Kaza haberleri, her zaman üzücü olmuştur!  Hele (Allah korusun) ölümlü kaza ise toplumun hepsini üzer… Ama bunlar içinde iki tür kaza haberleri vardır ki; beni helak eder…  Bunlardan biri, alkollü sürücülerin sebep olduğu kazalar, diğeri ise maganda kurşunlarının sebep olduğu kazalar!...Sebep olanlara karşı –ne yalan söyleyeyim- içimi nefret duyguları kaplar, mağdur  olanların yada ölenlerin durumu beni helak eder!
Gün geçmiyor ki sarhoş sürücülerin neden olduğu ölümlü kaza haberi duymayalım. Yine düğünlerde ve maçlardan sonra eğlence amaçlı sokakları ateş yağmuruna tutanların sebep olduğu ölümlü kazalar…
Millet olarak Alkollü araç kullanımı ve maganda kurşunu ile ne kadar mücadele ettikse de bir türlü bu çirkin fiillerin sebep olduğu kaza ve ölümleri azaltamadık. Mücadele devam ediyor ama olumlu bir gelişme yok. Bu durumdan başta emniyet güçleri ve ilgili devlet yetkilileri başta olmak üzere herkes şikâyetçi… Bu yolla meydana gelen üzücü sonuçların önüne geçmenin bir yolunu bulmak gerekir. Böyle olaylar sonucu sadece “ateş düştüğü yeri yakmıyor”. Çünkü aymazlık, lakaytlık, sorumsuzluk ve keyfi davranışlar sonucu meydana gelen bu son derece incitici olaylar, bir kalp taşıyan herkesin üzülmesine neden olmaktadır.
Bu üzüntüyü her yaşadığımda, “Nasıl bir çözüm bulunmalı?” sorusunu kendi kendime sorarım. Birçok çözüm önerisinde bulunmak mümkün.  Gerek alkollü araç kullananların sebep oldukları ölümlü kazaların, gerekse maganda kurşunlarının sebep olduğu kazaların önlenmesi için benim bir önerim var…
Benim önerim; alkol alıp sarhoş sarhoş araba kullananlar ile gereksiz yere havaya ateş açan magandalar tespit edildiklerinde “taammüden (kasten) adam öldürmeye teşebbüsten” yargılansınlar.  Kimler kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanır? Mesela eline silah alıp insana /insanlara doğru ateş eden biri, öldüremese dahi “adam öldürmeye teşebbüs” etmiştir ve ona göre de yargılanır. Doğru olanda bu…
Burada da benzer bir durum var…
 Alkollü araç kullanan birisinin, suçsuz günahsız bir insana veya masum bir çocuğa çarpmasını engelleyen nedir? Bu insanlar sarhoş sarhoş bindikleri aracı trafikte kullanmıyorlar mı? Çocuk ya da yetişkin, insanların yürüdüğü yollarda, bulunduğu mekânlarda araç sürmüyorlar mı?
Magandalar düğünlerde, metrekareye düşen insan sayısının en fazla olduğu yerlerde ateş etmiyorlar mı? Maçların heyecanını kurşun saçarak gidermeye çalışanlar, bu anlamsız davranışları için en kalabalık sokakları seçmiyorlar mı? Bu serseri kurşunlar, balkondaki bir masum yavrunun, sokaktaki bir günahsızın ölümüne sebep olmuyor mu?
Elbette yürekleri sarsan bu olayların müsebbipleri, masumları öldürmek için içki içmiyorlar veya rast gele ateş açmıyorlar. Kabul…  Ama alkollü araca binerken de, rast gele ateş açarken de,  hem kendilerine hem de masumlara zarar verebileceklerini biliyorlar. Bile bile de alkollü olarak araca biniyor, bile bile kör kurşunlarla rast gele havaya ateş ediyorlar. Tehlikeyi bile bile… Ölümlere sebep olacağını göre göre….
Gerçekten bir aymazlık, lakaytlık, sorumsuzluk ve keyfi davranış var.  Kendi canları da önemli ama başkalarının canı, evladı çok ucuz demek ki…! “Ölen olursa üç gün yatar çıkarım!” anlayışı…
O zaman bu aymazlık düşüncesinin önüne geçmenin en etkin yolu, bu sorumsuz davranışları gösterenlerin “taammüden (kasten) adam öldürmeye teşebbüsten” yargılanmalarıdır. Bu hukuki uygulama hayat bulursa söz konusu yanlışları yapanlar dâhil herkesin yararına olur. Bu suça meyilli taraf daha dikkatli davranıp bu suçları işlemekten ve kendilerine zarar vermekten uzak tutulmuş olur. Suçsuz günahsız taraf ise mağdur olmaktan, yaralanmaktan, ömür boyu sakat kalmaktan; böyle keyfi sebeplerle ölmekten kurtulurlar.
“Kasten adam öldürmeye teşebbüs cezası, ağır bir ceza değil mi?” denilmesin. Çünkü keyfi davranışlar sonucu bir günahsızın ölüm ihtimali, herkese çok daha ağır sorumluluklar yüklüyor. Sorumluluklarımızı hatırlamak için ise masumların ölmesini beklemeye hakkımız yok!
“……. Kim bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kimde birini (hayat kurtararak) yaşatırsa , sanki bütün insanları yaşatmıştır….” ( Maide S./32)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.