...
Her insanın kendisini rezil ve maskara etme hakkı vardır.
Ancak kimsenin devleti rezil etme hak ve hürriyeti yoktur.
Önceki yazımda haşmetli İşkur Kayseri il müdürünü yazmıştım.
Yaptığı külhanbeyi (!) tarzındaki telefon konuşmasını aktarmıştım.
Konuşmasını bir kenara bırakıp yazılı cevaplarından bahsedeyim.
Kayıtlara geçen cevaplarında salonun müsait olmadığı yazıyordu.
Bende bunun ne kadar doğru olup olmadığını göreceğim demiştim.
Talep ettiğimiz gün ve saatte toplantı salonlarının önündeydim.
Anlayacağınız, bir değil iki toplantı salonu varmış il müdürlüğünde.
İkisi de BOŞ idi.
Müdürle görüşemedik, muhtemelen dilekçelere cevap veriyordu.
Boş oturmaktan sıkılmış sanırım ki kendisine bunu iş edinmiş.
Yalnız kendisini aratmayan bir yardımcısı olduğunu da fark ettik.
Tek vasfı "ben Türkçe öğretmeniyim" demek olan bir yardımcı.
İşkur da il müdür yardımcısı olacaksın ve diyeceksin ki:
"Ben dilekçeleri iyi okurum çünkü Türkçe öğretmeniyim..."
Allahım Ya Rabbim, müdürlü yardımcılı tek dertleri var: Dilekçe.
Sahi bu Türkçe öğretmeninin İşkur da ne işi var?
Bunları kim ya da kimler bu makamlara getiriyor?
Devletin onuru ve omurgası ile kimler oynuyor?
Bu falanın akrabası, şu falanın avukatı, o şunun bilmem nesi...
Neyse çok fazla bahse değer olmadığından dilekçemize dönelim.
İşkur'a gidip kendi ellerimle bir dilekçe yazacağımı söylemiştim.
Adam telefonda "size salon malon yok, vermiyorum" demişti ama
Verdiği yazılı cevapta da salonun müsait olmadığını yazmıştı.
Salonların boş olduğunu görünce dilekçeyi yazıp evrak kayda verdim.
Şimdi merakla yazdığım dilekçeye verecekleri cevabı bekliyorum.
Müdür telefonla ararsa diye de telefon numaramı da yazdım.
İlk dilekçeye anında telefonla ültimatom veren müdürden henüz tık yok.
Eğer cevap için Türkçe öğretmeni yetmez ise bir önerim var kendisine.
Şehrimizde 3,5 üniversite var, eğitim fakülteleri destek verebilir isterse.
Hâsıl-ı kelam;
Kişiler kendisini kepaze edebilir ama devlet, onurunu her daim korur.
Kişiler hırsızlık yapabilir ama devlet vatandaşının malını, parasını korur.
Kişiler rüşvet alır, adam kayırır ama devletin dini adalettir.
Kişiler liyakatsize yalakalık yapabilir ama devlet hak edene hakkını verir.
Maddeleri çok uzatabiliriz ama en önemlisi;
Kişiler yalan söyleyebilir ama devlet asla doğrudan şaşmaz.
Devlet terbiyesi dediğimiz şey tam da burada müşahhaslaşır.
Burdan sonrasını daha iyi oku müdür, Türkçe öğretmenine de okut.
Kimsenin arkasından konuşmadım, kulis yapmadım şimdiye kadar.
Ulaşabilmişsem yüzüne karşı değilse basın aracılığı ile yüzüne karşı.
Devletin hiç bir imkanını kullanmadım birileri ile mücadele ederken.
Kendimden alttakileri hiç bir zaman ezmeye kalkmadım.
Bir çok kamu kurumunda olduğu gibi sen de şaşırtmayacak mısın beni?
Dün kurumuna girdim ya, çalışanlarla muhatap oldum ister istemez.
Melek gibi işçilerin vardı, güler yüzlüydüler, asık suratlı memurlarına inat.
Sana ne dediysem ben dedim, bundan sonra da ben diyeceğim.
Yerim belli, yurdum belli, telefon numaramı da yazdım kocaman rakamlarla.
Bir sıkıntın varsa benimle hallet, telefonda konuştuğun gibi kükre mesela.
Gücün işçilere yetmesin sakın, bu çok "basitlik" olur.
Bazı kurum ve kuruluşlarda yaşadım bu durumları da uyarayım dedim.
İşçileri hizaya çekip azarlayınca kendilerini tatmin eden bazıları var mesela.
Sen öyle olma iyi mi?
Onlar çok ürkektirler, ekmeğinin elinden gitmesinden korkarlar.
Sizler senelerdir onları ekmekleriyle tehdit ettiniz ya bağımlılık yapmış.
Bazı işçi kardeşlerim de sizleri rızık verici zannettikleri için tırsıyorlar.
Rızık verenin Allah olduğunu bilen işçilerin zaten tavırları çok nettir.
İşçiyi ekmeği ile tehdit etmeyi marifet zanneden zavallılar kervanına katılma.
Toplantı salonu konusunda yazdığınız yalana gelince:
Devleti temsil eden biri olarak mı yoksa şahsınız olarak mı yazdınız?
Hani bir tekerleme vardı ya:
"Hayat acıdır, biber de acıdır, o halde hayat biberdir."
(Birileri boş durmasın, bu yazıdaki Türkçe yazım hatalarını bulsun.)
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
LİYAKAT 3 ay önce

güzel ülkemi̇zde yandaşliğin, hisim ,akrabanin yeri̇ni̇ liyakat torpilin yerini adalet alsaydı bu hallere düşmezdik dünya ölçeğinde her açıdan ilk sıralarda yer alırdık

Avatar
Yazık 3 ay önce

Hey Müdür o toplantı salonunu hak iş veya türk iş istese cevabın ne olacaktı