Vizyon...
Vizyon sahibi olmak.
Yirmi birinci yüzyılla birlikte çok fazlaca duyar olduk.
Hayatımıza televizyon ile girdi ama laftan öteye götüremedik.
Şimdilerde bir mobilya mağazası bile “vizyon”suz eleman almıyor.
Vizyon sahibi olacaksınız diyorlar da başka bir şey demiyorlar.
Bir bakkal dükkanı vizyon ararken kamu kurumları aramaz mı?
“Bu vizyonsuz adam bu kuruma müdür yapılır mı be kardeşim?”
Yukarıdaki sözü çoğunuz ya kullanmış ya da duymuşsunuzdur.
Bir ülkenin vatandaşı olarak sizi yöneten kişileri bir düşünün.
Görüntü yok, konuşma yok, bilgi yok, karizma yok, silik biri.
Diğer devletlerin liderleri ile bir araya geldiğinde utanırsınız.
Vatandaş olarak herkeste bir özgüven eksikliği olur değil mi?
Bir zamanlar bende oldu.
Bir ülkeyi yöneten siyasi sevmediğiniz biri de olsa fark etmiyor.
Sonuçta sizin ülkenizi yönetiyor istemeseniz de sizi temsil ediyor.
Kamu kurumlarımızın her biri diğerinden daha az önemli değildir.
Kadastro müdürlüğü de en az Gıda Bakanlığı kadar önemlidir.
Vergi Dairelerinin başına çapsız birini getirdiğinizde ne olur?
Yöneticilikten hiç anlamayan birini Belediye başkanı yapın mesela.
Ya da hiç evlenmemiş birisini Aile İl Müdürü olarak bir düşünün.
Haram işlemekten keyif alan bir müftünün göreve getirilmesi gibi.
Sıradan bir avukatın yanında sıradan bir sekreterliğe başvurun;
“Sekreterlik tecrübeniz var mı” diye soruyor adam mesela…
Bu ülkede herkesin tedrisatından geçtiği bir kurumumuz var.
Bizleri eğiten, öğreten, yetiştiren kurumdan bahsediyorum.
Bu ülkede abdestsiz namaz kıldıran imam olabilir mi? Olabilir.
Soruşturmayı bilmeyen müfettiş veya savcı olabilir mi? Olabilir.
Doğru karar vermeyi beceremeyen hâkim olabilir mi? Olabilir.
İki koyunu güdemeyecek yöneticilerimiz olabilir mi? Olabilir.
Bunlar ve sayısız diğerlerinde hep bu kurumun sorumluluğu var.
Bütün sorumluluk mu bu kurumun canım, diğerleri ne olacak?
Evet diğerlerinin etkisi olsa da sorumluluğun çoğu bu kurumda.
Şimdi, sadece kendi kurumu ile sınırlı olmayan bir sorumluluk.
Bu kurumların başına getirilen insanlar için kriterler nasıl olmalı?
Bir Milli Eğitim İl Müdürü düşünün.
Türkçe yazılmış bir yazıyı anlamama gibi bir ihtimali olabilir mi?
Mevzuat hazretlerini herkes işine geldiği gibi kullanır bu ülkede.
Fakat bu hiçbir zaman bir vatandaşın aleyhine yorumlanamaz.
2003 de bir yönetmelik çıkartıp uygulamıyorsunuz.
2007 de bir yönetmelik çıkartıp uygulamıyorsunuz.
2017 de bir yönetmelik çıkartıp uygulamıyorsunuz.
2018 de yerçekimi kanununu bulmuş gibi bağırıp çağırıyorsunuz.
Yönetmelik de diyormuş ki; en az lise mezunu çalıştırılabilir.
Daha önce neden uygulamadınız?
Senelerdir çalıştırırken bu aklınıza neden gelmedi?
Zavallı kadınları çağırıp yönetmeliği sallamayı biliyorsunuz.
Talim Terbiye Kurulunun yazısını neden saklıyorsunuz?
Bir haftadır Milli Eğitimin bahçesinde protesto ediliyorsunuz.
Bu insanların çalıştırılabileceğini söyleyen yazıyı okumuyorsunuz.
Okuduysanız eğer yanlışınızdan dönmediğinize göre anlamıyorsunuz.
Ama protestocuların açtığı afişte ne yazdığını gayet iyi anlıyorsunuz.
KEYFİNİZ YERİNDE Mİ?
Bu yazılandan rahatsız olduğunuza göre Türkçeyi biliyormuşsunuz.
Bu durumda bile sevinecek bir şey bulduk en azından, sağolun.
Talim Terbiye Kurulunun yazısını okuyunca anlarsınız belki dedik.
Yazı size gelmediyse eğer bakanlığın sitesine bi bakın lütfen.
Bulamadıysanız size linkini de yazayım da çok yorulmayın. (en altta)
Kadınları çağırıp aba altından sopa gösterme babayiğitliğini de bırakın.
Biz haklıyız, siz haksızsınız.
Keyfinize göre kurumları yönetemezsiniz artık bunu anlayın.
Talim Terbiye Kurulunun yazısının gereğini yerine getirin.
Kurumların rencide edilmesi işimize gelmez.
Ama vatandaşların hakkı yenince gözümüz pek bir şey de görmez.
Yardımcıların daha önce lütfeder gibi bir teklifte bulunmuştu.
“İşkur’a müracaat etsinler de okullarda işe yerleşsinler.”
Garanti verme, işlerinden et sonra da yarım ağızla İşkur’a yolla.
Onlarınkinin tutar bir tarafı vardı kendi kafa yapılarına göre.
Senin teklifine ne demeli ya sevgili İl Milli Eğitim Müdürü?
Topu taca atar gibi şirket sizi işe alsın ben ceza kesmem demişsiniz.
Ne bu şimdi?
Madem yönetmelik var, neden ceza kesmem diye yol gösteriyorsunuz?
Bunun karşılığında bizden bir şey mi istiyorsunuz?
Bahçenizde yapılan protesto bitsin diye blöf mü yaptınız?
Meşru bir makamda oturup gayrimeşru bir iş yapmak nasıl bir duygu?
Yakışmadı müdür yakışmadı…
https://hbogm.meb.gov.tr/www/kurs-programi-onaylari-16012018/icerik/749
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Reşit Ünsal 2 ay önce

Bu ülkede Tübitak ın basina imam getirilmedi mi