İlimizde faaliyet yürüten engelli sivil toplum kuruluşları, değerli engelliler ve aileleri; yıllardır engelliler için yapılması gerekenler ile ilgili yazılar yazıp, üzerine çalışmalar yapıyorum. Son dönemde de kıymetli bir çalışma ekibi oluşturduk ve Engelsiz düşünce derneğimizi kurduk. Farkındalık oluşturmak adına bu güne kadar birçok derneğin önemli çalışmaları oldu. Özellikle erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik konularında ilgililerle, yani belediyeler ve kamu kurumları ile görüşmeler yapıldı. Talepler dillendirildi. Bu kadar dillendirilmesine rağmen, anlıyor gibi görünen ilgililer bu zamana değin, iğne ucu kadar bir çivi çakmadılar engelliler için. Kanun emrediyor mevzuat “yapacaksın görevin” diyor. Kulak ardı ediliyor; hiçbir şey yapılmıyor. Dünden bu güne değişen bir şey olmadığı ve hala yok sayıldığımız için, engelsiz düşünce derneği olarak, eylem kararı aldık ve üç ayaklı bu eylem için bütün engelliler ve dernekler bir arada olursak ses getireceğimize inanıyoruz. Gelin bireysel ve kanun nezdinde örgütsel haklarımızı tamamen tüketelim. Öncelikle belediyelere toplu dilekçeler verelim. Erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik hususunda şehrimizin açık alanları ile ilgili taleplerimizi oluşturalım. Eşzamanlı olacak şekilde, koordinatlar vererek, aile ve sosyal politikalar il müdürlüğü nezaretinde bulunan, erişilebilirlik denetim komisyonuna denetlenmesi gereken yerleri bildirelim. 15 Ekim dünya beyaz baston ve bağımsızlık gününe kadar çözüme kavuşmaz ise o gün yürüyüş yapalım ve protesto edelim. Hakkımızı çiğneyenlere ses çıkartmaz isek bizim o haksızlığı yapanlardan bir farkımız kalmaz. Bazen değiniyorum, peygamber efendimizin bir hadisi var; “siz nasılsanız öyle idare edilirsiniz” diye… biz bu uygulamalara göz yumdukça işte bu durum bize müstahak oluyor. O yüzdendir ki kanunun izin verdiği ölçü ve sınırlar dahilinde hak arama mücadelesini başlatmamız elzemdir.
Kıymetli kaderdaşlarım ve aileleri; unutmayınız ki engelliler için yapılan hiçbir düzenleme engelli olmayanlara ayak bağı olmuyor fakat engelliler düşünülmeden yapılan her şey, bizi yok saydıklarının bir karinesi olarak yüzümüze çarpıyor. Siyaset şablonuna engelli algısını belki AK parti hükümetleri dönemlerinde rastladık ama geleneksel engelli algısı, kanun uygulayıcılar ve yerel yönetimlerde öylesine kabuk bağlamış ki kazımak için sivrilmekten başka çare görünmüyor. İlimiz büyükşehir belediyesi ve merkez ilçe belediyelerimizi AK Partili belediyeler sanıyoruz.  5378 sayılı engelliler kanununu, erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik mevzuatlarını ortaya koyan AK Parti hükümeti değil mi? Bu belediyeler o zaman neden muhalefet gibi davranıyor. Hani adalet? Hani eşitlik? Hani yaratılanı yaratandan ötürü sevmek? Siz hangi AK Parti’yi temsil ediyorsunuz? Diye sorarlar. Soracağız… Biliyorum yine cevap vermeyeceksiniz. Biliyorum önümüzü kesip siyasi gücünüzle sessizliği sağlamaya çalışacaksınız. Sizin güç olarak gördüğünüz ve gölgesine sığındığınız AK Parti güçlüyse sessiz yığınların sesi olma sloganını ortaya koyduğu içindir. Engelli politikalarına önem verdiği içindir. Yani sizin güç dediğiniz şey o sessiz yığınların gücüdür. Bizim gücümüzle bizi ezecekseniz kündeye gelen siz olursunuz. Sayın Cumhurbaşkanımız “mütevazi olun” derken, sizi kast etmiyor mudur? Teşkilat içinde yenilenmelere gideceğinin sinyallerini vermişken... Sizi de rapor eden birileri olacaktır elbette. Doğru ya bir de sayın Cumhurbaşkanımıza mektup yazalım. Burada neler olmuyor bir de biz anlatalım.
Saygıdeğer engelliler için çalışan sivil toplum kuruluşları, saygıdeğer tüm engelliler ve aileleri. 15 Ekim tarihine kadar yürüteceğimiz mücadelemize katılmak isterseniz derneğimizin mail adresi olan engelsizdusunce@gmail.com adresine, “katılıyorum” konu başlıklı bir mail atarak örnek dilekçeler ve detay hakkında bilgilendirilecek ve bir ay içinde yapılacak onursal mücadele için istişare toplantısına davet edileceksiniz.
Gerçeklerin acı vermediği bir memleket hayali ile...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.