok güzel çalışıyor, güzel hizmetler veriyordu. Halkın çoğu bu durumdan memnundu. Müdafaayı Hukuk Cemiyeti’ni kuran ve çok değerli hizmetleri veren 16 Develiliden 4. sırada yer alan Hacı Fevzi Numan Cebeci'dir. Cami kürsülerinden halkı milli mücadeleye katılmaya teşvik eden Kara Müftü Haçın’ın (Saimbeyli’nin) kurtarılması için teşkil edilen milis kuvvetlerinin önünde yürümüş, şehrin çıkışında son olarak askere yaptığı konuşmada hem kendisi hem de dinleyen asker ve halk adeta gözyaşlarına boğulmuştur. 
Sene 1948 Develi’nin en büyük camii Çarşı Camii yapılmaktadır. Caminin yapımını dernek yönetimi ve hemşehriler üstlenirler. Eski caminin girişinde “Banisi Dernek” ibaresi yazılıydı. Cami ve şadırvan Merhum Süleyman Unutulmaz (Tekkeşin Kalfa) tarafından yapılmıştı. Şadırvanı görkemliydi.
Fevzi Numan Cebeci “namı diğer Kara Müftü” emekli olduktan sonra Develi’ye döner hayır ve hasenat işleri ile uğraşarak, fahri vaiz olarak halkı irşada devam eder. Sosyal faaliyetlerde ve cami derneklerinde faal görev alır, talebe yetiştirir. Çarşı Caminin yapılması için baharda hasat zamanı eşek sırtında köy köy dolaşarak yardım toplar, Develi tabiriyle cami için cerre çıkarmış.
Cerre Çıkmak: Eski zamanda medrese talebelerinin, mübarek üç aylar olan Recep, Şaban ve Ramazan’da köylere dağılıp halka, ahaliye dini nasihatlerde bulunmak, namaz kıldırmak veya müezzinlik etmek suretiyle para ve erzak toplamaları olarak anlatılır.
Kara Müftünün evlat sevgisi  (bir anı)
Kara Müftü köyün birinde tahsildar Ali Osman Amcaya rastlar. Tahsildarın yanında küçük çocuğu vardır. Çok sevdiği çocuğunu yanından ayırmazmış. Dedem sorar.
-Bu çocuk senin mi Ali Osman?
-Çok seviyorum hocam benim bir tane oğlum. Der.
-Allah onu senden çok sever, bir gün senden alır.  Bu kadar çok sevme onu. Diye cevap verir.
Ali Osman Amca, Dedem Kara Müftüye hitaben:
-Hocam senin de çok çoluk çocuğun var. Sen hangisini daha çok seviyorsun? Der.
Dedem Kara müftünün cevabı çok manidardır.
Küçüğü severim, büyüyene kadar,
Hastayı severim, iyi oluncaya kadar,
Gurbettekini severim, gelinceye kadar.
Allah der ki: "Kimi benden çok Seversen, onu senden alırım." ve ekler: "Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım."
 
*Not: Öğretmen Necdet Mamak (Av. Ahmet Özçay’ın kayın biraderi) dedesinden bizzat dinlediği yaşanmış bu anıyı ilk kez duydum. Çağdaş Develi Gazetesi okuyucularıyla paylaşmak istedim, hocama teşekkür ederim.
*Develiye hizmet etmiş bütün değerli insanları rahmetle anıyorum. Yazıma Dedemin vefatı üzerine ablamın bir şiirle nihayet veriyorum.     
 
 
                       DEDEME
Gidiyorsun sessiz bir gemi gibi mezara,
Ölümün kalbimizde açtı çok derin yara,
Ağlıyorum ardından gözüme indi kara, 
              Özlüyorum seni çok, pamuk sakallı dedem, 
               Bize dua eden yok şimdi neyleyip ne edem.
Bayramda otururdun köşendeki mindere,
Şimdi kimler otura bilmem acep o yere.
Yılın ilkbaharında çiçekler dere dere.
              Gözlüyorum yolunu pamuk sakallı dedem,
              O yoldan bir dönen yok ben şimdi nere gidem.
Hayır, hayır ölmedin kalbimde duruyorsun,
Yaşıyorsun gönlümde, nabzımda vuruyorsun,
Ulu çınarlar gibi sen de mi kuruyorsun.
          Gönlümüzde meş’ale güzel hayalin dedem,
           Gözyaşım benzer sele karalı bayram edem.
                                   Emekli Öğretmen A. Zeliha ASLAN (CEBECİ)
 
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdülmennan Bayar 6 ay önce

Orhan eline diline sağlık,selam ve sevgilerimle...Ölen tanıdık ve yakınlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.Allah cümlesinin mekanını cennet eylesin..amin..

Avatar
Orhan ŞENGÜL 6 ay önce

Orhan Abi eline diline sağlık,selam ve sevgilerimle... Allah cümlesinin mekanını cennet eylesin..amin..