Hafta sonu izlediğim arka sokaklar dizisinde teyze rolündeki kadının basında çıkan korona virüs ile 5G arasında ilişki kuran haberleri kaynak alarak yaptığı ithamlar ve “dünyayı bazı aileler yönetiyor” “ rockofeller, rotschield aileleri “ diye de sözleri dizideki diğer oyuncularca alaya alındı. Polis seni gözaltına alacak tezgahı ile de söylediğine bin pişman ettirildi.
İzleyicinin kafasında iz bıraktığına inandığım bu olayın bilinçsizce yapılan bir uyarlama olmadığı kanaatindeyim. Dizinin yayınlandığı Kanal D sahibi Aydın Doğan’ın sermaye ve ilişkide olduğu kesimler dikkate alındığında kimleri korumak amaçlı bu mizansenin oynandığına dikkat çekmek istedim.
Şimdi biraz da büyük fotoğrafa bakmak gerekir. Dünyanın en zengin aileleri Yahudilerdir. Bunların başında da rockofeller , rotschield, morgan gibi Amerikalı zengin Yahudiler gelir. Dünyadaki bilinen birçok petrol şirketinin ve markanın sahipleridir. Geogle’da kısa bir araştırma yaparsanız kimin neyin sahibi olduğunu görebilirsiniz.
O halde bu kadar aleni olarak dünya ekonomisini yönetenler, siyasi iktidarları etkileyemezler mi? Hatta daha fazlasını yapıyorlar. Hedefleri şu Dünyadaki 200 devleti parçalayıp bölerek 2000’e çıkarıp, 2000 büyük şirketi de 200’e düşürüp böylece daha kolay ve yutulabilir bir şekilde sömürüyü devam ettirmek.
Ben siyasi hayatıma hatırlayabildiğim kadarı ile  Hitler’in “Kavgam”ını, Henri Ford’un “Petrol fırtınası” , Dosteveksinin “suç ve ceza”, yazarını hatırlamadığım ancak Çindeki devrimi anlatan “kızıl karıncalar” ve benzeri kitapları okuyarak başladım. O dönemde Amerika’yı yahudiler yönetiyor diye benim çevremde dile getirilen iddialar dar bir çevrede kalıyordu. Bilhassa devlet yöneticilerinde müthiş bir batı hayranlığı vardı. Zenginler Yahudilerin kurduğu ve yönettiği masonluk teşkilatına girebilmek için can atıyordu. Masonlar üyelerini maddi olarak destekledikleri sahibinin çoğu Yahudi olan bankalar masonları krediye boğuyorlardı. Bugün de hala böyle devam ediyor.
Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Koronovirüs dolayısı kendimi bağ evine kapatınca internetten birkaç kitap sipariş ettim ve okudum. Konumuzla ilgili Mete Yarar’ın “MESİH” kitabı da okuduğum kitaplar arasında idi.
Kitap yukarıda söylediğim ve dar çevrede kaldığını belirttiğim bütün iddiaları olağanüstü bir araştırma sonucu belgelerle ortaya koymuş. Kitapta;
Yahudilerin ve Evanjelik Hiristiyanlar ortak inançlarında Hz. İsa’nın İsrail’in kuzeyinde Megiddo  Dağında vuku bulacak Armegedon adı verilen son büyük savaş sonrası dünyaya ineceğini bin yıl huzur içinde sürecek bir dönemin başlangıcı olacağını bu dönemde yalnızca Mesih’e inananların cennete gidebileceklerine inanıyorlar.
Bu bin yılın bir an önce başlayabilmesi için de Tanrı’yı kıyamete çağırmak adı
verilen her tezgahın içindeler. Aynı inanca sahip olmasa da benzeri kayıp imam senaryosuna inanan İran’da onlardan geri kalmıyor. Irak, Suriye, Libya, Güneydoğu Anadolu’daki tüm olaylar bu tezgahın bir parçası. Adım adım kıyamet savaşı için senaryolar üretiliyor. DEAŞ, PYD, FETÖ bu planın uygulayıcı aktörleri.  Burada bir de düşman lazım. Bunu şöyle izah ediyorlar. “İsa Mesih’in ordularının karşısında bir de Deccal ordusu olacak. Deccal Megiddo dağına kuzeyden gelecek. “ Şimdi anladınız mı ? ABD ve Avrupa basının da tarif edilen Deccal’ın geleceği ülkenin Türkiye olacağı ve sıkı durun açık açık Deccal’ın Recep Tayyip Erdoğan olduğu yazılıyor. Bu kadar da olmaz dediğinizi görür gibi oluyorum. Belgeleri kitapta okuyun siz de inanacaksınız. S-400 konusunda Amerika’da fırtınalar kopartılmasının nedeni de bu olsa gerek. Türkiye’de kitleler de dizi vasıtası ile de olsa doğrulardan uzak tutularak ileride olası bir tezgahın piyonu olarak kullanılmak isteniyor.   
Gelecek nesillerimizin ABD’den dost olmayacağını anlamaları gerekiyor. Potansiyel kıyamet savaşı tarafı olarak görülen bir ülkeye bundan sonra müttefik gözüyle baktıklarına inanmayın. Yöneticilerimizin biz istemesek de  bu senaryoyu gerçekleştirmek isteyenlerin her türlü pis oyunun içinde olduğunu bilerek hareket etmeleri lazım. Gün uyanık olma geleceğe gelmeden hazırlanma günüdür. Biz istemesek de bu hain emellerini gerçekleştirmek için bir gün karşımıza dikileceklerini düşünerek birlik ve beraberliğimizi güçlendirelim.  
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
H.Ali 3 ay önce

Üstadım yazınız için teşekkür ederim.İslam inancına göre(hadiste)İsa Mesih gelecek ve 40 yıl ehl-i küffar ile savaşacak ve sonunda bütün kafirler Tevhid dinine gireceklerdir.Bir başka hadis-i Şerifte "Yahudilerle Müslümanlar arsında (Amik Ovasında)savaş çıkacak ve çok can kayıpları olmasına rağmen müslümanlar galib gelecektir,bu olmadan kıyamet kopmayacaktır." buyuruluyor.Bu hadislere ve dünyada gelişmelere bakıldığı zaman "tanrıyı kıyamete zorlamak" tabiri gayr-i İslamî bir tabirdir.Allah'a ortak koşmak anlamı (şirk)kokar.Olayları çekip çeviren idare eden ve yöneten sadece Cenab-ı Hakk'tır.Kafirler tabii ki boş durmayacaklardır ama sonuçta Allah'ın dediği olacaktır.Ve tabii ki kıyamet kopacaktır ama kafirler tarafından değil,Allah tarafından ve yine Allah tarafından belirlenen vakti gelince kopacaktır."Onlar hile ve desise /plan kurar,fakat Allah