Yaşlı adamın emekli maaşı ortak ATM'de sıkıştı

Kayserili Hamza Fidancı geçen yıl Kasım ayında Ağrı Taşlıçayır’da öğretmenlik yapan kızının yanına gitti. Fidancı, burada emekli maaşını çekmek istedi ancak, emekli maaşını çektiği banka şubesinin Taşlıçayır’da bulunmamasından dolayı ortak bir ATM’den işlem yaptı. Fidancı, 1 Kasım 2018’de aynı ATM’den yaptığı üçüncü işlemde bankamatik arızasından dolayı parasını alamadı. Bankamatikten parasını alamadığına dair belge alan Fidancı, daha sonra Kayseri’ye geldiğinde maaşının kalan kısmını kendi bankasından çekmek istedi. Ancak Fidancı, Taşlıçayır’da çekmek istediği kadar miktarın hesapta eksik olduğunu fark etti. Fidancı, bankamatikten paranın çekilemediğine dair belgeyi bankaya sunmasına rağmen, banka yaşlı adamın parasının kalan kısmının çekildiğini iddia etti. Fidancı, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Ağrı Taşlıçayır’da öğretmenlik yapan kızımın yanına gitmiştim. 1 Kasım 2018’da buradan emekli maaşımı çekmek istedim. Benim maaşımı aldığım bankanın bulunmaması üzerine başka bir ATM’den maaşımı çektim. ATM’den ilk çekişimde 500 TL çektim. İkincisinde 750 TL çekmek istedim, ATM bana kasa arızası dolayısıyla o parayı ödemedi. Ödeyemediğine dair de fiş verdi. Durumu hemen içerideki banka yetkililerine bildirdim. Birazdan düzelir dediler, birkaç dakika sonra ATM’den millet para çekmeye başladı. Kuyruğa girdim tekrar, ATM’de çekemediğim miktar kadar yani 750 TL’yi ATM’ye işaretledim bu sefer çektim. ATM’den üç işlem yaptı. Birinciyi aldım, ikinciyi alamadım, üçüncüyü aldım. Sonra maaşımın kalan kısmını, Kayseri’ye geldiğimde esas bankamdan çekmek istedim ama bana 750 TL eksik verdiler. Neden diye sorduğumda Ağrı’da ATM’den çektiğimi söylediler. ATM’den parayı çekmediğime dair fişi ibraz ettim. Onlar da bana diğer bankanın ekstresini verdiler. O ekstrede parayı çekmiş görünüyordum. Yalnız o belgede çektiğim saat gece görünüyordu. Halbuki ben gündüz 11 buçuk - 12.00 civarında parayı çekmeye çalışmıştım. ATM bana parayı veremediğine dair fişi o saatte verdi. Kayseri’ye ’1’inci ayın 5’inde döndüm. O günden bu yana her gün bankanın müşteri hizmetlerini arıyorum. Dosya açıyorlar, her dosya bir hafta on gün sürüyor. Hepsine olumsuz cevap vererek kapatıyorlar. Taşlıçayır’daki diğer para çektiğim şubenin müdürlüğü ile konuşuyorum, onlar bana ATM’nin para kutusuna para düşmediğini ve akşam hesaplarında kasa fazlası vermediklerini, dolayısıyla paranın kendilerinden çekilmediğini, paranın kendi bankamın hesabına tekrar intikal ettiğini söylüyorlar. Benim bankam da çekmişsin diye savunuyor. Taşlıçayır’daki parayı çektiğim bankanın buradaki yetkilileriyle görüştüm, onlar benden kendi bankamdan paranın neden verilmediğine dair yazılı belge istedi. Kendi bankamın şubesine dilekçe verdim. Birkaç gün sonra bana parayı çektiğim bankanın, kendilerine sunduğu ATM kayıtlarını verdiler. O ATM kayıtlarında da yine, Taşlıçayır Şubesinden parayı çekemediğime dair şerh var. Buna rağmen kendi bankam yine benim paramı ödemiyor. 3 aydır sürünüyorum. Tüketici Hakem Heyetine başvurdum, CİMER’e başvurdum, en son da BDDK’ya şikayet ettim. Tüketici Hakem Heyetinden de bir sonuç gelmedi.”
 
“Tüketicinin hakkını aramak için elinde belge bulundurmalı”
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin ise, bu tür durumlarda tüketicinin elinde bulunan belgenin, geç de olsa sorunu yasal olarak çözüme kavuşturacağını söyledi. Tüketicilerin bu tür durumlarda ellerindeki belgeleri saklamaları gerektiğinin altını çizen Şahin, “Bankalarla ilgili bir takım işlemleri yaptığımızda bankaların çıkarmış olduğu sorunlara karşı tüketicilerin elbette ki çözüm yolları var. Öncelikle, bu olayda yaşandığı gibi bir belge almak çok net bir çözümdür. O belge bizi, biraz geç de olsa, eninde sonunda haklı çıkartır ve kaybolan bedeli geri alabiliriz. Burada asıl sorun; bankanın ya da başka herhangi bir hizmet sağlayıcının tüketicinin sorununu çözmeye istekli olmamasının temelinde yatan bizdeki çözüm aşamalarının sıkıntılı olması. En basit şekilde Tüketici Hakem Heyetlerine başvurduğumuzda dahi, cevap en az 3-4 ayda geliyor bize” diye konuştu.
 
Tüketicilerin en fazla yüzde 10’u hakkını arıyor
Türkiye’de tüketicilerin hak arama oranlarının düşük olması nedeniyle, satıcıların ve hizmet sağlayıcıların tüketiciler aleyhine işleyişte bulunduğunu kaydeden Şahin, “Türkiye’de maalesef hakkını arama oranı yüzde 10’un altında. Satıcı ve sağlayıcılar da başvuran sayısının az olduğunu bildiği için bu tür sıkıntılar yaşatıyorlar. Bu olayda ortada bir belge var, kabul edilmiş ama hizmet sağlayıcı ödemekte isteksiz. Çünkü bu tarz yaşanan sıkıntılarda yüz kişiden sadece 8 ya da 9’u hakkını talep ederse satıcı ya da hizmet sağlayıcı bu konuda kendisine bir çıkar sağlar. Halbuki, bizim hakkımızı arama oranı yüzde 80’e, 90’a çıkarsa bu sefer satıcı ya da sağlayıcı, tüketici gereğini yaptığı için kendine çeki düzen verecek. Yani bizim hak arama isteğimizin artması, satıcı ve sağlayıcıların da bize karşı düzgün davranmasını hakkımızın hemen verilmesini sağlayacak. Bizim hakkımızı aramamız onları düzeltecek. Bu konuda lütfen tüketici olarak, ‘Bu kadar küçük bir miktarın peşine düşmeyelim’ gibi anlamsız bir gurura ve kibre kapılmayalım, biz sistemin düzelmesi noktasında hakkımızı aradığımız zaman çocuklarımıza ve geleceğimize katkı sağlamış oluruz” ifadelerini kullandı.
 

İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.