Toprağın en saf hali insan, zaman içerisindeki dönüşümle birlikte kronikleşen bir sızıyla karşı karşıya. İnsanın içini derinden sızlatan bu hal: Kendine, kendi kültürüne kök salamama durumu olarak ifade edilebilir. Anlatı ve dinleti alanı olan sinema, insanın bu halsizliğinden yorgun düşmüş durumda. Fakat yorgunluğun ilacı yine insanın kendi in ’inde. İnsanoğlu, mağaranın oluş uykusu ile ölüş uykusu arasındaki çıkmazında yaşayan bir varlıktır. Doğuştaki oluştan ölüşteki oluşa meselesi sanatın hayatı tayin etmede insana sunduğu tutunması gereken bir dal. Kökün yapıcı ve yıkıcı hali hatırlanırsa yönetmenin sinema ile oluş sürecinde, kadim dalın rolü daha iyi anlaşılabilir.

Kökler dizisi evlerimize yeni girmeye başlayan televizyonlarda yayınlandığında 1970’li yılların sonuydu. Hafız olan ruhlarımızın hafızasını kaybettiği günlerdendi. Kökler dizisi ne bir iddia peşinde, ne de intikam alma hırsı aşılamaktaydı. Sadece zihnin iltihaplaşan tarafına derinden sesleniyordu. Kulağını ver! diyen beyaz adam gibi değil (çoğu zaman demeyip direkt alan, saldıran) kulak ver çağrısında bulunuyordu.

Alex Haley’in ataları beyaz adama kulağıyla birlikte tüm uzuvlarını kaptırmıştı fakat oluş ile ölüş’ün keskinleştiği zihnini kaptırmamıştı. Haley, kendi kültürüne kulak vererek toprakta yalınayak dolaşan atalarının izinden gitmeyi tercih etmişti. Toprakta yalınayak dolaşan birinin ayak izi ne kadar kolay ve doğru bulunabilirdi ki? Doğru ağacın gölgesinde oturmuş olacak ki atalarının kökenine inmiş. Yaptığı araştırmalar sonucunda altı kuşak öncesine giderek soyağacının köküne ulaşabilmiş ve sonucunda bu dizi ortaya çıkmış.

Dizi, Amerika kıtasından Afrika kıyılarına gelen beyaz adamın neler yaptığını süreç içerisinde anlatıyor.  Eşyanın hakikatine inanmayan/inanamayan beyaz adam, Afrikalıları eşyadan daha aşağıda görmüş, üretim hatası etiketini yapıştırmış, öznesine sadık nesne olarak konumlandırmıştır. Beyaz adamın hırsı denizleri aşarak doğayı nefsi için dahi incitmeyen Afrikalıları yerinden etti.  Yerinden edilenler arasında Kunta Kinte’de vardı.

Alex Haley’in atası. Kunta Kinte beyaz adam’ın yerli ortakları tarafından balık gibi yakalanarak ailesinden, toprağından, köyünden koparılarak hiç bilmediği yere götürüldü. Kunta Kinte ve onun gibi binlercesi. Beyaz adam Kunta Kinte’yi eşya gibi, tarlası olan diğer beyazlara(insanlara) sattı yeni ‘sahibi’ ona isim bile verdi. (Toby!) Zincirledi, kırbaçladı, dilini, ismini, kimliğini unutturmaya çalıştı. Kunta Kinte direndi, kaçmaya çalıştı, uzuvlarını kaybetti. Ve sonunda Amerika’da doğan diğer Afrikalılar gibi kısmen teslim oldu.

Ama kimsenin şundan haberi yoktu; Kinte, Mandinka savaşçısıydı ve zihnini asla teslim etmedi. Kendisinden koparılan kızına öyle bir şey verdi ki kök saldı ve kök salmaya devam ediyor: Afrika ruhu! Afrika ruhu; doğayı incitmeyen, kendinden olmayana kendi gibi davranan, diğerkâm, tevazuu sahibi, kibirden ve gösterişten yoksun, gönlün şahıstan önce geldiği, dinlemenin ve dinlenmenin mekânsallaştığı yer. Bu ruh yerin altında veya yeryüzünün üstünde değil, bu ruh kökte, köklerimizde.  Köklerimiz, Malcolm X’in yaptığı konuşmaları içeren yeni çıkmış bir kitap.(Beyan yay.) Hatırlattıkları, hatıratımızın yolundan saptığını gösteriyor.

Kunta Kinte’yi yakalayıp beyaz adama sunan/satan yerli ortaklar Afrikalılardı. Kunta Kinte’ye Afrikalılığını unutması gerektiğini söyleyen Amerikalı Afrikalılardı. Kimliğini kaybetmiş bu Afrikalılar, ‘efendisi’ gibi konuşurdu. Ve ‘efendisini efendisinden’ bile çok severdi. Eğer ‘efendisi’ hasta olursa derdi ki: “Nasıl oldu da hasta olduk?”. ‘Efendisi’ hasta oldu diye adam da hasta olurdu! ‘Efendisinin’ evi tutuşsa, alevleri söndürmeye çalışırdı, ‘efendisinin’ evinin yamasını istemezdi. ‘Efendisinin’ malına ‘efendisinden’ daha fazla sahip çıkardı. Bu durum dünde vardı bugünde var. Afrika Sineması adı altında, Afrikalıları ya da Afrika’yı anlattığını sanan, beyaz adamın kadrajından bakan ‘sinema zencileri’ var. Her şeye rağmen tuttuğu dalı koparmayan, kendi kültürüne kök salan kıta insanları var; Ousmane Sembene, Djibril Diop Mambety, Souleymane Cisse, Idrissa Oudraogo, Nacer Khemir…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bubinza Bubinza 5 ay önce

çok güzel bir yazı olmuş. eline sağlık kardeşim. köklerimizi unutmayacağız.