Geçtiğimiz günlerde bir dostum aradı..
            Bir bilgi soracakmış…
            Vallahi önce tedirgin oldum…
            Acaba uzmanlık sorusu mu soracak diye…
            Hasbelkader Tire yerel tarihi konusunda yazdığımız on dört kitaptan sonra pek çok kişi bizi “Tire tarihi uzmanı” olarak görüyor…
            Osmanlı tarihi özelde de Tire konusu gerçekten tam bir derya… İçine girdikçe bildiklerimin bilmediklerimin yanında denizde bir katre olduğunu görüyorum…
            Ancak yine de kendisini cesaretlendirme ihtiyacı duydum..
            Dostum sor sormasına da bizde her şeyi bilecek iddiasında değiliz. Bizimde bilmediklerimiz mutlaka vardır. Ancak şunu söyleyebilirim. Bildiğim bir konuysa seninle seve seve bu bilgimi paylaşırım. Ama bilmediğim bir konuysa o zamanda açık yüreklilikle “Ben bu konuyu bilmiyorum. Bende araştırayım sana daha sonra bilgi veririm” dedim.
            Dostum önce şaşırdı..
            Bilmedikleriyle ilgili ülkemizde o kadar kendinden menkul uzmanlar var ki…
            Haksızda sayılmaz hani şaşırmakta…
            Neyse soruyu sorunca derin bir nefes aldım..
            Sahi öğrenmek istediği konuyu söylemedim..
            Geçtiğimiz günlerde bir evrak üzerinde “der Medine-i nefsi Tire” ifadesini görünce kafası karışmış..
            Medine- Tire…
            Acaba nasıl bir bağlantısı var diye düşünürken işin içinden çıkamamış olacak ki sorma ihtiyacı hissetmiş.
            Aslında kelimenin etimolojisi bize önemli ipucu veriyor..
            Medine kelimesi üzerinde duracak olursak…
            Kamus-u Türki’de ki 206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı olan lügatte Medine kelimesi; “1- Şehir, 2- Eski adı Yesrib olan ve Peygamberimizin türbesinin bulunduğu Hicaz şehri” olarak verilmekte.
            Kısaca Osmanlıca ‘da, Arapçada Medine kelimesinin karşılığı şehir…
            Yani “Medine-i Tire” dediğimizde  “Tire şehri” ni tanımlamış oluyoruz.
            Osmanlıcada Arap dilinden dilimize gelen bu kelimenin Etimolojisine (kelime kökeni bilimi) baktığımızda Medine kelimesi Medeniyetten türemiş bir kelime…
Medeniyet-Medine-Şehir üçlemesi dostumun sorusunun aslında kapsamlı bir cevabını teşkil etmekte..
“Şehir” kelimesini çoktandır lügatlarımızdan atar olduk.
Onun yerine de “KENT” kelimesini ikame etmeye çalışıyoruz.
Halbuki kelimelerinde bir ruhu vardır.,
Eğer kelimelerde o ruhu çıkartırsanız geriye ruhsuz kavramlar kalır.
Tıpkı günümüzdeki kentler gibi..
Şehir kelimesinin ruhunu teşkil eden Medeniyet çoktan şehirlerden hicret etmeye başladı bile..
Bedevi, Vahşi kavimleri aratmayacak işlerin yapıldığı bu günkü kentler acaba şehir manasını, ruhunu sattıkları için mi şehir kavramının içi boşaldı.
Ne dersiniz dostlar…
“Medeniyet”, “Medine”, “Şehir” yapı taşlarını teşkil eden kadim medeniyet kubbesinden hangi kelimeyi önce çıkarttık ki, başımıza  “kent !” taşları düşmeye başladı…
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.