Kültepe'deki kazılar 12 aya çıkarılacak

İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Şükrü Dursun; Kayseri-Sivas Karayolu'nun 20. kilometresinde bulunan Kültepe Kaniş-Karum Höyüğü'nde 1948 yılında başlayan kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 12 aya çıkarılması düşünüldüğünü söyledi. Ayrıca Kültepe'nin hemen yanında bir tablet müzesinin de planlandığını aktaran Dursun; "Kültepe'deki kazı çalışmalarımız Prof. Dr. Fikri Kulak hocamız tarafından devam ettirilmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafında 12 aya çıkarılması düşünülen kazılardan birisi. Kültepe, Kayseri için önemli bir tarihi değere sahip önemli bir merkez. Bu nedenle kazıların 12 aya çıkarılmasının büyük önem katacağını düşünmekteyiz. Aynı zamanda Kültepe’nin hemen yanı başında bir tablet müzesi planlanmakta. Ziyaretçilerin kazı alanına gelip kazıyı gezdikten sonrada tablet müzesine uğraması büyük bir önem taşıyacak. Yani orada kazı alanını gördükten sonra kazıda çıkanları bu tabletleri görmeleri açısından oldukça önemli olduğunu düşünmekteyiz" ifadelerini kullandı.
 
"Taşhan'dan çıkarılan fosiller şuana kadar bulunmuş en sağlam örnekler"

Keykubadiye Sarayı kazılarının devam ettiğini aktaran Dursun; "Kayseri'de bir farklı değerimiz daha var. Buradaki ilk adımlar 2015 yılın da Bakanlar Kurulu kararı ile Prof. Dr. Ali Baş hocamızın kazı başkanlığında başladı. Keykubadiye Sarayı, Şeker Fabrikası arazisi içerisinde, Şeker Gölü dediğimiz alanın doğusunda yer almaktadır. Çok önemli bir nokta. 'Neden?' derseniz unutulmuş bir yer aslında ismi mahalleler arasında yaşayan bir değer. Keykubat mahallesi diye bir mahallemiz var. Kazılar 2015 yılında başladı, 2019 yılında da başarılı bir sezon geçirerek bu sezon kapatıldı. Ama her sezon düzenli olarak devam etmektedir. Selçuklu dönemine ait çok çeşitli kültür varlığı açığa çıkarılıyor. Bunlar da inşallah hocamızın sonraki dönemde yayınlamasıyla ya da müzede sergilenmesiyle insanlarımızın, vatandaşlarımızın her birinin görüşüne sunulacaktır" diye konuştu.
Taşhan bölgesinde çok çeşitli fosillerin açığa çıkarıldığını ve bu örneklerin çok önemli olduğunun altını çizen İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Şükrü Dursun; "Bunların 7 buçuk milyon yıllık olduğunu uzmanlarımız söylüyor. Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Okşan hocamız tarafından bu kazılar sürdürülüyor. Bu fosillerin önemi şöyle; şuana kadar bulunmuş en sağlam örnekler olması açısından büyük değer taşıyor. Bunun dışında da Kayserimiz'de çok eski dönemlerde yaşamış olan canlıları göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. Anadolu'daki en sağlam örnek olması açısından büyük önem taşıyor. Hatta dünyadaki en sağlam örnekleri taşımasından dolayı büyük öneme sahip" dedi.
 
"Kayseri Kalesi Kayseri Müzesi şehir için bir marka"
Uzun süren restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından açılışı yapılan Kayseri Kalesi'nin içerisindeki Kayseri Müzesi'nde bin 700 eserin segrilendiğini aktaran Dursun; "Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan Kayseri'de gerçekleştirmiş olduğu toplu açılış töreninde Kayseri Kalesi içerisinde olan müzemizin açılışını da gerçekleştirdi. Müzemiz çok zengin koleksiyona sahip, yaklaşık 37 bin eseri içerisinde barındıran bugün de yaklaşık bin 700 eserin sergilendiği bir müzedir. Kalkolitik Dönemden Osmanlıya kadar hemen her dönemi görebileceğimiz önemli bir müze. Müzemiz açıldıktan sonra bizi mutlu eden çok gelişmeler oldu. Vatandaşımızın ilgisi oldukça yoğun, şuan baktığımız zaman rakamlara günlük ziyaretçi sayımız binin üzerinde. Bu açıdan da Kayserimizin, Kayserili vatandaşlarımızın veya diğer illerden gelen vatandaşlarımızın bunun dışında yabancı turistlerin de yoğun ilgisi olduğunu görmekteyiz. Kayseri için bir marka olacağını düşünüyoruz“ şeklinde konuştu.

Kayseri'nin hemen hemen her yerinde çeşitli kültürel ve doğal güzellikleri olan yerleşim birimlerinin olduğunu, bunlara yerli ve yabancı turistlerin ziyaret etmesini istediklerini de kaydeden Dursun, gerekli adımları attıklarını da belirtti. İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Şükrü Dursun konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Kayseri bilindiği üzere sanayi ve ticaret şehri aslında. Bu ticaretin geçmişine baktığımız zaman Kültepe'den Selçukluya kadar her alanda bu ticaretin canlılığını görüyoruz. Sanayi ve ticaretin dışında da kültürel değerlerin, doğal güzelliklerin ön plana çıktığı kent halindeyiz. Mesela Kültepemiz bir marka olmuş bunun dışında da kent merkezine baktığımız zaman önemli bir Selçuklu yerleşimi görmekteyiz. Burada Selçuklu, Osmanlı dönemine ait çeşitli eserler bulunmakta. Tabi ki bunların insanların kültürel değerleri görmesini istiyoruz, yabancı turistlerin gelip görmesini istiyoruz. Buna yönelik bazı çalışmalarımız olacak. Erciyes gibi büyük bir markamız var, oraya her yıl kış turizmi için, kayak turizmi için gelen turistlerimiz bulunmakta. Biz aynı zamanda kent merkezimize yeterli sayıda turist gelsin, bu doğal güzelliklerimiz dışında kültürel varlıklarımızın da görülmesini istiyoruz. Buna yönelik çalışmalarımız olacak. Sadece kent merkeziyle bırakmamak lazım, bilindiği üzere bizim Yahyalı'da Kapuzbaşı Şelalemiz, Sultan Sazlığımız, Erdemli Vadimiz böyle de değerlerimiz var. Yani ilçelerimize baktığımız zaman hemen hemen her yerde çeşitli kültürel ve doğal güzellikleri olan yerleşim birimlerimiz var. Bunlara da yerli veya yabancı turistlerin gelip görmesini istiyoruz, inşallah adımlarımızı başlattık başarılı oluruz."
 

İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.