Sevmek...
Sevebilmek...
Karşılıksız sevgi...
İnsanın huzurunun temel kaynağı, iç huzurunun yansıması, yaşamın hedeflerinden birisi gerçek manada karşılıksız, koşulsuz sevmeyi becerebilmektir.
Kolay olmadığının farkındayım.
Sizlerde mutlaka farkındasınız, bir insanı karşılıksız hiçbir beklentiniz olmadan koşulsuz sevmek gerçekten kolay değildir.
Sevmek için didindiğiniz, kendiniz de dahil mücadele ettiğiniz kişi er veya geç size yahut sizin hakkınızda bir başkasına yanlış birşey söyleyecek, bir biçimde sizin beklentiniz dışında bir davranış biçimi içerisine şöyle yada böyle girecektir.
İşte tam o anda en kritik noktada biz belki de sinirlenip, asabi bir tavırla "seni sevmeye devam edeceğim ama, bir kısım davranışlarını değiştirmen gerekir. Bundan böyle benim istediğim gibi davranmak mecburiyetindesin" diyiveriniz.
Mutlaka sizler de farkındasınız sevginin dozunu ayarlayabilmek hiç de kolay değil.
Bir kısım insanlarsa evlerinde besledikleri evcil hayvanları, insanlardan daha fazla sevip bağlanabilirler.
Ancak evlerinizde beslediğiniz hayvanları her şartta sevebilmek pek mümkün olmayabilir.
Oysa farklı bir canlıdan, bir ağaçtan, bir çiçekten söz etmek gerektiğinde o bitkiyi sevmek hiç de zor değildir.
Asıl itibari ile bitkilere, doğaya, tabiata ilgi göstermemiz sevginin yüceliğini farklı bir biçimde ortaya koyabilir.
Neden birçok din "sevgiyi", "sevmeyi", "karşılıksız sevip-sevilmeyi" öne sürer derseniz?
Nedeni rahatlıkla ifade edilebileceği gibi sevginin, sevmenin sıradışı bir "dönüştürebilme" iradesi ve gücü vardır.
Hiçbir nedene ve şarta bağlı olmaksızın sevmek, sevebilmek ve sevgi, hem verende hem de alanda; huzur, minnet, şükran duygularını en üst düzeye çıkarır.
Doğaya çıkın, tabiatla iç-içe olun, kendinize sürekli ilgileneceğiniz bir ağaç seçin.
Bu ister meyveli bir ağaç, isterse süs bitkisi olsun fark etmez.
O bitkinin bakımını üstlenin bir bebeğe, altı aylık bir çocuğa bakıyormuş gibi, ilgilenir gibi ilgilenin.
Seçtiğiniz bitkiye dokunun, sarılın, onunla sohbet edin, dertleşin, bu bir ağaçsa başınızı dallarına, köküne sürün yeri gelince ona ağlayın, okşayın.
Onu sevdiğinizi hemde çok ama çok sevdiğinizi sık sık fısıldayın, haykırın.
Çiçeklenme döneminde ona ne kadar güzel ve harika bir bitki olduğundan söz edin.
Onu her şartta, her mevsimde sevmeye devam edin.
Bir süre sonra içinizde var olan sevme gücünüz, sevginiz, şefkatiniz, kucaklayacılığınızın gücü bitkileri de aşıp diğer canlılara ve insanlara yönelecektir.
Sonuçta tüm yaratıkları, bütün mahlukatı sevmeye başlayacaksınız.
Sevginin gücünü, sevginin yol göstericiliğini, sevginin bütünleyiciliğini tüm benliğinizde hissederek yaşayacak ve çevrenize yaşatacaksınız.
Saygılarımla...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.